Nasuh Özer
Nasuh Özer

Sunucular uzaya çıkıyor, peki hangi yasaya tabi olacaklar?

Yapay zekanın iştahı büyüdükçe veri merkezlerinin elektrik ihtiyacı da büyüyor.

Şimdi teknoloji şirketleri yeni bir çözümün peşinde.

Serverları Dünya'nın dışına taşımak

İlk bakışta bilimkurgu gibi geliyor. Ama artık değil.

Axiom Space, yörüngede veri merkezi düğümlerini çalıştırmaya başladı. 11 Ocak 2026'da ilk iki orbital veri merkezi düğümünü düşük Dünya yörüngesine gönderdi. Şirket, önümüzdeki yıllarda sistemi kilowatt seviyesinden megavat seviyesine çıkarmayı hedefliyor.

Starcloud ise yapay zeka hesaplamalarını uzaya taşımaya hazırlanıyor. Şirket 2026'da yüz milyonlarca dolarlık yeni yatırım aldı. Üstelik yörüngede çalışan bir NVIDIA H100 GPU ile model eğitimi gerçekleştirdiğini açıklıyor.

Google da boş durmuyor.

Project Suncatcher ile güneş enerjisiyle çalışan ve Google'ın TPU yapay zeka çiplerini taşıyan uydu ağlarını araştırıyor. Şirket, Planet ile birlikte 2027'nin başlarında iki prototip uydu göndermeyi planlıyor.

Ve işin belki de en çarpıcı tarafı.. Ay.

Lonestar Data Holdings, kritik verilerin Dünya dışında saklanması için Ay merkezli altyapı geliştiriyor. Şirket 2026'da NASA Ames ile Ay'da veri depolama ve Dünya dışı hesaplama altyapıları konusunda iş birliği anlaşması imzaladı.

Yani artık soru, "Veri merkezleri uzaya gidecek mi?" değil.

Gitmeye başladılar.

Asıl soru ise şu,

Uzayda hangi hukuka tabi olacaklar?

Çünkü uzay hukuku yeni konuşulan bir şey değil.

Temel metinlerden biri tam 1967 yılında yürürlüğe giren Uzay Antlaşması.

Ancak o günlerde ne yapay zeka vardı, ne sosyal medya, ne de Ay'da veri merkezi fikri...

Ama o antlaşmanın çok önemli bir hükmü var:

Özel şirketlerin uzaydaki faaliyetlerinden devletler sorumlu. Üstelik bu faaliyetlerin devlet tarafından yetkilendirilmesi ve sürekli denetlenmesi gerekiyor.

Yani şirket,

"Benim serverım Ay'da, artık Dünya hukukunun dışındayım." diyemez. Şimdilik…

Ay da herhangi bir devletin toprağı haline getirilemiyor.

Fakat bu, Ay'ın hukuksuz bir alan olduğu anlamına da gelmiyor.

İşte asıl tartışma burada başlıyor.

Bugünün teknolojisinde şirket ABD'de olabilir.

Kullanıcı Türkiye'de olabilir.

Veri Avrupa'da tutulabilir.Yapay zeka hesaplaması yörüngede yapılabilir. Yedek veri Ay'da saklanabilir.

Peki bir zarar meydana geldiğinde hangi ülkenin hukuku uygulanacak?

Daha da önemlisi de şu,

bir sosyal medya platformunun algoritması bir kullanıcıya zarar verdiğinde, şirketin cevabı,

"Algoritma Dünya'da çalışmadı, Ay'daki serverda çalıştı." olabilir mi?

Bugünkü hukuk açısından bu, şirketi otomatik olarak sorumluluktan kurtarmaz.

Çünkü sorumluluk yalnızca serverın nerede olduğuna bağlı değil.

Şirketin merkezi, kullanıcıyla kurduğu hukuki ilişki, hizmetin hangi ülkede sunulduğu ve şirketin hangi düzenlemelere tabi olduğu da önem taşıyor.

Ancak gelecekte ciddi bir sorun çıkabilir. Yargı yetkisi.

Bir şirket faaliyetlerini farklı ülkelere, yörüngeye ve Ay'a dağıttığında, hangi mahkemenin yetkili olduğu çok daha karmaşık hale gelebilir.

Bugün bile sosyal medya şirketleri kullanıcıların zarar görmesi, kişisel verilerin kullanılması ve platform güvenliği nedeniyle çeşitli hukuk sistemlerinin denetimi altında.

Yarın buna bir de, "Nerede yapıldı?" sorusu eklenecek.

İşte 1967'de yazılan hukuk ile 2030'ların yapay zeka dünyası arasındaki asıl sınav burada.

Mesele şirketlerin hukuktan kaçıp kaçamayacağı değil.

Mesele, hukukun şirketleri uzayda da takip edip edemeyeceği.

Çünkü yarının şirketinde veri Dünya'da olmayabilir.

Server yörüngede olabilir.

Arşiv Ay'da tutulabilir.

Ama hizmet hala bizim hayatımızın içinde olacaktır.

Ve o gün bir hakimin önüne belki de tarihin en ilginç teknoloji-hukuk sorularından biri gelecek…

"Bu olay nerede gerçekleşti?"

Dünya'da mı?

Yörüngede mi?

Ay'da mı?

Yoksa artık bu sorunun kendisi mi değişmeli?

Çünkü teknoloji uzaya çıkıyor.

Hukukun da onunla birlikte uzaya çıkma zamanı geliyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin