Cumartesi Notları: Kompleksler ve kelimeler
Giriş Tarihi:
"Varlıklı Beyaz Türkler"in seçim meçim umurlarında değil...
Tezgâhları nasılsa tıkır tıkır işliyor...
Yeni işler, yeni hayaller kuruyorlar;yılın yarısını ne yapsak da yurtdışındageçirsek planlarına gaz veriyorlar; eş dostarasında yeri gelir, konuşuruz diye "YüzAdımda Yeni Sosyalizm" anlatan kitaplarokuyorlar; doların saltanatının yıkılmasındanbaşka hiçbir şeyden korkmuyorlarve yeni açılan "şef restoranlarında" rezervasyonyaptırarak hayatın tadını çıkartıyorve fonladıkları siyasi aparatlar yoluyla ortave alt sınıfları kışkırtıyorlar...
Bu tablo değiştiğinde...
Yani orta ve alt sınıf sekülerleristismarcılarıyla yüzleştiğinde...
Milletle aralarında organik bir bağfiliz verdiğinde...
Türkiye de esastan değişecek.
O zamana daha çok var!
***
Kültürel kompleksler ve onları sırtındataşıyan kavramlar zihinlerimizidelik deşik ediyor.Sosyal medyada yeni moda şu: Bir yerin yerlisinden, bir şehrin sakinlerinden söz ederken "lokaller" deniyor.
"Buraya lokaller geliyormuş" diyor genç kadın.
Sensin o yahu, sen!
Sanırsınız ki, İngilizce seyahat vlog'u çekiyor; oysa iki adım ötedeki semtten gelmiş ve arkadaşlarıyla sohbet ediyor.
***
Daha yirmi yıl önce saçma sapan ve marjinal tartışmalar olarak sınıflandırılacak şeyler popüler kültürün otoyolları olmaya başladı.
"İki cins vardır: Kadın ve erkek"dediği için Harry Potter'ın yazarı J.K. Rowling linç edilmişti, hatta ölümle tehdit edilmişti, malum.
Şimdi de hedefte korku edebiyatının ünlü ismi Stephen King var...
Trump döneminde "küreselci" gevezelikleriyle öne çıkan King şimdi kafasını duvarlara vuruyor.
Niye? Çünkü bir tweet'inde "erkekleringebe kalamayacağını" vurguladı.
Vay sen misin bunu diyen, adama hayatı iki günde zehir ettiler.
Geniş kitleler aktüel politika ve geçim kaygılarıyla meşgulken dünyanın zemini ayaklarının altından çekiliverecek...
Gidiş, o gidiş.
***
Futbol yorumculuğunu; hatta futbolla ilgilenmeyi bile bırakmış olmaktan öyle memnunum ki...Özellikle bugünlerde...
Çünkü son iki hafta bizim maçlara biraz daha yakından bakayım dedim, üzüldüm.
Bu kadar derme çatma bir sistemlegüçlü bir duygusal bağ kurmak olacakşey değil!
Solmuş, sararmış bir dünya bizim futbolumuz...
Öldürmeye kalksan, ölmez; yaşatmak için çırpınsan, o yataktan kalkmaz artık...


