Tahir İnan
Tahir İnan

Diplomasi Yoksunluğu!

Netanyahu yine ABD'deydi.
Aylardır Beyaz Saray'dan verilmeyen randevuyu sonunda kaptı.
Elindeki kirli ajandaların içinde Türkiye olmaması garip kaçardı.
Sonunda ortaya çıktı zaten!
Beklenildiği gibi konu F-35, motorlar vs değilmiş,
Suriye, Filistin, Irak!
Peki hangi gerekçelerle?
Aslında kendince haklı gerekçeleri var Türkiye'yi şikayet etmek için!
Son dönemde özellikle Orta Doğu'da yaşanan gelişmelere karşı , Türkiye'nin yürüttüğü diplomasi trafiğinin ne kadar yoğun ve etkili olduğu malum..
Sadece son bir hafta içerisinde Başkan Erdoğan'ın Lübnan Cumhurbaşkanı'nı ağırlaması, Irak Başbakanı'nı kabul etmesi…
Suriye, Filistin ve İran başta olmak üzere bölgedeki gelişmeler üzerine yürütülen diplomatik temaslar…
Katar, Pakistan, Sudan, Somali, Libya ve daha birçok ülkeyle sürdürülen stratejik iş birlikleri…
Bunların hiçbiri tesadüf değil.

****

Uluslararası ilişkiler elbette çıkarlar üzerine inşa edilir.
Devletler duygularıyla değil, menfaatleriyle hareket eder.
Türkiye de kendi milli çıkarlarını koruyor.
Ancak Türkiye'yi birçok ülkeden ayıran önemli bir fark var.
Ankara, kendi güvenliğini ve çıkarlarını korurken muhatap olduğu ülkelerin de toprak bütünlüğünü, egemenliğini, terörle mücadelesini ve istikrarını gözeten bir politika yürütüyor.
Aynı zamanda Türkiye güçlü bir bölgeyi inşa ediyor…
Bu vizyonun arkasında şüphesiz Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği var.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın diplomatik hamleleri…
MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın yürüttüğü çalışmalar…
Hepsi aynı hedefe hizmet ediyor.
Bölgesinde söz sahibi, masada ağırlığı olan, sahada caydırıcılığı bulunan bir Türkiye.
Ve bütün bunları en iyi görenlerden biri de İsrail.
Türkiye'nin niyetini bölge ülkeleri gibi aslında en iyi bilen de o!
Ama işine gelmiyor!
Çünkü Türkiye'yi, bölgede kendi işgal politikalarının önündeki en büyük engel olarak görüyor.
Onun içinde sürekli ya arka kapıdan gizli anlaşmalar yapıyor, ya da ABD giderken gizli ajandalar hazırlıyor!
Yalnız da değil bu aralar.
Yunanistan'ı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni de partner tutmuş durumda kendine.
Sadece bunlar da değil,
Bölge ülkelerinin içerisindeki ayrılıkçı, manda zihniyetini benimsemiş çevreleri, terörist grupları ve İslam düşmanlarını aynı zeminde buluşturmaya çalışıyor.
Son olarak Washington'da bunun yeni bir örneği yaşandı.
Netanyahu'nun, Suriye haritasını açarak Donald Trump'a "Türkiye'nin kontrol ettiği alan bu kadar, bizim kontrol ettiğimiz alan ise şu kadar" diyerek Türkiye'yi şikâyet ettiği konuşuluyor!
Trump'a kim bilir hangi gerekçeleri sunarak ikna etmeye çalıştı?
Evet, Trump'tan istiyor Suriye'yi!
Çünkü artık kendisi rahat rahat hareket edemiyor.
Çünkü Trump'ta biliyor…
Türkiye Suriye'de işgalci değil.
Türkiye Suriye'nin petrolünü, doğal gazını ya da kaynaklarını sömürmüyor.
Türkiye, Suriye'nin parçalanmasını değil, toprak bütünlüğünü savunuyor.
Suriyelilerin kendi ülkelerinde huzur içinde yaşayabilecekleri bir düzenin kurulmasını destekliyor.
Çünkü Trump'ta biliyor!
İsrail, Suriye'de işgalci olarak bulunuyor!
İsrail, Suriye'de demografiyi değiştirmeye çalışıyor!
İsrail Suriye'nin kaynakları sömürmek için çabalıyor!

***

Özetle İsrail bir şeylerin peşinde bu aralar.
Ama hesabı tutmayacaktır.
Amerika'yı ikna etse de etmese de…
Artık dengeler değişti.
Ne Suriye eski Suriye.
Çünkü ne Türkiye eski Türkiye.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin