Sosyal medyadaki tehlike: Sanal kumar ve zehir tacirleri
Sanal kumar ve uyuşturucuyla mücadale son dönemlerde gündemdeki en önemli konular arasında yer alıyor. Bu iki başlıkla mücadele hız kesmeden devam ederken, hem zehir tacirleri hem sanal kumar oynatanlar kendileri için büyük bir gelir kapısı olan bu başlıklarda farklı yöntemler kullanmaya devam ediyor.
Bugün en başta gençler için adeta bir tuzak olan bu iki başlığa karşı aileler nasıl tedbirler alabilir neler yapabilir bunları anlatmaya çalışacağız. Zehir tacirleri önceden sokakta torbacı tabir edilen kişiler aracılığıyla uyuşturucu dağıtımını yapıyordu. Teknolojinin gelişmesiyle zehir tacirlerinin sipariş ve müşteri bulmak için sosyal ağlardan faydalandığı tespitleri yapıldı. Güvenlik güçlerine yakalanmamak için sosyal ağlar üzerinden gizli ya da şifreli haberleşmelerle uyuşturucu ticareti yapıldığını ortaya çıkaran birçok operasyon basına yansıdı. Resmi kurumlar tespit edilen bu sitelere erişim engeli ya da kapatma kararı verirken, zehir tacirleri serverları yurt dışından olan platformlar üzerinden bu iletişimi kurmaya çalışabiliyor.
Peki çocukları, gençleri nasıl koruyabiliriz aileler olarak hangi tedbirleri alabiliriz? Öncelikle madde bağımlılığı konusunda bir endişeniz varsa, uzmanlara göre çocukta fiziksel değişim olup olmadığını kontrol edin. Aşırı zayıflama, gözlerdeki değişiklik, uyku bozuklukları, soluk ten rengi vücutta iğne iziyle birlikte morluklar en önemli belirtiler arasında yer alıyor.
Cep telefonundaki uygulamalar ve girdiği sosyal medya sitelerini mutlaka takip edin. Çünkü birçok sitede masum gibi görünen videolarda uyuşturucu ya da sanal kumar reklamları yerleştirilebiliyor.
Okul ve arkadaş çevresine dikkat edilmeli. Aile bireyleriyle olan diyaloglarında keskin değişiklikler var mı, bunlar da gözden kaçırılmamalı.
Bir diğer başlık ise sanal kumar. Maalesef birçok kişi bağımlılık seviyesine gelmiş hatta geçmiş durumda. Yine sosyal medyada yurtdışı uzantılı linkler aracılığıyla sanal kumar tuzağına düşen çok sayıda mağdur var. Özellikle bonus adı altında üyeliklerle başlatılan bu süreç, tuzağa düşen kişilerin arabasını evini kaybettiği bir sürece kadar uzanabiliyor. En ürkütücü taraf ise sanal kumar batağına saplananlardan bazıları kurtuluş olarak hayatını sonlandırmayı bile seçebiliyor. Maaşın bitmesiyle kredi çekme yoluna gidiliyor, ödemeler yapılmayınca banka kredisi kesiliyor, belli bir süre sonra haciz işlemleri derken, ucu görünmeyen karanlık bir tünele girilmiş oluyor. Aile akraba arkadaş çevresinden alınan paraların geri ödenmemesiyle, kumar batağına düşen kişi hem birikimini hem itibarını kaybederek toplumdan soyutlanıyor. Dikkat çekmek istediğimiz noktalardan birisi de, sanal kumar oynayanların belli bir yaş sınırında olmadığı. Maalesef hem gençler hem orta yaş ve üstünde kadın erkek ayrımı yapmadan yüksek bir sayı olduğu anlaşılıyor.
Bu beladan nasıl kurtulunur dersek, öncelikle kaybettiğini geri kazanma hırsının kesinlikle bir kenara koyulması gerekiyor. Onun yerine "zararın neresinden dönersen kar" diyerek bundan kurtulmanın ilk adımını atmak gerekiyor.
Telefonunuzdaki bu tür oyun sitelerini kaldırmakta önemli adımlardan biri olacaktır. Yine telefonla geçirdiğiniz süreyi mümkün mertebe kısaltmalı, ailenizle daha bol vakit geçirmeyi denemelisiniz. Sosyal aktiviteler ve etkinliklerle kendinizi meşgul edecek alanlar açmaya çalışmakta fayda var.
Kısaca anlatmaya çalıştığımız sanal kumar ve uyuşturucu bağımlılığını tek başınıza yenemiyorsanız, Amatem ya da Yeşilay gibi kurumlardan yardım alabilirsiniz. İlgili kurumların size hazırlayacağı tedavi ve psikolojik destekle yeni bir sayfa açabilirsiniz.