Erkan Tan
Erkan Tan

Kararlı hesap sorma süreci

Milyonları ilgilendiren mağduriyetin, kamuya yük olmadan giderilmesi gerekir. Yatırımcıların yatırdıkları paraların sadece borsadaki hisselerin satışından gelen para ile karşılanması, yaşanan mağduriyetin boyutu düşünüldüğünde yetersiz kalacaktır.

O yüzden bu manipülasyon sisteminde rolü bulunan şahısların, fon yönetim şirketlerinin ve bilerek ve isteyerek manipülasyonun parçası olup bundan menfaat elde eden borsa şirketlerinin başta sahipleri ve yönetim kurulu üyeleri ve üst düzey yöneticileri olmak üzere sorumluluğu bulunan herkesin malvarlığıyla bedel ödemesi sağlanmalıdır.

Kararlı bir hesap sorma sürecinin başlatılması çok mühimdir. Kimler doğrudan işin içindedir. Kimlerin ihmali vardır? Kimler şişmekte olan balonu görmezden gelmiştir? Kimler denetlememiştir? Yoksa bu iş iktidara yönelik içeriden kurulmuş bir tuzak mıdır?

Tahminim o ki; Recep Tayyip Erdoğan, bu finans krizinin kendisine bir komplo olarak dönmesini de engelleyecektir, ucu nereye dokunursa dokunsun, bu dolandırıcılığın hesabını mutlaka en sert şekilde soracaktır.

Görevlerini yapmayan ilgili yöneticilerin görevlerinden aflarını kendilerinin istemeleri ve Sayın Cumhurbaşkanımızın elini rahatlatmaları gerekir.

CHP MASKELİ SUÇ ÖRGÜTÜ

Terör devam ederken, PKK'nın siyasi parti maskeli adamları ile ittifak yapanlar, Terörsüz Türkiye hakkında terör örgütü ile pazarlık yapılıyor diye itirazlar ediyorlar. 2023 öncesi tüm PKK tepe yönetimi, CHP'ye oy istiyordu, CHP idarecileri, KHK'lıları göreve iade edeceğiz diyorlardı. CHP/PKK/FETÖ adeta ortaklardı.

"Hırsız var" diye bağırıyorlardı, en büyük hırsızlar CHP içinden çıktı. "Rüşvetçi" diye suçluyorlardı, rüşvetin bulaşmadığı CHP'li belediye neredeyse kalmamış.

"Tacizci" diye ahkâm kesenler, belediyelerde envai çeşit rezaletlerle karşımızdalar. Uyuşturucu testleri pozitif çıkmış. Kullanmadıkları alkol ve uyuşturucu türü kalmamış.

Milletvekilleri, Belediye Başkanları, il ve ilçe teşkilat yöneticileri birbirlerini gırtlaklıyorlar. CHP adeta bir suç örgütü olmuş! Bakalım milletimiz siyaseti bunlardan arındıracak mı?

İRAN DESTEKLİ HUSİ ZULMÜ

Yemen krizindeki asıl neden, Husilerin 2014'te İran desteğiyle meşru yönetime karşı yaptığı darbedir. Yemen halkı, topraklarını İran'ın üssüne çeviren bu dış bağlantılı asi gruba karşı haklı bir savunma mücadelesi vermektedir.

Filistin Alimleri Heyeti, Husilerle alakalı açıklama yayınladı: Gazze'ye destek olmak, kimseye Yemen halkına zulmetme veya onların kanını helal görme hakkı ve dokunulmazlığı vermez.

Siyonist işgale karşı direnmeyi emreden şeriat ile Müslüman'ın kanını haram kılan şeriat aynıdır. Filistin, Yemen'e zulmedilerek desteklenemez. Husi saldırıları, Türkiye'nin öncülüğünde gelişen Mekke İttifakına bir meydan okumadır, ittifakın yüzleştiği ilk ciddi sınav, İsrail'den değil Husi aracılığı ile İran cephesinden geldi. İran ve Husiler, Yemen'e hakim olursa Suudi Arabistan'ı da ele geçirirler. Ardından Arap Yarımadası, Fars Yarımadası haline gelir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin