Gazze’den Punch’a acının yön değiştirmesi
1967'de yayımlanan Gösteri Toplumu'nda Guy Debord modern toplumda yaşamın "gösterilerin birikimi"ne dönüştüğünü söyler. O gün televizyon vardı. Bugün ise gösteriyi algoritmalar yönetiyor.
Artık yalnızca neyi göreceğimize değil, neye üzüleceğimize de algoritmalar karar veriyor.
Bu yeni düzende trajedi bastırılmıyor.
Daha sofistike bir şey yapılıyor.
Yer değiştiriliyor!
Duyguların Otomatik Pilot Sistemi
Dijital çağda her şey ölçülür!
Tıklanma oranı
İzlenme süresi
Paylaşım hızı
Yorum yoğunluğu
Bir olayın ahlaki ağırlığı değil, etkileşim performansı belirleyicidir.
Öfke yüksekse içerik yükselir.
Kutuplaşma varsa görünürlük artar.
Anlamsal kırılma üreten içerikler varsa yayılım hızlanır.
Ama kronik trajediler, örneğin Gazze'de açlık nedeniyle hayatını kaybeden çocuklar bu hız rejimine uymaz.
Açlık sabittir.
Yavaş ilerler.
Sistematik dikkat ister.
Algoritma ise hızın peşindedir.
Acının Yer Değiştirmesi
Gösteri toplumunda trajedi bastırılmaz, yer değiştirilir.
Bir gün savaşın ortasında ölen çocukları konuşuruz.
Ertesi gün viral bir figür, anlamsal kırılma üreten bir tartışma, sembolik bir kriz gündemi işgal eder.
Acı kaybolmaz.
Ama yerinden edilir.
Tam da buna örnek olarak güncel yaşadığımız iki olay var Punch ve Nihilist Penguen.
Punch, acının gürültülü yüzüdür.
Şok üretir, üzülmemek de elde değil zaten…
Dikkati bir anda ele geçirir.
Nihilist Penguen ise başka bir şeydir.
2000'lerde çekilmiş bir belgeselin figürü. Yıllarca geniş kamuoyunun radarına girmemiş, dijital arşivlerde dolaşmış bir içerik.
Peki neden şimdi?
Çünkü algoritma zamanı doğrusal bırakmaz.
Geçmişi bugünün duygusal ihtiyacına göre yeniden dolaşıma sokar.
Yıllardır gözden kaçan bir olayın bir anda "gündem" olması çoğu zaman keşif değildir.
Bir yeniden çerçevelemedir.
Algoritma geçmişi bugünün çatışma ihtiyacına ekler.
Ağır ve yapısal bir insanlık krizini, tartışılabilir ve tüketilebilir bir kültürel polemikle değiştirir.
Gazze'de açlıktan ölen çocuklar kronik bir trajedidir.
Yavaş, sistematik ve derindir.
Punch hızla vicdana dokunur, yürekleri sızlatır.
Nihilist Penguen ironik ve ikoniktir
Herkes iki trajedide de kendine bir mesaj çıkarır.
Mesela kalabalıklara rağmen kendi yolunda ilerlemek gibi…
Mesela tüm canlıların zorbalık yapabileceği gibi…
İkisi de etkileşim üretir.
Algoritma dikkati kaydırır.
Vicdanı parçalar.
Ağır bir insanlık krizini, daha kolay sindirilebilen başka bir duyguyla değiştirir.
Bu bir sansür değildir.
Bu bir önceliklendirme mühendisliğidir.
2026 Ocak Nihilist Penguen ile, Şubat ise Punch ile geçti.
Bakalım Mart'ta ne olacak?
Duyguların Mühendisliği
Algoritmalar tarafsız değildir.
Onlar insan psikolojisinin zayıf noktalarını optimize eder.
Öfke hızlıdır.
Anlamsal kırılma üreten tartışmalar sürükleyicidir.
Ama açlık yorucudur.
Uzun süreli dikkat ister.
Sistematik bir vicdan talep eder.
Bu nedenle trajedi, yerini daha tüketilebilir bir duyguya bırakır.
Bir acı başka bir acıyla değiştirilir.
Gündem kayar.
Odak dağılır.
Ve biz, ekranın akışında, hangi trajedinin gerçek olduğunu değil,
farkında olmadan hangi trajedinin daha görünür olduğunu tartışır hale geliriz.
Görünmez Editör
Bugün asıl mesele bilgi değil.
Öncelik sırası.
Hangi ölüm keşfette?
Hangi kriz repost ediliyor?
Hangi tartışma trend?
Algoritma bize ne düşüneceğimizi söylemez.
Ama neye ne kadar süre üzüleceğimizi belirler.
Acı bastırılmaz.
Acı yönlendirilir!
Ve belki de çağımızın en büyük trajedisi şudur;
Gerçek acı azalmaz.
Ama görünürlük yarışında kaybedebilir.