Tahir İnan
Tahir İnan

Muhalif Mahalle

Muhalefet…

Demokratik sistemlerin vazgeçilmez unsurudur.

Muhalefet; iktidara karşı çıkmak değildir sadece.

Körü körüne her şeye itiraz etmek değildir.

Yanlışa yanlış, doğruya da doğru diyebilmektir.

Ama bunu yaparken de İlkeli kalabilmektir.

Aynı olayı, kimin yaptığına göre değil, aynı hukuk ve aynı vicdan ölçüsüyle değerlendirebilmektir.

Muhalif olmak başlı başına bir erdem değildir.

Erdem olan; adaletli olabilmektir.

Ancak Türkiye'de kendisini muhalefetin temsilcisi olarak gören bazı çevrelerin ortaya koyduğu tablo, maalesef bambaşka bir fotoğraf sunuyor.

Kendilerine görünmez bir zırh giyindirip, dokunulmazlık alanı oluşturuyorlar.

Her unvanın ölçüsünü onlar belirliyor.

Eğer ki siz o mahallenin dışında kalıyorsanız, zaten baştan elenmiş oluyorsunuz!

Durum şu:

Eğer muhalifseniz, sanatçı olabilirsiniz!

Eğer muhalifseniz, komedyen olabilirsiniz!

Eğer muhalifseniz, gazeteci olabilirsiniz!!

Eğer muhalifseniz, demokrat olabilirsiniz!!

Eğer muhalifseniz, aydın olabilirsiniz!!

Eğer muhalifseniz, entelektüel olabilirsiniz!!

Eğer muhalifseniz, vatansever olabilirsiniz!!

Eğer muhalifseniz, Atatürkçü yalnızca sizsiniz!

Eğer muhalifseniz, Toplum adına konuşma hakkı yalnızca size aittir.

Kimlerin makbul vatandaş olduğuna siz karar verebilir, toplumun nasıl yaşaması gerektiğini ancak siz belirlersiniz.

İnançlar üzerinden…

Yaşam tarzları üzerinden…

Değerler üzerinden…

Toplumu istediğiniz kadar ayrıştırabilirsiniz.

İnsanları ötekileştirebilir, hatta bu ülkeden gitmelerini söyleyebilirsiniz.

*****

Keşke kıstasları sadece bunlar olabilse…

Üstelik bütün bunları yaparken kendi hukuklarını üretir, kendi kurallarını uygularlar!

Ve bütün bunların üzerine de demokrasi, ifade özgürlüğü etiketini yapıştırırlar!

Ama aynı özgürlük farklı bir görüş tarafından kullanıldığında bir anda nefret, linç silahını çekerler!

Hukuk devletini en çok onlar savunur, ama hukuk onları işaret ettiğinde hakim kesilirler!

Hoşunuza gitmeyen her soruşturma siyasi, her mahkeme kararı talimattır.

İnsanlara dilediğiniz gibi hakaret edebilirsiniz mesela.

İftira atabilir, aşağılayabilirsiniz.

Adınız yolsuzluk ya da rüşvet iddialarıyla anılsa da, "yalan" deyip üstünü kapatabilirsiniz.

Sokakları hareketlendirebilir, toplumsal huzuru bozabilir, Polise, askere, kamu görevlilerine yönelik şiddeti meşru görebilirsiniz!

Sırf komedyensiniz diye milletin inancıyla, kılığıyla, dalga geçebilir ya da hakaret edebilirsiniz!

Sonra da ifade özgürlüğü diye işin içinden sıyrılabilirsiniz!

Çünkü özgürlüğün sınırlarını belirleme hakkı yalnızca sizdedir.

Ve böylece toplumu etkilemeye, yönlendrmeye ve kamuoyunu şekillendirmeye çalışıp ve kendinizi de ön plana çıkarabilirsiniz.

Bir de üzerine Osmanlı'yı gerici, İslam'ı tarihi bir mesele olarak gördünüz mü tamamdır işte!

Gerçek demokrasiden bihaber yolunuza devam edebilirsiniz!

*****

Belki birçok muhalif bu satırlara itiraz edecektir.

Ama başta da söyledim.

Sözümüz bu ülkenin insanına, hukukuna, demokrasisine ve tarihine saygılı olan muhalefet seçmeni değil kastımız!

Ancak bugün muhalifliği temsil ettiğini iddia eden bazı isimlerin, bazı kurumların ve bazı kanaat önderlerinin ortaya koyduğu fotoğrafa baktığınızda görünen manzara ne yazık ki budur.

Burada sorun muhalif olmak değil, muhalif olmayı bir dokunulmazlık zırhına dönüştürmek!

Açık ve net!

Muhalifseniz suç işleme özgürlüğüne sahip değilsiniz!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin