Nasuh Özer
Nasuh Özer

SENSÖR CASUSLUĞU - 5

Duvarlar artık güvenliği sağlamıyor mu?

İnsan bir odanın kapısını kapattığında, evinin duvarları arkasında kendini güvende hisseder değil mi?

Yıllardır duvarların güvenlik ve mahremiyet sağladığına inanıyoruz.

Oysa teknoloji bize bambaşka bir soru soruyor.

Ya duvarların arkasını görmek için kameraya ihtiyaç yoksa?

İlk duyduğunuzda bir casusluk filmi gibi gelebilir

Fakat son yıllarda yayımlanan akademik araştırmalar, Wi-Fi sinyallerinin düşündüğümüzden çok daha fazla bilgi taşıyabildiğini ortaya koydu.

Nasıl mı?

Çünkü Wi-Fi yalnızca internet sağlayan görünmez dalgalardan ibaret değil!

Aynı zamanda bulunduğu ortamla sürekli etkileşim halinde olan elektromanyetik sinyaller.

Bu sinyaller,

Duvarlardan geçiyor...

Mobilyalara çarpıyor...

İnsan vücudundan yansıyor...

Ve her hareket ettiğimizde çok küçük değişikliklere uğruyor.

Evet, İnsan gözünün bunu görmesi imkansız

Ancak.. Yapay zeka görebiliyor!

Araştırmacılar yıllardır bu değişimleri analiz eden sistemler geliştiriyor.

En dikkat çekici örneklerden biri, Massachusetts Institute of Technology'de geliştirilen RF-Pose sistemi.

Bu sistem, Wi-Fi benzeri radyo sinyallerini kullanarak insanların iskelet hareketlerini tahmin edebildi.

Üstelik kişinin yüzünü görmeden...

Karanlıkta...

Ve bazı engellerin arkasından.

Bir başka araştırmada ise aynı teknolojiyle insanların nefes alıp vermesi ve odadaki hareketleri tespit edilebildi.

Kameraya ihtiyaç yoktu.

Sadece radyo dalgaları yeterliydi.

Peki sistem nasıl çalışıyor?

Bir Wi-Fi yönlendiricisi sürekli radyo sinyali yayıyor.

Bu sinyaller odadaki her nesneye çarpıyor.

İnsan hareket ettiğinde...

Göğsü nefes alırken milimetre seviyesinde genişlediğinde...

Kolunu kaldırdığında...

Sinyalin dönüş biçimi de çok küçük oranlarda değişiyor.

İnsan bunu fark etmiyor.

Ancak yapay zeka milyonlarca sinyal değişimini analiz ederek bu hareketleri anlamlandırabiliyor.

Aslında yapılan şey "duvarın arkasını görmek" değil.

Duvarın arkasından dönen radyo sinyallerini yorumlamak.

İşte en kritik ayrım burada.

İnternette sıkça karşımıza çıkan "Wi-Fi ile herkes evinizi izleyebilir." başlıkları bilimsel gerçeği tam olarak yansıtmıyor.

Bugün bu sistemler;

Özel donanımlar...

Kontrollü deney ortamları...

Eğitilmiş yapay zeka modelleri...

Ve ayrıntılı sinyal analizleri gerektiriyor.

Yani sıradan bir saldırganın apartmanınızın önüne geçip telefonuyla evinizin içini izlemesi mümkün değil.

Fakat bu durum, tehdidin tamamen hayal ürünü olduğu anlamına da gelmiyor.

Çünkü teknoloji tarihine baktığımızda benzer örnekleri defalarca gördük.

Bir zamanlar yalnızca laboratuvarlarda çalışan yüz tanıma sistemleri bugün havaalanlarında.

Ses klonlama birkaç yıl önce akademik makalelerdeydi.

Bugün herkes birkaç dakikalık kayıtla bir insanın sesini taklit edebiliyor.

Wi-Fi algılama teknolojileri de aynı gelişim yolunun başında olabilir.

Belki birkaç yıl sonra yaşlı bakım sistemlerinde...

Akıllı evlerde...

Deprem sonrası arama kurtarma çalışmalarında...

Ya da sağlık hizmetlerinde hayat kurtaran uygulamalara dönüşecek.

Ancak aynı teknolojinin kötü niyetli kullanımı ihtimali de göz ardı edilemez.

Çünkü yapay zeka çağında artık yalnızca kameralar veri üretmiyor.

Mikrofonlar...

Hareket sensörleri...

Ve şimdi de radyo dalgaları...

Çevremiz hakkında hiç beklemediğimiz bilgileri ortaya çıkarabiliyor.

Belki de geleceğin en büyük mahremiyet tartışması, telefonumuzun bizi dinleyip dinlemediği olmayacak.

Evimizin içindeki görünmez radyo izlerinin ne anlattığı olacak.

Çünkü dijital çağda bazen en sessiz casuslar...

Göremediğimiz sinyallerdir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin