Erdoğan’a değil millete düşman
Ertuğrul Özkök isimli Batı putperesti, Cumhurbaşkanımız ile ilgili iğrenç bir benzetme yaptı. Türkiye düşmanı küresel zihniyetin içimizdeki memurudur. Aklı, ruhu, kalbi Türk İslam medeniyetine ait değildir. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a, iktidara ve iktidarı destekleyenlere ayar veriyor.
Aslında bu ifadeleri ile Türk milletinin ezici çoğunluğunun iradelerine de hakaret etmiş oluyor... Neden mi...? Çünkü: Daha önce de yazdım. 25 yıl boyunca Başbakanlık, Yerel seçimler, Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve referandumlar yapılmış, yaklaşık olarak her iki yılda bir seçim olmuş, hepsinde partisinin başında lider olarak yer almış, rakipleri her defasında bütün imkanları ile ağızlarına geleni, yalan, iftira, tehdit ne varsa ifade etmişler, hatta bir tanesinde ABD Başkanı bile rakiplerinin yanında kendisinin aleyhinde açıkça tavır almış, hepsinde ezici farkla galip gelmiş. Yani 2 yılda bir güven de tazelemiş. Sen sev... Ya da sevme... Beğen ya da beğenme...
Gerçek bu hemşehrim..! Milletsiz iktidar seçeneklerine ise aziz ve asil insanlarımız asla izin vermiyor. Milletin ezici çoğunluğu AK Parti'siz ve Recep Tayyip Erdoğan'sız bir iktidar arzu etmiyor... Gerçi Ömer ÇELİK kitabın orta yerinden cevap verdi: "En yüksek demokratik meşruiyete sahip dünya liderlerinden olan Cumhurbaşkanımız ile insanlık suçu işlemiş bir diktatörü mukayese etmek zihinsel ve ahlaki bir sefalettir...."
MUHALİFLER PER PERİŞAN
Bu vesile ile Türkiye'de bir iktidar ve muhalefet mukayesesi yapalım. Cumhur İttifakı hala etkili, iri ve diri, aynen duruyor. Buna karşılık; siyaset sahnesinde karşımızda muhalif bir cephe ise kalmadı.. Akşener siyaseti bıraktı, Davutoğlu partisini fesih edip siyaseti bıraktı, Karamollaoğlu siyaseti bıraktı, CHP ikiye bölündü, rüşvet, yolsuzluk iddialarına adları karışanların hesap vermelerini ve CHP'nin temizlenmesini isteyenleri partiden ihraç ettiler.
Özel, İmamoğlu kuklası olarak başka parti kurdu. İkinci Atatürk dedikleri İmamoğlu; rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluktan hapse düştü.
Kazanmakla övündükleri belediyeleri, seçtikleri başkanlar ve atadıkları müdürler soyup soğana çevirdiler, birçoğu hapiste... Şimdi Cumhur İttifakı ve Recep Tayyip Erdoğan dışındaki bu insanlar mı memleketi etkili,verimli, uyumlu, ahenkli bir şekilde idare edecekler? İşte bu soruya milletin ezici çoğunluğu HAYIR cevabını veriyor...
DEVLET BUNLARA TESLİM EDİLİR Mİ?
AK Parti'ye geçince "pisliğe bulaşmış, AK Parti tehdit etti" diyorlar, yolsuzluktan içeri alınsalar "milletin iradesi gasp edildi" diyorlar. Belediye başkanları rüşvet, yolsuzluk, hırsızlıktan tutuklandılar.
Atadan, aileden CHP'li Belediye Başkanları bile iktidar tarafına geçti, partiniz ve seçmeniniz ikiye bölünüp parça pinçik oldu... CHP'yi iktidar yapacağız diye ortalığı ayağa kaldıranlar bugün, CHP ilk seçimde baraj altında kalıyor diye sevinç çığlıkları atıyorlar... Böyle bir manzarada Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı dışında bir ciddi seçenek var mı ki? Devletin ve milletin kaderi bu topluluğa teslim edilir mi ki?
MİLLETİN İRADESİ RÜŞVET Mİ?
Belediyelerde iğrenç işler çevirmişler/ çeviriyorlar... Orada da yine birbirlerini şikayet etmişler, itirafçılar anlatıyorlar: Çalmışlar, rüşvet yemişler, ihaleye fesat karıştırmışlar, hatta çıkar amaçlı suç örgütü kurmuşlar. Devlet ve yargı ne yapsın...? Aman onlara dokunmayalım, çalmaya devam etsinler; yoksa devlete kin besler, huzursuzluk çıkartırlar mı desin? Savcının mahkemeye sunduğu; alınan satılan mal mülke ait evrak, naylon fatura, haraç/rüşvet, MASAK raporları, para transferleri ile ilgili resmi belgeler bilgiler, HTS kayıtları, teknik takibe yakalanan görüntüler vesaire.. Söyleyin muhalifler bunları ne yapacağız?