Haşmet Babaoğlu
Haşmet Babaoğlu

Daha ne kadar zaman uzaktan bakacağız?

Soralım bakalım çocuklarımıza...
Zorbalığı soralım...
Akran zorbalığını...
Araştırmalara göre her dört çocuktan üçünün (özellikle okuldayken) maruz kaldığı akran zorbalığı konusunu açalım ve soralım...
Siz çocuklar...
Zorbalığın eninde sonunda kaybedeceğine inanıyor musunuz?
Zorbaların hak ettikleri cezaları alacaklarına inanıyor musunuz?
Siz yavrular, evlatlar...
Neredeyse her gün tanık olduğunuz sözlü veya fiziksel şiddetin bir gün biteceğine inanıyor musunuz, diye soralım.
Cevapları biliyorsunuz, değil mi?

***

Siz yetişkinler...
Siz ebeveynler...
Hele siz siyasetçiler...
Ve eğitimci bürokratlar...
Çocukların vereceği açık, net cevapları işitmeye gönlünüz razı gelecek mi?
Biliyorsunuz, çünkü...
"Evet" demeleri gerekir ama "hayır!" diyecek çocuklar...
Çocuklarımız akran zorbalığının elbette bir gün biteceğine, zorba çocukların eninde sonunda kaybedeceğine artık inanmıyorlar...
Zorbalık zihinlere yerleşen "normalleştirme" ve teslimiyetten kazanıyor...
Sokak kabadayısı gibi okulları susta durduran oğlan ve kız çocukları buradan güç devşiriyor.

***

Bu noktaya nasıl geldik yahu?
Yıllar boyu "Yok, bizde olmaz" dediğimiz şeyler, nasıl oluyor ve giderek yaygınlaşıyor?
Dört beş çocuğun, kurban belledikleri sessiz bir çocuğu her gün aralarına alıp canını yakmaları mesela...
Kolonyanın temizlenmek için değil, akranını yakmak için kullanılması mesela...
"Çirkin" kelimesinin neredeyse bütün yaşlarda akran zorbalığının silahı hâline gelmesi mesela...

***

Hâlâ en sakin insanı bile öfkeden delirtecek bir tabloya uzaktan bakıyoruz.
Kendi çocuğumuzun başına gelinceye kadar duruma uyanamıyoruz...

***

FutureBright'ın "Türkiye'de akran zorbalığı" araştırması net biçimde ortaya koydu ki...
Çocukların yüzde 50'si bu zorbalığa tanık kalarak eğitim hayatlarını sürdürüyor...
"Geleceğin toplumunu yetiştirmek" diyerek üzerine bin türlü yaldızlı laf ediyoruz ya...
Oysa en düz hâliyle "sosyal eğitim" bu aslında; bir avuç zorba, çokça kurban ve sessiz tanıklardan oluşan geniş kesim tablosunu normalleştirmek...

***

Konuşulacak çok şey var...
Ne zaman işi gücü bırakıp bu meselenin üzerinde duracağız?

***


NOT DEFTERİ
Mevcut enformasyon ve iletişim gürültüsü altında "dinleme"ye son veriliyor. Kulak veren toplum bitiyor. Kimse, kimseyi dinlemiyor. (BYUNG-CHUL HAN / Tefekkür Yaşamı)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin