Nasuh Özer
Nasuh Özer

Yalnızlık…

Yüzyılın modern yalnızlığı...

"Sen yaparsın" diyen motivasyon sayfaları...

Aile olmayı, ilişki kurmayı ve çiftlerin yaşamını birkaç dakikalık videolara sığdıran koçlar, uzmanlar...

Acılardan arınmayı, ruhu şifalandırmayı vaat eden spiritüel hesaplar...

Bugün bunların hepsi, algoritmaların yardımıyla tam da yaşadığımız döneme uygun içerikler olarak karşımıza çıkıyor.

O an ne hissediyorsak, ne yaşıyorsak, ekranlarımız da onu gösteriyor. Ve fark etmeden düşüncelerimizi şekillendiriyor.

İnsan, sık duyduğu fikirlere zamanla alışır.

Sonra ne olur?

Eşiyle sorun yaşayan biri, karşısına çıkan "taviz verme" tavsiyelerinin etkisiyle tam düzelmeye başlayan ilişkisinde gerilimi yeniden tırmandırabilir.

Nişanlı bir çiftin taraflarından biri, sosyal medyada gördüğü "ilişkiye hükmet" söylemlerine kapılıp tavrını değiştirebilir.

Ailesiyle gerilim yaşayan biri bu tavrı keskinleştirebilir.

Yalnız hisseden biri ise sürekli karşısına çıkan "Her şeyi tek başına yap" mesajlarıyla yalnızlığın daha da derin bir çukuruna sürüklenebilir.

İşte o noktada "bohem yalnızlık" başlar.

Bir mesajın anlamı, bir gönderide görülen tavsiyeyle yeniden yorumlanır.

Söylenen sözler başka anlamlar kazanır.

İnsanlar birbirlerini değil, ekranlardan duydukları cümleleri dinlemeye başlar.

Oysa karşımızdaki insanı biz tanırız.

Algoritma tanımaz.

Sosyal medyada bir olay hakkında konuşan kişi de sizi, ilişkinizi, ailenizi, geçmişinizi bilmez.

Ama buna rağmen söyledikleri, sizi yanlış kararların içine sürükleyebilir.

Derin yanlış anlaşılmalar, kopan diyaloglar, büyüyen tartışmalar ve kırgınlıklar...

Bunların bir kısmı artık gerçek hayatta değil, ekranlarda başlayan etkilerin sonucu.

Algoritmaların zihninize hükmetmesine izin vermeyin.

Yaşadığınız durumu ne bir influencer ne de karşınıza çıkan birkaç dakikalık bir video sizin kadar iyi bilebilir.

Bugün sosyal medyada çok sayıda kişi ilgi çekmek, viral olmak, daha fazla izlenmek ve daha fazla kazanmak için insanların duygularına sesleniyor.

Çünkü bu aynı zamanda bir gelir modeli.

Bir çıkar ilişkisi.

Oysa gerçek hayat çok farklıdır.

Hastaysanız söyleyin.

Kötü hissediyorsanız paylaşın.

Bir yakınınızı kaybettiyseniz, yanınızda olmak isteyen insanlara kapınızı kapatmayın.

Çözemediğiniz sorunlarınız varsa gerçek uzmanlardan destek alın.

Ama hayatınızı şekillendirecek kararları, sizi tanımayan influencerların, algoritmaların ya da birkaç saniyelik içeriklerin eline bırakmayın.

Unutmayın...

Hayat çok kısa.

Az önce yanından ayrıldığınız bir insanı bir daha göremeyebilirsiniz.

Bu yüzden hayatınızdaki insanların değerini bilin.

Anne-babanızın, eşinizin, kardeşinizin, dostlarınızın...

Sevdiğiniz insanlara sevginizi gösterin.

Onlarla ilgilenin.

Bir gün aramak için beklediğiniz telefonu bugün açın.

Ertelediğiniz ziyareti bugün yapın.

Çünkü gerçek hayat ekranda değil, insanların birbirine dokunduğu yerde yaşanır.

Sosyal medyada duyduklarınız gerçek hayatınızı şekillendirmesin.

Çünkü sanal ile gerçek arasındaki mesafe, düşündüğümüzden çok daha büyük.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin