Haşmet Babaoğlu

Haşmet Babaoğlu

Milat

Giriş Tarihi:

Milat yaşıyoruz, dedim ya geçen gün...
Laf olsun diye demedim...
Ve bu sadece yapay zekâ devrimine dayalı bir vurgu değil...

***

"Milat" terimini mecazi anlamda nasıl kullanıyoruz, önce ona bakalım mı?
"Doğum vakti"dir milat...
Yepyeni olana geçiş...
Ancak daha basit baktığımızda, kastımız "olayların seyrinin kökten değişmesi"dir.
Hani eskiler "Aşk, insan hayatında milattır" derlermiş ya, öyle...

***

Şu net...
Yapay zekâdan sonrası asla öncesine benzemeyecek...
Geçenlerde bir CEO, "On yıl sonra bütün CEO'ların yerini yapay zekâ sistemleri aldığında bir eksiklik hissetmeyeceğiz, tersine şirketler ve kurumlar çok daha sağlıklı çalışacak" diyordu...
Ya sade insan?
Ondan bahseden ve hesaba katan kaldı mı?
Genç kuşaklar bulacakları işleri yapay zekâya kaptırdıkları için zorunlu kamu maaşıyla idare ederken ChatGPT benzeri sistemlerle sohbet ederek vakit geçirecekler...
Sen misin yapay zekâyı "asosyal hoş sohbet" sanan!..
Eh, bu yanılgının cezası olacak elbette...

***

Nakit paranın sizlere ömür olması da aynı keskinlikte bir tarihsel dönemeç...
En az yapay zekâ devrimi kadar hayati önemde ama umursayacak hâlimiz kaldı mı?
Oysa dijital para sadece izlenebilir, denetlenebilir değil, aynı zamanda yönlendirilebilir ve şekil verilebilir bir şeydir...
Bu öyle bir milat ki...
Artık "sade insan"ın parası gerçekten onun değildir, sistemindir...

***

Dijital kimlik diyoruz ve bunu güvenlik olarak algılıyoruz, doğru da...
Peki ötesiyle ilgileniyor muyuz?
Ama kimliğin dijitalleşmesi de bir milat...
"The AI Illusion" kitabının yazarı Mark Keenan şöyle diyor: "Yakında yaşanan kimlik ile yönetilen kimlik arasındaki ayrım bulanıklaşacak..." Sosyal sistemin dijitalleşmesi programlanabilir bir yaşam biçimini haber veriyor bize...
Soru şu:
Kim programlayacak?
Kimler?

***

Dişinizi sıkıp buraya kadar okudunuz mu?
İçinizden belki, "E n'apalım, bize sormuyorlar ki!" diye geçirmişsinizdir...
Eh, ben de susuyorum şimdi...
Zaten ben de niye bunları yazmaya başladım, bilmem ki!..
Söz, yarın Hürmüz Boğazı üzerine yazarım...

***


NOT DEFTERİ
Aklını yitiren bir adamı hayal et. Yitirdiği nedir? Daha çok aklından geçenleri durdurma yetisi... Delilik, dehşete karşı bir savunmadır. (SUSAN SONTAG / Günlükler)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin