CHP yolsuzlukların kalkanı
Silivri'ye 50 bin kişi getirmeplanı yapıp 2 bin kişiyi bilegetiremeyen CHP yönetimi rezil kepaze oldu... CHP seçmenleri mahkeme salonu önünde dev miting fikrine destek vermediler... Trakya ve Marmara seferber edilmesine rağmen tutuklu olanların ailelerini veyakınlarını saymazsak; Silivri'yegelen toplam 2 bin kişi bile yok. Partiyi, üyeleri ve tabanı yolsuzluk iddialarının kalkanı yapmak istiyorlar. Ekrem İmamoğlu bu ülkenin başına bela edilmiş bir şahıs... CHP yi de arkasına almış, devlete kafa tutuyor. Solun değerlerini sömürüyor...!
HESAP VER EKREM! CIVIKLIK YAPMA!
Mahkemelerde yargılandım. Savcılara, polise defalarca ifade verdim. Türkiye'de mahkeme salonunda "seyirci arkadaşları selamlama konuşması yapmak istiyorum" deyip kürsüye yürümek ve konuşmak diye bir usül asla yoktur/olmamıştır. Orası parti kongresi mi ki seyirciselamlama konuşması olsun! Otobüs de getirelim de miting de yap bari! Avukat, müvekkiline "bu talep hukuken mümkün değil, mahkeme reddeder ve bizi gülünç duruma düşürür" demiyor mu? Yargılamanın kendine özgü usul kuralları vardır. Herkese ve tüm Türkiye'de bu kuralların aynısı uygulanır. Hatta mahkemenin de nasıl davranacağı yasalarımızda bellidir. Mahkemeler kimsenin şov miting meydanı değildir. Sanığın kürsüde konuşacağı zaman, savunma sırası geldiği andır... Savunma mahkemeye karşıyapılır, seyirciye karşı değil...
Savunma yapmak istemiyor; şov yapmak, davayı sulandırmak, olay çıkarmak, provokasyon yapmak üzerine bir plan kurgulamışlar... Davayı; siyasi bir dava imiş gibi takdim etmek, olay çıkarmak, mağdur imiş gibi davranarak, algı operasyonları çevirerek kendi militan kitlesine yine yalan söyleyecek... Sanık, susmakla delilleri çürütemez... Mahkeme,sanık kendini savunmadı diyeberaat kararı vermez/veremez... Ekrem İmamoğlu'nun iddianamedeki belgeli deliller ve itiraflar için verilecek hiçbir cevabı yok mu? Üzerine atılı suçlar hakkında belge sunmayacak mı? Ortaya konulan iddiaları,esas üzerinde durarak, tek tekçürütmeyecek mi? Belli ki dava süresince daha pek çok çirkeflik yapacaklar.
BAŞKAN ERDOĞAN KARİZMASI
İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildi. Mühimmatın bazı parçaları Gaziantep'te boş arazilere düştü. Savaş genişliyor, saldırılar artık tek bir cephede kalmıyor; sonuçları ve maliyeti bölgenintamamına yayılıyor. Savaş, doğrudan Türkiye'nin sivil havacılık akışını etkileyen bir güvenlik sorunu haline geldi. Hürmüz hattında risk altına giren petrol akışı; bu savaşın maliyetini enerji fiyatları,sigorta, taşımacılık ve enflasyonüzerinden tüm bölgeye vehatta dünyaya yayma tehlikesivar. İran'da Ali Hamaney sonrası dönemde Mücteba Hamaney'in getirildiğinin duyurulması, rejimin savaş baskısı altında çözülmediği; aksine sert ideolojik omurgasını koruduğunu ortaya çıkarmıştır.
ABD, müttefikleriyle daha gerilimli bir psikoloji yaşıyor, kendi kamuoyunda da askeri operasyona destek zayıflıyor. Tahran'da sert çizgi korunuyor,Washington'da aleyhte siyasibaskı büyüyor, savaş devamediyor... Etrafımız savaş ile yanıp tutuşurken elhamdülillah ülkemizde huzur ve güven içindeyiz... Tam da böyle bir zamanda, devletimizinbaşında, tecrübesi, başarısı vekarizması ile Başkan RecepTayyip Erdoğan'ın, arkasındaCumhur İttifakı'nın görev yapıyorolması yüce ALLAH'ın Türkiye'yemüthiş bir ikramıdır...


