Nasuh Özer

Nasuh Özer

Alo Masal Hattı

Giriş Tarihi:

Günümüzde bir çocuk uykudan önce masal dinlemek isterse…

Anne ya da baba cebindeki tüm hikayeleri tüketmiş olsa bile sorun değil.

Kitaplar bitmiş olsa bile yine mesele değil.

Alternatif çok.

YouTube kafi.

YouTube Kids var.

Podcast masalları var.

Sesli kitap uygulamaları var.

Milyonlarca içerik, bir tuş uzakta

Peki ya internet olmasaydı?

Bir zamanlar yoktu zaten.

Çok eskiden de değil üstelik.

İnternet yoktu.

YouTube yoktu.

Podcast masalları yoktu.

Sınırsız içerik diye bir şey yoktu.

Ama uyumadan önce masal dinlemek için harika bir imkan vardı.

Alo Masal Hattı…

Masal dinlemek neden güzeldir?

Çünkü masal, zihne alan bırakır.

Bir film ya da animasyon izlerken hayal kurmaya pek fırsat kalmaz.

Orman çizilmiştir.

Prenses tasarlanmıştır.

Kahramanın yüzü bellidir.

Oysa kitapta ya da sadece sesle dinlenen bir hikayede betimlenen dünya bambaşkadır.

O dünya başkasının zihninden çıkıp bize sunulmaz, bizim zihnimizde kurulur.

Masal dinlerken her çocuk kendi prensesini çizer.

Kendi ormanını kurar.

Kendi karanlığını ve kendi ışığını üretir.

İşte bu yüzden masal dinlemek güzeldir.

Hele ki o zamanlar…Bir başka güzeldi.

Bugün kulağa sıradan geliyor ama o dönem bu bile lükstü.

Ev telefonunun bağlanması bazen aylar sürerdi.

Birçok evde telefon yoktu.

Telefonu olan bir ev, mahallenin küçük merkezlerinden biriydi adeta.

Telefonu olmayan komşunun çocuğu, masal dinlemek için sizi ziyarete gelirdi.

Bir hattı arayıp masal dinlemek…

Basit bir eylem gibi görünse de 90'ların başında bu, küçük bir ayrıcalıktı.

Hele ki Ramazan ayında… Apayrı bir zevkti.

İnsan doğasında her zaman şu vardır;

Bir şey bol ise değeri azalır, az ise daha da kıymetlenir.

Alo Masal Hattı tam da böyleydi.

Vardı… Ama ulaşmak emek istiyordu, komşuluk gerekiyordu, samimiyet gerekiyordu..

Emekle Gelen Keyif

Mesela sevdiğin bir şarkıyı dinlemek istiyorsun.

Tek tuşla ulaşamazdın.

Kaseti kalemle geri sarardın.

Bant kalınlığından hangi şarkının nerede olduğunu bilirdin.

O şarkıyı dinlemek için küçük bir emek gerekirdi.

Zor muydu?

Hayır.

Ama uğraşınca başka bir keyifli oluyordu.

Beklemek, ulaşmak, sahip olmak…

Hepsinin bir anlamı vardı.

Bugün çocuklar sınırsız içerik çağında büyüyor.

Biz ise sınırlı imkanların içinden sonsuz hayaller çıkarıyorduk.

Belki de fark tam burada.

Belki mesele teknoloji değildi.

Mesele, sınırsızlığa alışmadan önce bir şeyleri bekleyebiliyor olmamızdı.

Bir aramanın cevaplanmasını…

Bir masalın başlamasını…

Bir şarkıyı dinlemek için bandın doğru yere denk gelmesini…

Beklemek, değeri büyütüyordu.

Emek, bağı güçlendiriyordu, hayali derinleştiriyordu.

Bugün her şey elimizin altında.

Ama hiçbir şey için beklemiyoruz.

Belki de bu yüzden her şeye ulaşıyoruz, ama çok az şeyden memnun olabiliyoruz.

Alo Masal Hattı bir telefon numarasından ibaret değildi.

O, sınırlı imkanların içinden sınırsız bir hayal kurabildiğimiz bir zamana aitti.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin