Hilâl Kaplan
Hilâl Kaplan

Çocuğunuzu da devlet mi yetiştirsin?

AK Parti'nin Gençlik Şöleni'nde ortaya çıkan görüntülere dair pek çok eleştiri getirildi. Görebildiğim kadarıyla eleştiriler, gençlerin dans etmesi, askılı giyinmesi, kızlı erkekli eğlenmesi üzerindeydi. Yani eleştiriler, toplumun bir kesiminin benimsediği değer ve yargıların bir partinin gençlik şölenindeki tüm gençlerin üzerinde neden etkili olmadığı üzerineydi.
Eleştirinin haklı veya haksız olmasını bir yana bırakarak sormak gerekir: Sizin çocuğunuzu da mı AK Parti yetiştirecek? Toplum içinde dans etmeyen, kızlı erkekli takılmayan veya sadece muhafazakâr giyinen gençler görmek isteyenler, hiç sokağa da mı çıkmıyorlar?
AK Parti bir siyasi parti. Toplumun idealize edilen marjinal bir kısmını temsil etmiyor. Bilakis ülkenin en uzun yıllar iktidarda kalan partisi olarak bugünlere literatürdeki karşılığı ile "catch-all party" yani herkesi yakalayan, kapsayan, içleyen bir parti olarak geldi. Yani kabaca sokakta, okulda, iş yerinde ne varsa, partide de o var.
Bugün muhafazakâr temsiliyle bilinen pek çok ebeveynin hiç de muhafazakâr olmayan hayatlar süren çocukları var. Çevrenize biraz baktığınızda bile buna dair onlarca örnek görebilirsiniz. Şimdi o çocuktan şikâyet etmeden önce onu husule getiren aile ortamına da bakmak gerekmez mi? Ki bazen sosyal ortamlar o kadar baskın oluyor ki aile ortamı ne kadar alakalı ve sağlıklı olursa olsun, yine de kendi yansıması çocukları yetiştiremiyor.
Bundan 20 yıl önceki TV dizilerine ve şovlarına bile baksanız AK Parti'nin ülkeyi daha muhafazakâr bir çizgiye getirdiğini görebilirsiniz. Ancak AK Parti, yöneticilerinin kendi hayat tarzını başkalarına dayattığı bir parti hiç olmadı. Bilakis ilk 15 yılında bunu meslek edinmiş CHP'ye karşı en büyük argümanı buydu. Öyle ki CHP'yi bile başörtüsü yasağını kınayan bir noktaya gelmek zorunda bıraktı.
Dolayısıyla rahatsız olduğunuz AK Parti değil de içinde yaşadığınız toplumun kendi ortalaması olmasın? AK Parti, birilerinin topluma dair idealizasyonunu yansıtmadığı için suçlanamaz. Çünkü o idealizasyona ulaşmak için Erdoğan'ın tüm emeklerine rağmen bunun sonucunu sandıkta alamamıştır. Eğer sandıkta o sonuçları alamazsa da birilerinin muhafazakâr toplum idealizasyonunu gerçekleştirmek için gerekli olan imkânları (din özgürlüğü) devlet olarak onlara sunamaz.
Her faturayı AK Parti'ye kesme rahatlığına alışanlar, önce kendi ödemeleri gereken faturaya bir göz atmalıdır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin