Dünya 8 milyar 250 milyon kişi.
Ama asıl kalabalık artık yeryüzünde değil, çevrimiçi.
6 milyar 40 milyon insan internette.
5 milyar 660 milyon insan sosyal medyada.
Bu rakamlar bir teknolojik başarıdan çok, insanlığın davranış haritasını gösteriyor. Çünkü mesele artık "erişim" değil, yönelim!
Bugün bir internet kullanıcısı haftada ortalama 33 saat 27 dakikasını online geçiriyor.
Türkiye'de ise bu süre 41 saatin üzerine çıkmış durumda.
Yani Türkiye, dünyadan daha hareketsiz, ama aynı zamanda daha çok arayış içinde.
Bilgi arıyoruz, ama ne buluyoruz?
Küresel ölçekte internet kullanıcılarının yüzde 60,7'si interneti bilgi aramak için kullanıyor. Türkiye'de bu oran yüzde 71,6.
Aramada çarpıcı bir veri de sağlık alanında yapılan aramalar
Dünya genelinde kullanıcıların yüzde 34,5'i sağlık sorunlarını ve ürünlerini internette araştırıyor. Türkiye'de oran yüzde 36,4.
Türkiye'de kullanıcıların yüzde 30,3'ü sağlık semptomlarını çevrimiçi kontrol ediyor. Dünya ortalaması yüzde 24,4. Türkiye bu alanda dünyada ilk 10'da.
Yapay zeka arama motoru değil, dert ortağı!
Aylık ziyaret sayılarında Google ve YouTube hala zirvede. Ama araya yeni bir oyuncu girdi. O da ChatGPT.
5 milyar 650 milyon aylık ziyaretle, ChatGPT artık Instagram ve X'in arasında.
Bu sadece bir teknoloji başarısı değil, bu bir ihtiyaç göstergesi.
Üretken yapay zeka araçlarında en yaygın kullanım alanı ne biliyor musunuz?
Terapi ve arkadaşlık.
İnsanlar artık makinelere yalnızca bilgi sormuyor.
Anlatıyor.
Paylaşıyor.
Rahatlıyor.
ChatGPT kullanıcılarının sorgularında "spesifik bilgi" hala ilk sırada (yüzde 18,3). Ama sağlık, fitness, kişisel bakım gibi başlıklar da hızla yükseliyor.
Türkiye'de internet kullanıcılarının yüzde 39,7'si ChatGPT kullanıyor.
Küresel ortalama yüzde 26,5.
Bu fark teknoloji merakıyla açıklanamaz.
Ama bu fark, konuşacak güvenli alan arayışıyla açıklanır.
Dijital sağlıkta otorite artık bilekteki akıllı saat
Türkiye'de her dört kişiden biri (yüzde 23,8) her ay bir dijital sağlık ya da fitness uygulaması kullanıyor.
Sağlık tercihlerini dijital araçlarla yönlendirenlerin oranı yüzde 77,6.
Akıllı saat sahipliği yüzde 34,9 ile dünya ortalamasının çok üzerinde.
Türkiye bu alanda dünyada 4. sırada.
Yani bedenimizi de veriye teslim ettik.
Nabzımız, uykumuz, adımlarımız…
Hepsi ölçülüyor.
Ama ölçülen her şey anlaşılıyor mu?
Asıl küresel salgın Yanlış Bilgi
Türkiye'de kullanıcıların yüzde 61,1'i çevrimiçi yanlış bilgiden endişe duyuyor.
Bu oran küresel ortalamanın üzerinde.
Peki bu ne anlama geliyor?
İnsanlar bilgiye ulaşıyor ama bilgiye güvenmiyor.
Belki de çağımızın asıl krizi burada.
Çok şey biliyoruz.
Ama hangisinin doğru olduğundan emin değiliz.
Sonuç, daha bağlı ama daha yalnızız
Dünya daha dijital.
Türkiye daha hızlı.
Ama insan daha yorgun.
Her şey ölçülüyor, izleniyor, analiz ediliyor.
Ama anlam hala eksik.
Yapay zeka ile terapi yapıyoruz.
Google'a sağlık hakkında sorular soruyoruz.
Sosyal medyada ise "var olmaya" çalışıyoruz.
Belki de asıl soru şudur:
Bu kadar bağlantının olduğu bir dünyada, neden bu kadar çok insan kendini yalnız hissediyor?
Rakamlar konuşuyor. Evet…
Ama insan hala cevap arıyor.
Veriler anbean büyüyor, ama insanlar daha da yalnızlaşıyor.
*Veriler We Are Social 2026 Global Raporu'ndan alındı.