Ramazan Almaçayır
Ramazan Almaçayır

Sanal hayaller gerçek mağdurlar

Sanal dünya göründüğü kadar masum mu? bu soru son dönemlerde en çok sorulan soru belkide. internet kullanımının başladığı ilk
yıllarda önce vakit geçirme, güzel anıların biriktirildiği bir mecra olarak hayatımıza girdi ancak baş döndürücü bir hızla öylesine değişti ki
korkulan, şüphe duyulan bir ortama dönüştü.
dediğimiz gibi önceleri butik bir eğlence alanı gibi görünen sanal dünya, kültürel, ekonomik ya da sosyolojik sınırların olmadığı,
herkesin birbirine parmak salladığı bir arenaya dönüşüverdi.
anne babaların oyun oynarken sokaktan eve çağıramadığı nesil gitti, saatlerce bigisayar başında duyguları alınmış birer sanal oyuncuya
dönüşen nesil geldi. tabi bunda ebeveynlerinde rolü büyük. yaramazlık yaptığında ya da ağladığında susması için eline telefon verilen
çocuk, ister istemez sanal bağımlılar dünyasına adım atmış oluyor.
devam edelim isterseniz, paylaşılan şatafatlı videolar, lüks hayatlar, rol modeller... ışıltılı sosyal platformlarda kendine hep yeni
takipçiler buldu. bu ışıltılı hayatlara ulaşmayı kendine hedef gören gençler hatta çocuklar maalesef gerçeklikten kopuk bir yalan
rüzgarına savrulmaya başladı.
her zaman belittiğimiz üzere bir kez daha hatırlatmakta fayda var. teknolik gelişmeler insanlık yararına kullanıldığı zaman bunda hiç bir
sorun yok, bilakis hayatın kolaylaşması açısından bir o kadar gerekli. anlatmaya çalıştığımız bu gelişimin kötü amaçlı ve zararlı
kullanıldığında neler olduğu...
dilerseniz birkaç örnekle anlatmaya çalışalım. hukuki açıdan kontrolü oldukça zor olan bir mecra sanal dünya. ülkeler kendi sınırları içindeki
zararlı ve kötü amaçlı kullanımda olan platformları denetleyebiliyor ancak, erişim ağı farklı ülkerde olan platformlar erişim engellense de başka
ağlar üzerinde yeniden aktif hale getiriliyor.
bu yüzden siber mücadele devletin ilgili kurumları tarafından yürütülürken, toplumsal destek de bu mücadelede önemli yer tutuyor. destek nasıl oalbilir
derseniz, aile içindeki bireylerin bilinçli hareket etmesi, anne babaların çocuklarını girdikleri oyun siteleri ve platformlardaki içeriklerle
ilgili takip etmeleri. Sanal devriye dediğiz 24 saat esaslı takiplerle, siber güvenlik birimleri zararlı ve yasal olmayan platformları takip ediyor.
sosyal medyadaki en dikkat çeken konulardan biri de dolandırıcıların artık sanal ortamda suç işleme girişimleri. fiziki olarak dolandırıcılığı riskli
görüp sanal ortamlarda shte hesap ve ismlerle birçok kişiyi mağdur ediyorlar. her şeyi dijital olarak yapıp sırra kadem basıyorlar. bu bazen
sahte kamu görevlisi bazen sahte tebligat bazen de ödenmmeiş borç yalanıyla karşımıza çıkabiliyor.
o yüzden sosyal medya üzerinden gelen bu tür söylemlere itibar etmeyin.
yapay zeka ile birlikte yukarıda yazdığımız riskler bir kademe daha arttı. gerçeğinden ayırt etmenin imkansız kurum görselleri, ünlü isimlerin sesleri
dolandırıcıların en çok kullandığı yöntemler olmaya başladı. deepfake yöntemiyle ünlü isimlerin görselleri ve sesleri kullanılıp bütün birikimini kaybeden
azımsanmayacak mağdur olduğu belirtiliyor.
çocukkların asosyal olmasından, ulaşılmayacak hayallere koşan gençlere, dolandırıcılar tarafından mağdur edilen yetişkinlere....
dijital dünya artılarıyla eksileriyle insanlığın hayatında olmaya devam edecek. En önemli kural ise gelişen teknolojiyi hayatımızı kolaylaştırmak
için kullanırken içinde barındırdığı risklere de dikkat edeceğiz.



Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin