Çocuklara sanal dünyayı unutturan festival: Etnospor
Hızla akan her şeyin dijitalleştiği ve bizi bir saniyeliğine bile durup düşünmekten alıkoyan modern zamanların tam ortasındayız.
Çocuklarımızın gözleri ekranların mavi ışığına hapsolmuşken, onlara "bizim zamanımızda..." diye başlayan cümleler kurmanın ötesine geçemiyorduk.
Ta ki bu Etnospor etkinlikleri başlayana dek..
Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi, 21 Mayıs Perşembe gününden bu yana sadece bir festival alanına değil insanlığın ortak hafızasına ev sahipliği yapıyor.
Bu yıl 8. kez kapılarını açan Etnospor Kültür Festivali kelimenin tam anlamıyla köklerimize açılan muhteşem bir kapı oldu.
Üstelik bu kapıdan içeriye sadece biz değil; Türkistan'ın kadim bozkırlarından Afrika'nın sıcak ritimlerine kadar dünyanın dört bir yanından gelen dostlar, kendi kültürlerini yüklenip de girdi.

Kültürlerin bu kucaklaşması, bugünün dünyasında insanın içine su serpiyor.
Festivalin benim için en sarsıcı ve en güzel yanı ise geleneğin o iyileştirici gücü oldu.
Biz geleneksel oyunları sadece "eski eğlenceler" sanıyoruz, oysa yanılıyoruz.
O oyunlar bir çocuğun toprağa dokunmasını, sabretmeyi, adil dövüşmeyi ve her şeyden önemlisi "birlikte" olmayı fısıldıyor.
Telefonu elinden bıraktığında ne yapacağını bilemeyen kızım Asya'nın, o alanda geleneksel oyunları keşfederken gözlerinde yanan o saf merakı ve heyecanı gördüm.
Beni çok mutlu etti.

Bir babanın evladında görebileceği en güzel tablolardan biri Etnospor'da geleneksel oyunların içinde kaybolmak...
Gelenek tecrübeyle aktarılır derler ya, Asya ile birlikte o mirası bizzat yaşayarak hissettik.
Geleceği inşa etmek, geçmişi unutarak değil, onun üzerine basarak yükselmekle mümkündür.
Bunu genelde Çin etkinliklerinde görüyor açıkcası kıskanıyordum da. Şu an bunu ülkemizde yaşıyor olmak da gurur verici.
Bir tarafta Teknofest diğer tarafta Etnospor.

Gelenekten geleceğe...
Bir baba olarak pazar akşamına kadar sürecek olan bu kadim şöleni sakın kaçırmayın diyorum.
Çocuğunuzun elinden tutun ve ona sadece bir festival günü değil ruhuna dokunacak bir kök de aşılayın.
Biz Asya ile o köke dokunduk ve inanın uzun zamandır kendimizi hiç bu kadar "evimizde" hissetmedik...
Bu arada sakın Özbek Pilavı yemeden festival alanından ayrılmayın...