Sanal medya ve rol modeller ve ahlaki değerler
Sosyal medyadaki bazı platformlarda son dönemde, ahlaki erozyonun boyutunu gösteren dini değerlere hakaret edilen paylaşımlar en çok tartışılan konuların başında gelmeye başladı. İşin tuhaf tarafı ise örf adetlere, dini değerlere, insani normlara hakaret içeren içeriklerin bir kesim tarafından normalleştirilme çabası. Arkasına sığınılan savunma ise, çoğu zaman eğlence amaçlı çekildiği ya da fikir özgürlüğü olarak karşımıza çıkıyor. Adeta dipsiz bir kuyuya dönüşen ve kısa videolar çekilen bazı platformlarda dini ve ahlaki değerlere yapılan saldırıların başlıca nedenleri ise etkileşim ve para kazanmak. İçeriklerin doğruluğuna kalitesine bakılmaksızın nasıl olsa alıcısı var denilerek devam eden bu durumu, sosyal medyadaki bazı kullanıcılar daha pervasız daha sınır tanımaz hale getiriyor. Masum içerik üreticiliğinden suça bulaşmaya, suçu ve suçluyu öven paylaşımlara kadar giden bir yolculuk başlıyor çoğu zaman. Hedef kitlenin kim olduğu umursanmadığı için kontrolsüz paylaşımlar çocuklar tarafından da izleniyor. Çünkü birçok içerik üreticisi için izleyen kesim önemli değil maalesef, tek amaç fazla izlenmek, fazla takipçi kasmak. izlediği içeriklerden etkilenip adeta bir yetişkin gibi giyinip hareket etmeye çalışan. Çocukluğunu yaşayamayan çocuklardan, konuşma tarzını sanal medya şivesine devşiren çocuklar yer almaya başladı. Bu karanlık labirentte ulaşılmaz hayatlar ve şatafatlı yaşantıyı gören çocuklar, ebeveynlerinden ardı arkası bitmeyen istekleri sıralıyor doğal olarak. Işıltılı sosyal medya mecralarındaki özendirici paylaşımlar, bu hayatlara sahip olmak isteyen birçok genci kara delik gibi içine çekiveriyor. kötü örnekleri normal gibi göstermek çoğu içerik üreticisine de cesaret veriyor üretilen içeriğin kamuya faydası olup olmadığına bakılmaksızın servis edilmesi belki bilinçli belki bilinçsiz sayısız hayatı olumsuz etkileyebiliyor. Rol model olarak görülen bazı isimlerin söylediği sözler yaptığı hareketler, hayata yeni adapte olan çocuklar ve gençler tarafından birebir kopyalanabiliyor. Kontrol edilmesi çok zor olan sanal medyada bu risklerden korunmakta bir o kadar zor maalesef. Yukarıda bahsettiğimiz üzere bu olumsuz paylaşımların alıcısı olan ciddi bir kesim var maalesef, bu kesimin önemli bir bölümü de yine bir o kadar savunmasız olan çocuklar. Kendilerine rol model olarak seçtikleri kişinin sadece ürettiği içeriği değil, yaşadıkları psikolojiyi, ideolojiyi, insani ve ahlaki değerleri de kendilerine rol model olarak alabiliyorlar. Özellikle denetim mekanizmasının zor olduğu bazı sanal platformlarda hem yetişkinler olarak kendimizi hem de çocuklarımızı kötü örneklerden korumaya, güvenlik duvarı örmeye dikkat etmeliyiz. İnsani değerleri ön plana çıkaran faydalı ve geliştirici içeriklere yönlendirmeliyiz.