Zafere Fransız kalmak!
Spora, futbola doyduğumuz günler malum.
Dünya Kupası'nı izliyor, konuşuyor, tartışıyoruz.
Ülkelerin başarıları, oyuncuların performansları, favoriler, eleştiriler…
Maalesef bizim için iyi gitmedi işler, ama futbolu seven bir toplumuz ve kupa heyecanını yaşamaya içimiz buruk bir şekilde devam ediyoruz.
Skandallarla başlayan bir organizasyon vardı bu yıl.
Top daha sahaya inmeden FIFA siyasetin gölgesinde kaldı.
Daha doğrusu Amerikan emperyalizminin…
Sırf Afrikalı, Asyalı olduğu için vizesi verilmeyenler, sınırda köpekle aranan futbolcular, vs.
Üzerine konuşulacak çok şey var ama gelin başka bir pencereyi aralayalım.
Fransa, Hollanda, İngiltere, Belçika gibi ülkelerin takımlarına iyi bakın!
Ne görüyorsunuz?
Gelişmiş futbol teknikleri, yetenekli futbolcular, oturmuş bir sistem üzerinden oynanan oyun.
Başka?
Mesela Fransa Milli Takımı!
Avrupa'nın en milliyetçi ülkesinin futbol takımından bahsediyoruz. En demokrat, en insan hakları yanlısı…
26 kişilik kadronun yarıdan fazlası Afrika kökenli…
Kamerun, Mali, Benin, Gine, Kongo, Fildişi Sahili, Cezayir, Nijerya…
Diyebilirsiniz ki, adamlar orada doğdu, orada büyüdü, o takımı tercih etti.
Bunu diyenler haklı da..
Ama konu "Çok kültürlülük" ya da "Entegrasyon başarısı"nın ötesinde.
Bunun adı çok daha eski, çok daha kirli:
Sömürgecilik.
Cezayir'in yakın bağımsızlık sürecinde yaşananlara bakmamız yeterli.
Mali'den bugün kovulma gerekçelerine bakmamız yeterli.
Biliyoruz Afrika'nın geniş topraklarını yıllarca Fransızlar, İngilizler, Belçikalıların sömürdüğünü..
Yeraltını, yerüstünü, insanını, dillerini, kültürlerini…
****
Peki bu insanlar neden hâlâ Fransa'da?
Sömürge dönemi bitti, evet.
Pek çok ülkeye 1960'larda bağımsızlık geldi, evet.
Kağıt üzerinde! Evet.
Ama unutulmamalı ki sömürgeci, sadece bayrağını, askerini birkaç yılda alıp gitmez.
Dilini bırakır. Dinini bırakır. Kültürünü bırakır. Şirketini bırakır. Satın alınmış politikacılarını bırakır.
Bugün Batı ve Orta Afrika'da pek çok ülkenin para birimi hala Frank'tır mesela.
….
İşte bu yüzden vaktiyle sömürü düzeninin bir parçası olarak Avrupa'nın inşası(!) için köle olarak götürülen Afrikalıların torunları hala o topraklarda yaşıyor..
Kimlik aldılar, pasaport aldılar, Paris'te doğdular ve bugün Fransız vatandaşılar…
Bir kısmı ise sonradan göçmen olarak gittiği Avrupa'da vatandaşlık alma imkanına eriştiler.
Peki neden Fransa? Buradan baktık mi hiç?
Sadece ekonomik refah mı? Hayır.
Fransız kültürü ile diliyle yetişmiş bir gencin Dakar'dan kalkıp ABD'ye, Rusya'ya,Japonya'ya gitmesi mi daha kolay, yoksa dilini bildiği, akrabasının yaşadığı, şirketlerini tanıdığı Fransa'ya mı?
***
Bu yüzden bugün Fransız forması tercih etmesine "seçim" demek yanlış olur.
Bugün Fransa'nın birçok kentinin kenar mahallelerinde, sokaklarında yaşıyor üçüncü, dördüncü kuşak Afrikalı aileler.
Başarıyı farklı iş alanlarında yakalayanlar elbette oldu. Siyasetçi, asker, ekonomist hatta yargıç…
Ama bunlar çoğunluğun içinde çok küçük bir kesimi.
Diğer yanda ise Clairefontaine gibi futbol akademileri banliyölerde yetenek avcılığına çıktı.
İşte bugün gördüğümüz kadro da öncülleri de bu akademilerden çıktı.
Bugün de o formayı terletmeye devam ediyorlar.
En acısı da kendi ülkelerine karşı oynadıkları maçlarda ter döküyorlar!
Fransa-Senegal, Fransa-Cezayir, Fransa-Kamerun, Fransa-Mali, Fransa-Fil Dişi vb.
Fransa lehine gol atıp zafer elde eden bir Afrikalının yerinde kolay kolay kimse olmak istemez.
Ama oluyorlar işte.
Zaferi kazandıran Afrikalılar olsa da, kupaya uzanan Fransa oluyor.
Buna rağmen ne kadar yıldız olsalar da her an renginden dolayı ırkçılık kurbanı olabiliyorlar..

Ve bu yüzden bu standart bir fotoğraf karesi değil.
Geçmiş hiçbir zaman gerçekten geçmişte kalmıyor..
Sadece forma değiştiriyor.
Not:
Bu arada dürüst olmak gerekirse, tablo tek renkli değil.
Her Afrika kökenli oyuncu Fransa formasını giymedi.
Fransa'da doğan Aubameyang Gabon'u, çocukluğu Fransa'da geçen Didier Drogba Fildişi Sahili'ni seçerek ülkelerinin futbol tarihindeki en büyük isimlerinden biri oldular.
Biraz siyasi, biraz maddi, biraz da vicdani bir tercih meselesi sonuçta!