Dijital dilencilik ve dil erozyonu
Sosyal medya ve dijital platformların en çok etkilediği kitle belki de çocuklar. gelişim çağında olan çocukların geleceğini şekillendirmesinden ileride hedefledikleri meslek seçimine kadar tesir edebilen bir mecradan bahsediyoruz. Ne anlatmak istediğimizi biraz detaylandıralım isterseniz. Günün büyük bölümünü telefon başında geçiren çocuklar hem odaklanma sorunu yaşıyor hem de sosyal faaliyetlerden geri kalıyor. Bu süreç bazı çocukların eğitim hayatında da önemli olumsuzluklara yol açabiliyor.
En dikkat çeken olumsuzlardan bazılarını sıralamaya çalışalım. Dijital platformlardaki yozlaşma çocukların gelişimine de yansıyor. Bazı içeriklerde kullanılan cümleler, replikler konuşma dilinde onarılamaz bir erozyona neden oluyor. Sosyal medya platformlarındaki içeriklerden aldığı örnekler, çocuğun bambaşka bir kişilik olarak karşımıza çıkmasına neden olabiliyor.
Dildeki bu yozlaşmaya örnek verecek olursak, çocukların hem aile bireylerine hem arkadaşlarına hitap şeklinde çok açık şekilde görülüyor. Arkadaşlarıyla olan sohbetlerinde racon kesme diye tabir edilen söylemler havada uçuşuyor. Anne babaya hitaptaki saygı ise yerini laubaliliğe bırakabiliyor.
Sosyal medyadaki erozyon bununla da sınırlı değil, şaka ya da komik video içerikleri adı altında, dini değerlere yönelik paylaşımlar…. Bu paylaşımları izleyen çocuklar maalesef dini bilgiler açısından bu bilinçsiz davranışlarında hedefi durumunda. Tıklanma ve takipçi uğruna umut tacirliğini ihmal etmeyenler de var. hem de azımsanmayacak sayıda. "bunu beğenirsen işlerin açılacak" "takip edip paylaşırsan dileğin kabul olacak" gibi yönlendirme içerikleriyle değirmenlerine su taşımaya çalışan içerikler hemen herkesin önüne çıkıyor. Bu nasıl adlandırılabilir bilmiyorum ama, dijital dünyada bunun adı galiba dijital dilencilik. Çoğu hayal ürünü ve doğru olmayan bilgiler ve özellikle çocuklar üzerinden bir popülarite kazanma aracı olarak kullanıldığı örnekler…
En büyük sorunlardan birisi de içerik üreticileri ve içeriklerdeki kişilerin rol model alınması. Bu rol modellerden bazıları suça sürükleyebiliyor, bazıları dini değerlerin erozyona uğramasına neden olabiliyor, bazıları da ahlaki çöküşü normalmiş gibi gösterebiliyor. Çocukların rol model olarak gördüğü bu figürler ise hayatını şekillendirme evresinde kişilik bozukluklarına ve suça meyilli bir profile dönüşmesine neden olabiliyor.