Aynasızlar kıtası:Avrupa
Avrupa bugün aynaya bakıyor.
Ve gördüğü yüzü ise hiç sevmiyor.
Neden mi?
Malumunuz "Batı değerleri" diye dünyaya pazarlanan kavramların büyük bölümü, Fransız İhtilali'nin ardından şekillendi.
Özgürlük, eşitlik ile ilgili pek çok şey..
Basın özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü, insan hakları vs.
Bu kelimeleri bayrak yapan ülke bugün sokaklarındaki çocuklara neler yapıyor görüyoruz.
****
Sokaklarda ağırlıklı olarak lise öğrencileri var. Ve onlara destek için ebeveynleri, öğretmenleri..
Talepleri de belli.
Eğitim sistemi: Kalabalık sınıflar, öğretmen eksikliği, okulların fiziksel bakımsızlığı ve yetersizliği.
Devletin cevabı ise şu: 7 bine yakın gözaltı. İşin acı tarafı bunların yüzde 86'sı çocuk. .
Dahası da var. Polisin sert müdahalesi nedeniyle yaralananlar var hatta ağır yaralananlar. Onlar da çocuk!
İçişleri Bakanı da zaten itiraf etti:
"Liseli olduklarını unuttuk, onlar yalnızca serseriler, suçlular."
Fransa'dan gelen kıvılcım Belçika'ya sıçradı.
Brüksel'de polis göstericilere yine sert müdahale etti. Pek çok çocuk da gözaltına alındı.
Bazı şehirlerde üçten fazla kişinin bir araya gelmesi yasaklandı.
Orada da İçişleri Bakanı benzer bir yaklaşım sergiledi:
"Antifa tarzı bir hareket olayları büyütüyor"
Sonra bu silsileye Arnavutluk, Yunanistan eklendi..
Olaylar bu seviyeye gelince şiddetin dozu tek taraflı artmadı tabi.
Bazı şehirlerde sokaklar okullar ateşe verildi, sokağa diğer eylemcilerin de çıkmasıyla yağma olayları baş gösterdi.
Kaos kaçınılmaz oldu.
****
Şimdi gözlerimizi kapatalım ve yukarıda cümleleri Türkiye'de bir bakanın kurduğunu düşünelim.
Çocuklara şiddeti, çocukla çatışmayı mazur gören bir açıklama.
AB hemen bir toplantı yapar, rapor yazar, muhalefet Avrupa Konsey'inde basınında hükümet aleyhine kürsü kurar, açıklamalar, tehditler üst üste yığılır giderdi.
Yönetim otoriterlikle, diktatörlükle etiketlenir, asker müdahaleye çağrılır, bu durumu siyasi ranta çevrilir, dış müdahale çağrıları bile yapılırdı.
AMA…
Onlar yapınca ise sihirli bir cümle devrede: "Kamu düzeni."
Sanırım "Çifte standart" dedikleri, tam da bu.
Avrupa yıllardır dünyaya demokrasi, insan hakları ve özgürlük konusunda ders veriyor.
Peki aynı Avrupa, kendi çocukları sokağa çıkıp itiraz ettiğinde bu değerleri ne ölçüde yaşatabiliyor?
Şimdiye kadar verdiği cevap, pek parlak değil.
****
Unutmadan…
Eğer ikinci bir Fransız ihtilali yaşanmazsa, olaylar yakın zamanda sönümlenecek.
Bir sakinlik gelecek, manşetler değişecek, kameralar başka yere dönecek. Birkaç soruşturma açılacak, "istişare" adı altında göstermelik masalar kurulacak, taleplere göstermelik cevaplar verilecek.
Ve düzen hiçbir şey olmamış gibi devam edecek.
Yarın yine kürsüye çıkıp bize, Türkiye'ye, başka ülkelere özgürlük ve demokrasi üzerinden ders vermeye kaldıkları yerden devam edecekler.