Emekli için de Anadolu için de bir fırsat!
Bu yıl açıklanan göç verileri dikkat çekici bir gerçeği ortaya koydu.
İstanbul, yıllar sonra ilk kez aldığı göçten daha fazla göç verdi.
2024'te 395 bin 485 göç alırken 369 bin 453 göç vermişti.
2025'te ise tablo tersine döndü.
329 bin 912 kişi kente gelirken, kentten ayrılanların sayısı 371 bin 258 oldu.
Yani megakent 40 binden fazla bir kayıp verdi.
Bazı Anadolu şehirleri için bu olumsuz bir durum olsa da İstanbul için aynı şeyi söyleyemiyoruz.
Ankara ve İzmir'de de benzer durum var.
Ama bu rakamlarda dikkat çeken bir detay daha var.
"Emeklilik nedeniyle şehir değiştirenler."
Altını çiziyorum çünkü buradan emeklilere pozitif ayrımcılık içeren politikalar çıkabilir.
***
Bugün büyükşehirlerin, özellikle de mega kent İstanbul'un en büyük sorunları belli:
Konut…
Trafik…
Ve her geçen gün ağırlaşan yaşam maliyeti.
Mesele yalnızca ekonomi, nüfus artışı değil.
Özellikle konut fiyatlarına farklı bir açıdan bakmayı gerektiriyor hane sayısının hızla artması.
Hepimiz yaşıyoruz işte.
Eskiden geniş aileler aynı çatı altında yaşardı.
Sonra çekirdek aile düzeni hayatımıza girdi.
Bugün ise çekirdek aile kavramı bile değişiyor.
Henüz 18 yaşını dolduran birçok genç, aynı şehirde yaşasa bile ailesinden ayrı bir evde yaşamayı tercih ediyor.
Bir zamanlar beş kişinin yaşadığı evde bugün iki kişi, hatta bazen tek kişi yaşıyor.
Nüfus aynı hızla artmasa bile konut ihtiyacı artıyor.
Daha fazla konut…
Daha fazla altyapı…
Daha fazla trafik…
Daha yüksek kiralar…
Daha yüksek konut fiyatları…
Yani şehirlerin yükünü artıran yalnızca nüfus değil; değişen yaşam biçimleri.
***
Şimdi aynı tabloya bir de emekliler açısından bakalım.
Yıllarca çalışıyorsunuz…Çocuklar kendi hayatlarını kuruyor. Sonra gün geliyor, belki de hayat arkadaşınızı kaybediyorsunuz. Ve milyonlarca insanın yaşadığı bir şehirde tek başınıza kalıyorsunuz.
Kalabalıkların içinde yapayalnız…
Halbuki pek çok emeklinin "emeklilik hayali" birbirine benzer..
Ya Ege'nin sakin bir kasabasında huzurlu bir yaşam, ya da memleketinde eşi, dostu ve akrabalarıyla hayatının kalan bölümünü geçirmek…
İşte bu yıl açıklanan verileri görünce meseleye bu açıdan bakmak istedim.
Emeklilik nedeniyle İstanbul'dan göç edenlerin sayısı 3 bin 344, Ankara'dan 1080, İzmir'de ise 694 ..
Ev satın alma gerekçesiyle ise 15 bin 135 kişi İstanbul'dan, 3 bin 172 kişi Ankara'dan, 2 bin 746 kişi de İzmir'den göç etti.
---
Peki gelmek istediğim yer neresi?
Bu durum planlı bir kamu politikasına dönüştürülebilir.
Hem emeklilerin huzurlu ve kaliteli bir yaşamına bir katkı sunulabilir.
Hem de Anadolu şehirlerinin kalkınmasına…
Nasıl mı?
TOKİ öncülüğünde, belediyelerin ve ilgili kamu kurumlarının iş birliğiyle; ilçe merkezlerinde, beldelerde ve köylerde ev sahibi olmak ya da ev yapmak isteyen emeklilere yönelik özel projeler geliştirilebilir.
Arsa temini…
Ruhsat süreçleri…
Altyapı…
Yapı maliyetleri…
İşçilik ve malzeme giderleri…
Tarım ve hayvancılık destekleri
Vb.
Sağlanacak bu destekler sayesinde birçok emekli yeniden memleketine dönme hayali gerçeğe dönebilir.
Böyle bir yaklaşım yalnızca emeklilere yeni bir yaşam sunmaz.
Anadolu'nun ilçe ve köylerine yeni bir ekonomik hareketlilik kazandırır.
Üretmek isteyen emekliler için tarım ve hayvancılık yeniden bir seçenek hâline gelebilir.
Köyler hareketlenir,
Yerel esnaf canlanır…
Yani hem vatandaş kazanır, hem şehir kalkınır.
Ve belki de artık gözler sadece yabancı yatırımcı değil,
Sıla-ı Rahim yapacak torun torba gözlemeye odaklanır..