Hikâyesi çok farklı bir final izledik. Çok değil iki sezon önce Fenerbahçe'nin U19 oyuncularını, "Topu taca atacağız" deyip, atağa geçerek yenip, Urfa'da, orta saha yuvarlağındakutlama yapan Galatasaray'dı. Kadroda çok değişiklikyok, Okan Buruk da kulübedeydi. Hava ve stat şartları bir tarafa, daha idmanda ter attığı transferleri ile dikildiler hesabı görmeye. Okan hocanın lige ambargo koyan ön taraf baskısını,kırdılar; geçtiler. Duran toplar dışında kendiceza alanlarında topa değdirmediler. Buruk ve ekibi, hiç bukadar çaresiz kalmamıştı. Kimin daha iyi hazırlandığı, istediği,farkını ve kalitesini koyduğunu gördük. Fenerbahçe sadece kupayı kazanmadı, bu galibiyet ile ligin patronu da oldu.
Guendouzi'nin takımı başkalaştırmasını bekliyorduk. Ama ilk maçında,sert rakibe karşı bu performansınsahibi olması, sonraki maçlarıtakımı adına nasıl kolaylaştıracağınıda gösterdi. Tedesco'nun rakibinbireysel yeteneklerini özel çalışması ilesildiğini de ekleyelim. Goller, 'anlarda'geldi ama gol olması gerekenbirçok atak girişiminde beceriksizlik, heyecan veyaacelecilik vardı.
Halil Umut Meler'in, takdir haklarını, baskı kurulduğu anda kurtarıcı rolüne büründüğünü, temas aldığı anda kendini yere atanların emrine girdiğini söyleyelim. Mustafa Denizli'nin geçmişte verdiği slogan bir demeç vardır; "Rakibi de hakemi deyendik"… Sadece sarı kartlarına bakın, ne dediğimi anlarsınız.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.