Hilâl Kaplan
Hilâl Kaplan

Provokatörlere geçit yok

Bakü'de dün toplanan Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi'nde Türkiye'yi Cumhurbaşkanı Erdoğan adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil etti. Gerekçe resmen açıklanmadı. Yorumlar ağırlıkla, zirvede terör devleti İsrail'in Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un da bulunmasına ve Erdoğan'ın onunla aynı masaya oturmak istememesine işaret etti. 7 Ekim'den bu yana Ankara'nın tavrı düşünüldüğünde oldukça makul bir okuma.
Nitekim Sayın Dışişleri Bakanı da ülkemizi hakkıyla temsil etti. Herzog konuşurken salonu ilk terk etmek için ayağa kalkarak beraberinde dışarı çıkan diğer 10 devlet temsilcisine de öncülük etti. Hem Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından kabul edildi hem de mevkidaşı Dışişleri Bakanı dahil pek çok görüşme gerçekleştirdi.
Ne var ki bazıları için asıl haber bu değildi. Fidan'ı, Haydar Aliyev Havalimanı'nda Gençlik ve Spor Bakanı Ferid Gayıbov'un karşılaması, sosyal medyada bir anda "Bakü'den Ankara'ya mesaj" diye sunuldu. Oysa çok taraflı zirvelerde karşılama, ikili resmi ziyaretlerdeki gibi mütekabiliyet hesabıyla yapılmaz. Onlarca heyetin aynı gün indiği bir başkentte ev sahibi, kabine üyelerini ve yöneticilerini uçak takvimine göre dağıtır.
Örneğin, Antalya Diplomasi Forumu'nda da her yıl böyledir; karşılayanlar arasında bakan yardımcıları da olabilir, vali de olur. Nitekim Sayın İlham Aliyev'i hem Nisan 2025'te hem Nisan 2026'da Antalya Havalimanı'nda Vali Hulusi Şahin karşıladı. Kimse bundan kırgınlık devşirmedi. Bakü'de bir bakanı bir bakanın karşılaması da protokolün olağan işleyişidir.
Peki olağan bir ayrıntı neden kriz malzemesine dönüştürülüyor? Çünkü zemin hazır. Türkiye ile Azerbaycan'ın okullardaki başörtüsü yasağı konusunda aynı fikirde olmadığı açık; bunu saklamaya gerek yok. Ama görüş ayrılığı ile yarık aynı şey değildir.
Birincisi kardeşler arasında konuşulur, ikincisi dışarıdan açılır. Son haftalarda iki ülkenin sosyal medyası harareti yüksek yorumlardan, bağlamından koparılmış videolardan, kaynağı belirsiz iddialardan geçilmiyor. Yalan haber artık bu mecranın kazası değil, mimarisi. Bu mimariyi de iki halk arasındaki her pürüzü fırsat bilenler büyük bir iştahla kullanıyor. (Mesela, BBC Azerbaycan yayınları ve İsrail fonlu trollere dikkat.)
Fidan zirve sonrasında tabloya tam gereken yerden dokundu: "Liderlerimiz arasında sarsılmaz bir dostluk ve kardeşlik bağı vardır. Bu bağ, çok zor zamanlarda, savaş zamanlarında ve kriz zamanlarında test edilmiş bir bağdır." Farklı perspektiflerin suistimal edilmesine izin verilmemesi gerektiğini, görüş ayrılıklarının sosyal medyada propaganda aracına dönüştürülmesine gerek olmadığını da ekledi. Bakü'ye gelmeden önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan talimat aldığını söylemesi ise "küslük" senaryosu yazanlara en net cevaptı.
1918'de Bakü'ye giren Kafkas İslam Ordusu'nun hatırasıyla 2020'de Şuşa'da dalgalanan bayrak arasındaki çizgiyi bir karşılama fotoğrafı silemez. Kardeşler tartışır; kardeşliği tartışmaya açmak ise başkalarının işidir. Provokatörlere geçit vermemeliyiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin