Fena hâlde uyduruk bir takvim bu...
Ama bizi cenderesinde sıkıp duruyor.
Söyleyin bakalım, yılın ilk gününe nasıl uyandınız?
Var mı bir fark?
Yok, değil mi?
Hatta biraz farklı bir iç daralmasıyla uyandınız...
Aldırmamıştınız ama medyaymış, eşmiş dostmuş havaya soktu; beklentiler, dilekler, vd.
Eh, sabahına da
anksiyetesi bastırıyor tabii...
***
Ya da Gazze mitingine gittiniz...
Göğsünüz cesur ve mutmain bir nabza teslim olmuş hâlde yaşadınız yılın ilk sabahını...
Fakat biliyorsunuz işte!
Filistin bir parça olsun ferahlamayacaksa...
Dünyanın takviminde içimize sinecek bir
"yenilik" olmayacak!
***
Hayatlarımızın değişmesi mi?
Öyle şeyler takvimlere hiç aldırmaz...
Ama birbirimize de pek söylemeyiz bunları...
Mesela
"sade insan"ın daha da sadeleşeceğini söyleyerek yeni yıl konuşmak zordur...
Konuşsak mı?
***
Dijitalleşen paranın irademizi sıfırlamaya kapı açtığını...
Haz peşinde koşturma kültürünün yükselişinin sıradan neşe kaynaklarımızı kuruttuğunu...
Maskeler ve muskalar arasındaki akrabalığı fark etmekte zorlandığımızı...
Yeni yılın ilk haftasından başlayarak dert etsek mi acaba?
***
Yapay zekâ şöyle, yapay zekâ böyle derken bu yıl hayatımızın başköşesine geçiverdiğini göreceğiz...
Yapay zekâ iş bulacak, yapay zekâ çalışacak...
Ya biz?
Orası biraz karışık işte!
Bu teknolojinin "vay canına!" dönemi geçti bile, toparlanın artık!
2026'nın ilk aylarında şu yapay zekâ meselesini ciddi biçimde konuşsak mı?
Geç bile kaldık.
***
Uzaktan alışveriş sitelerine bağımlı hâle gelmiş, canı sıkılınca bir mutfak bezi sipariş edip mutlu olduğunu sanan...
Banka uygulamalarına köle yapılan
küçük hayatlarımızı geçtim...
Dünyaya baksam ne fark edecek?
1 Ocak sildi mi savaşları?
2026 silecek mi?
Ne gezer!
***
Gelecek, gelecek, gelecek...
Dilimizden hiç düşmüyor.
Geldi çoktan...
Hem hep var mıydı gelecek?
Öte dünya vardı, mahşer vardı; hesap günü vardı...
Gelecek başka bir şey...
Birileri "geleceği kapitalizm keşfetti" demişti, haklıydı.
Asıl derdimiz bu...
Kurtulsak da şundan...
Günlük hayatımıza dönsek keşke!
***
NOT DEFTERİ
Garson masama yaklaştı. Çayınız. Afiyet olsun. Bu da simit. İki şeker. "Karıştır çayını zaman erisin." (ÖMER FARUK DÖNMEZ / Hamza)