Osman İmece
Osman İmece

Dolandırıcıların hedefi şimdi de: WhatsApp! Peki hangi yöntemi kullanıyorlar?

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dolandırıcıların yöntemleri de her geçen gün değişiyor. Bir zamanlar kendisini polis, savcı, banka görevlisi ya da kamu görevlisi olarak tanıtan dolandırıcılar artık çok daha tehlikeli bir yönteme başvuruyor.

Üstelik bu kez karşımızda tanımadığımız şüphelendiğimiz ya da daha önce hiç iletişim kurmadığımız kişiler yok.

Bizzat telefon rehberimizde kayıtlı olan, yıllardır tanıdığımız güvendiğimiz insanların isimleri var.

Son günlerde WhatsApp üzerinden yayıldığı belirtilen dolandırıcılık yöntemleri, tehlikenin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne seriyor. İnsanların telefonlarına ve hesaplarına yönelik yetkisiz erişim girişimleriyle elde edildiği iddia edilen rehber bilgileri dolandırıcıların yeni hedefi hâline geliyor.

Tanıdığınız bir kişinin numarasından üstelik onun adıyla size bir mesaj geliyor.

Mesajın içeriği ise son derece sıradan hatta ilk bakışta oldukça inandırıcı: "Bugün çok acil bir ödemem var.

Bana şu kadar para gönderebilir misin?
Yarın hemen geri ödeyeceğim."
Mesajı gönderen kişi, telefonunuzda kayıtlı olan, belki de her gün konuştuğunuz bir arkadaşınız, akrabanız veya yakınınız. Dolayısıyla ortada şüphelenmenizi gerektirecek bir durum olmadığını düşünüyorsunuz.


Karşınızdaki kişinin gerçekten tanıdığınız insan olduğuna inanıyor, yardım etmek amacıyla hiç tereddüt etmeden para gönderiyorsunuz. Ancak parayı gönderdiğiniz anda acı gerçekle karşılaşıyorsunuz.

Aslında ne arkadaşınızın ne de akrabanızın bu paradan haberi var. Gönderdiğiniz para, sizin güvendiğiniz insanların kimliğini kullanan dolandırıcıların hesabına gidiyor.



İşin en tehlikeli tarafı da tam olarak burada başlıyor. Çünkü artık dolandırıcılar yalnızca insanların korkularını, endişelerini veya bilgisizliğini istismar etmiyor; en güçlü duygularımızdan biri olan güveni de hedef alıyor.

İnsanlar, tanımadıkları birinden gelen para talebine şüpheyle yaklaşırken yakınlarından gelen bir mesaja aynı tepkiyi vermiyor. Dolandırıcılar da tam olarak bu güven duygusunu istismar ediyor.

Üstelik bir kişinin telefon rehberindeki isimlerin ele geçirilmesi, dolandırıcılık girişiminin çok daha geniş bir çevreye yayılmasına zemin hazırlayabiliyor.

Tek bir kişinin hesabının veya iletişim bilgilerinin kötüye kullanılması, o kişinin onlarca, hatta yüzlerce tanıdığının hedef alınmasına neden olabiliyor.

Böylece bir kişinin başına gelen olay, kısa sürede çok sayıda insanın mağdur olabileceği bir dolandırıcılık ağına dönüşebiliyor.
Ancak burada önemli bir ayrıntıyı da gözden kaçırmamak gerekiyor: Rehber bilgilerinin her olayda casus yazılımlarla ele geçirildiğini söylemek mümkün değil. Hesapların ele geçirilmesi, zararlı bağlantılar, kimlik avı ve başka yöntemler de bu tür dolandırıcılıklarda kullanılabiliyor.

Peki bu tuzağa düşmemek için ne yapmalıyız? Aslında alınabilecek en basit önlem, bizi büyük bir maddi kayıptan kurtarabilir. Telefonumuza, en yakınımızdan dahi gelmiş olsa, para talep eden bir mesaj ulaştığında hemen harekete geçmemeliyiz.

Mesajın içeriği ne kadar inandırıcı olursa olsun, talep edilen miktar ne kadar küçük görünürse görünsün mutlaka teyit almalıyız. Bunun en güvenilir yolu ise mesajlaşmaya devam etmek yerine ilgili kişiyi doğrudan aramak, mümkünse görüntülü görüşmeyle gerçekten o kişiyle konuştuğumuzdan emin olmaktır.

Unutmayalım ki dolandırıcıların en büyük silahı, bizim acele etmemizdir. "Çok acil", "Hemen göndermen gerekiyor" veya "Yarın mutlaka ödeyeceğim" gibi ifadelerle bizi düşünmeden karar vermeye yönlendirirler. Oysa birkaç dakikalık bir telefon görüşmesi, belki de yıllarca biriktirdiğimiz paramızı kaybetmemizi engelleyebilir.

Bunun yanında WhatsApp hesaplarımızın güvenliğini de ihmal etmemeliyiz. İki adımlı doğrulamayı etkinleştirmek, doğrulama kodlarını hiç kimseyle paylaşmamak, şüpheli bağlantılara tıklamamak ve telefonlarımıza bilinmeyen kaynaklardan uygulama yüklememek büyük önem taşıyor.

Şüpheli bir mesajla karşılaştığımızda ise para göndermek yerine önce hesabın gerçek sahibine ulaşmalı, gerekirse durumu ilgili mercilere bildirmeliyiz.

Bugün geldiğimiz noktada yalnızca kapımızı değil dijital dünyadaki kimliğimizi de korumak zorundayız. Çünkü artık dolandırıcılar yabancıların kimliğine bürünmekle yetinmiyor; en güvendiğimiz insanların isimlerini kullanarak karşımıza çıkabiliyor. Bir mesajla başlayan bu tuzak, birikimlerimizin kaybolmasına dostlukların zarar görmesine ve telafisi güç mağduriyetlere yol açabiliyor.
Bu nedenle bir kez daha hatırlatmakta fayda var:

Telefonunuza kimden gelirse gelsin, para talep eden her mesajı mutlaka teyit edin. Tanıdığınız birinin numarasından gelmiş olması, mesajın gerçekten o kişiye ait olduğu anlamına gelmez. Mesajlaşmayın, arayın ve doğrulamadan kesinlikle para göndermeyin.


Çünkü dijital dünyada artık yalnızca tanımadıklarımıza değil, tanıdıklarımızdan geldiğini düşündüğümüz mesajlara karşı da dikkatli olmak zorundayız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin