Hepsi yalan ama savaş gerçek
Hatırlıyor musunuz?
Putin bir zamanlar şöyle demişti:
"Şimdiye kadar üç ABD Başkanıile konuştum ve şunu anladım...
Bir kişi seçildiğinde, bazı fikirleri olabilir.
Sonra ellerinde evrak çantalarıolan, koyu renk gözlük vetakım elbise giyen insanlar gelir. Bu insanlar işlerin nasıl yapıldığını Başkan'a açıklamaya başlarlar ve anında her şey değişir."
***
İkinci kez iktidara gelirken durmadan "barış"tan söz eden ve "barışödülleri" hayal ederek eğlenen Trump'ın şimdiki hâllerine bakın...İnsan ister istemez Putin'in söylediklerini hatırlıyor.
***
İran'ı ister onaylayalım, ister şiddetle karşı çıkalım...28 Şubat'ta Trump'ın ettiğilafların palavra olduğunu amaönümüzdeki ayları belirleyeceğinireddedebilir miyiz?
Şöyle demişti: "İran rejiminin tehditkâr faaliyetleri, doğrudan Amerika Birleşik Devletleri'ni, birliklerimizi, denizaşırı üslerimizi ve dünya genelindeki müttefiklerimizi tehlikeye atıyor."
***
Şimdi gazeteciler Trump'a soruyorlar...Savaş ne kadar sürecek?
Trump'tan cevap şöyle geliyor: "Ortadoğu için barışı sağlamak ne kadar zaman alırsa o kadar sürecek. Gerekirse kara gücümüzü de kullanırız."
***
Dünyaya anlatılanlar ile ABD'nin gerçek hesapları arasında uçurum vardır.
2003 Irak işgalinin hemenöncesini hatırlayın...
Saddam'ın biyolojik silahlarından, kimyasal silahlarından söz edildiği yetmiyormuş gibi Nijer'den 500 kilo uranyum alındığı ve Irak'ın nükleer bomba yapmasının artık çocuk oyuncağı hâline geldiği iddia edilmişti.
Sonrasını biliyorsunuz...
İşgalden iki yıl sonrahepsinin yalan olduğunun apaçıkhâle gelmesi neyi değiştirdi?
Hiçbir şeyi...
***
Sade insana bakıyorum...
Bizdekilere...
Derin bir şüpheyle Ortadoğu'da olup bitenleri izleyen geniş bir kalabalık...
Sahura kadar merakla TV haberlerini izliyorlar...
Ama market hesapları ve çocukların servis masrafındaki artış zihinlerini daha çok meşgul ediyor. Bayrama nasıl varacakları, ay sonuna nasıl gelecekleri konusu her meselenin önünde yer alıyor.
Ve herkes şunu biliyor: Çok patırtılıbir bahar yaşayacağız, bu kesin!
***
NOT DEFTERİ
Senin ruhun kanatsız bir kuşa benziyor. Bütün hevesi uçmak. Çırpınıyor, çırpınıyor, vücudun parmaklıklarına kendini vura vura yorgun düşüyor. Uçmak, hiçbir yere bağlı olmamak. Fakat vücuduna bağlı evvela... (PEYAMİ SAFA / Biz İnsanlar)


