Kalabalıklar arasında yalnızlaşan hayatlar
Günümüzde insanın en büyük sorunlarından birisi yalnızlık ve bu yalnızlığın getirdiği kopuşlar. Çekirdek aile kavramının dezenformasyona uğradığı, akraba ya da arkadaş İlişkilerinin neredeyse yok olduğu bir süreçten bahsediyoruz.
Dünya nüfusu her geçen gün artıyor ama bu devasa kalabalık içinde, yalnızlaşan birey sayısı da bir o kadar fazlalaşıyor. Kalabalıklar arasında yalnızlaşan hayatlar çelişkisi. İnsanları bu yalnızlığa ne sürüklüyor, neden dış dünyaya kapılarını kapatıyor.
Son dönemlerde basına yansıyan haberlerde de anlatmak istediğimiz daha iyi anlaşılabilir sanırım. Genç yaşlı fark etmeksizin evinde cansız bedeni bulunan insanları bu yalnızlığa sürükleyen sebepler neler? Aslında bu durum yukarıda yazdığımız üzere, birçok değerinin içinin boşaltılmasından kaynaklanıyor. Peki hangi değerleri kaybettik de, hayatını kaybeden bir kişinin cansız bedeni bazen günler sonra bulunabiliyor. Hem de ne acı ki, ya uzun süre haber alınamadığı için ya da gelen koku üzerine yapılan ihbar sonucu ortaya çıkıyor. Yüksek güvenlikli sitelerde yaşam var ama, komşuluk ilişkisi ve hukuku yok maalesef, aile var ama, aileyle birlikte yaşam yok denecek kadar azaldı ne yazık ki. Tanıdık çok ama, selamlaşıp hal hatır soracak dostluklar kalmadı. Kapı komşusunun ne düğününden ne ölümünden haberdar olmayan bir yalnızlığa dönüştü birçok kişinin hayatı. Acı ama gerçek bu maalesef..
Aile, akraba ve yakın arkadaşlar, kadim dostluklar gidince bunların yerini doldurmak gerekir değil mi? İşte yalnızlığın başladığı yer tamda burası belki de. Artık insanlara seyahate çıkarken yanına ne alırsın diye sorulsa, alacağınız cevaplar arasında büyük ihtimalle, cep telefonu ve kredi kartı olacaktır. Bu ikisi olmazsa olmazlar arasına girmiş durumda. Bir cep telefonu bir kart, çoğu kişi için aile, arkadaş ya da dostlukların yerini alıveriyor.
Yazının başında anlatmaya çalıştığımız o yalnızlık, dış dünyadan kopukluk, sanal dünyada saatlerce vakit geçirerek kapatılmaya çalışılıyor. Günümüz tabiriyle dijital detoks, yani sanal dünyanın kişiyi tamamen ele geçirmesine engel olmak, kendine sınırlar çizmek, belki bu yalnızlığın önüne geçebilir. Ailede eş dost akraba ilişkilerini güçlendirmek, toplumdan soyutlanmış bir hayatın önüne set vurabilir. Bazen bir selamlaşma, bazen bir sohbet kabullenilmiş yalnızlığın ilacı olabilir. Şunu da unutmamak gerekiyor. Yalnızlaşan ve kendi içine kapanan insanların çevresindekilere de büyük görevler düşüyor. Bu yalnızlığın bir tercih mi yoksa bir değersiz hissetmeden mi kaynaklandığını incelemek gerekiyor. Kendisine değer verilmediğini düşünen bireye karşı hem ailesinin hem yakın çevresinin bunun aslında böyle olmadığını hissettirmesinin de önemli olduğunu unutmayalım.