Son yıllarda Somali gündemimizden düşmüyor. Türkiye ile Somali arasında sıcak ilişkiler var. Somali tarihimizde izlerini gördüğümüz bir ülkedir. Osmanlılar, 16. yüzyıl boyunca Portekizliler'le mücadele ederek önce Arabistan Yarımadası'nda, daha sonra da Doğu ve Kuzey Afrika'da hakimiyet kurmaya çalıştılar. Cengiz Orhonlu, Ahmed Kavas, Muhammed Osman Salah ve Dahir Hussein Addawe'nin Osmanlı- Somali ilişkileri üzerine araştırmaları vardır. Ahmet Kavas'ın "Geçmişten Günümüze Afrika" ve "Osmanlı-Afrika İlişkileri" isimli kitaplarında Afrika'nın Osmanlı geçmişi hakkında birçok bilgi bulabilirsiniz.

Osmanlı donanması.
OSMANLI - SOMALI İTTİFAKI
Portekizliler, 1500'lü yılların başından itibaren Hint Okyanusu'nda ve Doğu Afrika'da sömürgeciliğe başlamışlardı. Portekiz donanması, 16. yüzyılın başlarında Sudan ve Somali kıyılarında ölüm saçtı. Haçlı gemileri kıyılarda bulunan Makdişu (1499), Berâve (1506) gibi Somali şehirlerini acımasız bir şekilde bombardımana tuttu. Portekizliler 1507'de Kızıldeniz'e ulaştılar. 1513'te ise Müslüman Sudan'ın merkezi olan Sevakin'e saldırdılar. 1517'de Adel Sultanlığı'nın başkenti Zeyla'yı ateşe verip, şehri yağmaladılar. 1518'de Adel'in en önemli limanlarından biri olan Berbera tahrip edildi.Portekiz korsanları, Aden Körfezi'ne yerleşerek Müslüman ticaret gemilerini yağmaladılar. 1520'de Adel Sultanı, başkenti Zeyla'dan Harar'a taşıdı.
Kanunî döneminden itibaren Osmanlılar Yemen'den başlayarak Doğu Afrika'da duruma müdahale ettiler.

Portekizliler, Afrika'daki yerli kabileleriyle.
Osmanlı imdada yetişmeseydi Doğu Afrika'da Müslüman kalmayacaktı. Habeş Eyaleti kurulmadan önce Yemen Beylerbeyi, Somali Emirliği'yle ilişki kurdu. Somaliler'e Silah ve bu silahları kullanmayı bilen askerler gönderildi. Osmanlı desteği Somali'de Habeş ve Portekizliler'e karşı yürütülen gaza ruhunu canlandırdı.
Somali, Etiyopya ve Cibuti'nin bir kısmında hüküm süren Adel Sultanlığı'nda Ahmed bin İbrahim Gurey (solak) lakabını taşıyan yeni lider ortaya çıkıp, 1527'den itibaren Habeşistan Krallığı'na cihad ilan etti. Ahmet bin İbrahim (Ahmed el-Mücahid/Ahmed el-Gazi/ Ahmed Gran/Ahmed Gurey) birçok yeri fethetti. Habeşliler, bu gelişmeler üzerine dindaşları Portekiz'den yardım istediler. İmam Ahmed de bu gelişmeler üzerine Yemen Zebid'deki Osmanlı valisinden yardım istedi. Zebid'deki Osmanlı paşası, 2.000 Arap askeri, 900 kişiden mürekkep tüfekçi birliği ile 10 top ve topları kullanacak topçuları gönderdi.

Cristovoa da Gama.
SOMALİ'NİN ŞEHİD HÜKÜMDARI
1541'de ise Portekiz gemileri ve askerleri geldi. Habeş Kralı Galavdevos ile müttefikleri 500 Portekizli askerin başında bulunan Vasco da Gama'nın oğlu Cristovoa da Gama 28 Ağustos 1542'de Alfa "walfa" vadisi yakınlarınada büyük bir yenilgiye uğradı. Savaşta Portekizliler'in çoğu öldü. Kurtulan Portekizliler, Galavdevos'un ordugâhına kaçtılar. Vasco da Gama'nın oğlu Osmanlı askerlerinin itirazına rağmen öldürüldü. Esir alınan 12 Portekiz askeri ile Cristovoa da Gama'nın başı Zebid'deki Osmanlı karargâhına gönderildi.
Ahmed el-Mücahid o kadar etkili olmuştu ki, İngiliz seyyah Burton seyahatnamesinde İmam Ahmed'den Habeşistan Hristiyan Krallığı'nı yıkmakla tehdit eden bir Müslüman Atilla diye bahseder.

Somali askeri.
Estevao da Gama, bölgede savaşan Hristiyanlar'a yardım etmek için 1542 yılının baharında Enrique de Vaskonsellush'un yönetimi altındaki küçük bir filoyu Kızıldeniz'e gönderdi. Ancak onun Masavva ve Sevakin kıyılarında asker indirme çabaları sonuçsuz kaldı.
İmam Ahmed, bu başarılardan sonra büyük bir hata yaptı. Osmanlı yardımlarını geri gönderdi. Osmanlı askerleri ve getirdikleri ateşli silahlar, zafer kazanmasındaki en önemli etkendi. Ahmed el-Mücahid savaşın kendi lehine bittiğini sanıp, meydanları terk edip, Osmanlı askerlerinin çoğunu Yemen'e geri gönderdi. İmam Ahmed, Osmanlı askerlerinin Zebid'e dönmesiyle, yalnız kaldı.
Habeş-Portekiz müttefik kuvvetleri, Şubat 1543'te Batı Begemder'deki Voyna Dağı savaşında İmam Ahmed ordusuyla yeniden karşı karşıya geldi. İmam Ahmed, Portekizli bir nişancı tarafından yaralandı ve bu yaradan dolayı şehid düştü. Oğlu Muhammed de esir alındı. Ahmed el-Mücahid'in yanında savaşan 40 yeniçeri de savaşta şehid düşmüştü. Liderlerini kaybeden Somali Emirliği'nin ordusu dağıldı. Artık dengeler değişmişti. 14 yıllık Müslüman hakimiyeti, adete bir gecede çökmüştü.
Habeş Kralı Galavdevos, İmam Ahmed'in şehid edilmesinden sonra kaybettiği toprakları birer birer geri aldı. Portekiz- Habeş ilişkileri gelişti. Cizvit misyonerliği Habeşistan kilisesi eliyle her tarafa yayıldı. Habeşliler ele geçirdikleri bu üstünlükle küçük Müslüman emirliklere boyun eğdirdiler.
AHMED EL-MÜCAHİD'İN İNTİKAMI ALINDI
Doğu Afrika'da Portekiz- Habeş ittifakı gelişirken, başka bölgelerle ilgilenen Osmanlılar, Portekiz tehlikesinin artması üzerine 1550'lerden itibaren yeniden Hindistan ve Doğu Afrika'yla ilgilenmeye başladılar. Arka arkaya Hint seferleri yapıldı.
Özdemir Paşa, 1554'te Habeşistan seferine çıktı. 1555'te Habeş Beylerbeyliği kuruldu. Osmanlılar'ın Habeş kralının topraklarını fethedip, Somali sınırına kadar ulaşması Somali Müslümanları için önemli bir gelişme idi. Habeş-Portekiz işbirliğine karşı Somaliler'in mücadelesine Osmanlılar da katıldı. Habeş Beylerbeyi, Habeş kralı ile yaptıkları savaşlarda, Somali Emirliği'yle işbirliği yaptı.

Ahmed el-Mücahid.
Kanunî, 1555'te Sultan Özdemir Paşa'yı yeni kurulan Habeş eyaletinin beylerbeyi tayin etti. Özdemir Paşa, Osmanlı hâkimiyetini Afrika'nın kuzeydoğu kısmına yaymayı başardı. Masavva'yı eyaletinin başkenti olarak seçti. Babü'l-Mendeb Boğazı'nın her iki kıyısını da ellerine geçiren Osmanlılar burayı Portekizliler için kapattılar. Ahmed el- Mücahid'in yeğeni Nureddin bin Mücahid'e yardım edildi. Portekiz ve Habeşliler mağlup edilip, Ahmed el-Mücahid'in şehid düşmesine sebep olan Habeşistan Kralı 1559'da öldürüldü. Kafası Nureddin bin Mücahid'in emriyle Harar şehrinin giriş kapısındaki direğe asıldı. Babasının ölümünden sonra Habeş Beylerbeyliği'ne tayin edilen Özdemiroğlu Osman Paşa da bölgede Osmanlı hâkimiyetini genişletti. Hristiyanlar karşısında gerileyen Müslümanlar, Osmanlı yardımıyla tekrar kuvvetlendiler. Eritre ile Sudan Müslümanlar'ın eline geçti ve bu bölgelerdeki Hristiyan hâkimiyeti sona erdirildi.
Habeş Eyaleti, zamanla Doğu Afrika'daki Mombasa'ya kadar uzanan ve bugünkü Sudan'ın bir kısmı ile Cibuti, Eritre, Etiyopya ve Somali'yi içine alan bir beylerbeylik haline geldi. Osmanlılar, Habeş Beylerbeyliği'ni tesis ettikten sonra Doğu Afrika'da hâkimiyet kurmuşlardı.
Habeş Eyaleti, Osmanlılar'ın Doğu Afrika'da ulaşabildikleri en geniş sınırlardı. Ancak Osmanlılar, bölgenin tamamını bu beylerbeyliğe bağlamadılar. Adel, Funcistan ve Yukarı Nubiya, Habeş Eyaleti'ne dahil edilmeyip, Osmanlı'ya tâbi Müslüman sultanlıklar olarak kaldılar. Bu sultanlıklar ise bölgede İslamiyet'i yaydılar.