Çakıl taşları….
Her ne kadar 'Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun' denilse de çoğunluğun 'Terörsüz Türkiye Kanunu' olarak isimlendirdiği çerçeve yasanın, 467 milletvekilinin 'evet' oyuyla Meclis'ten geçmesi, çok güzel bir gelişme.
Kanun, on yıllardır ülkemizin başını ağrıtan terör meselesinin bitirilmesine yönelik önemli bir aşama. Bunun için 'hayır' diyen 87 ve 'çekimser' oy kullanan 7 milletvekilinin dertlerinin ne olduğu, zihinleri meşgul eden bir husus.
PKK terör örgütü ile bağlantısı açık ve net iken, HDP'yi 2023'de Altılı Masa'nın ortaklarından birisi kabul eden ve 2024 mahalli seçimlerinde de Kent Uzlaşısı adı altında DEM Parti ile iş birliği yapanların, terörü bitirecek adımlar konusunda ikircikli davrandıkları görülüyor.
Gerek Altılı Masa ve gerekse Kent Uzlaşısı dönemlerinde tam olarak nelerin yaşandığı, duruşmalar sürecinde herhalde gündeme gelecektir. Rüşvet, yolsuzluk ve benzeri suçlamalar yanında, görevlerinden terör bağlantıları sebebiyle alınan belediye başkan ve yardımcılarının duruşmalarında nelerin ortaya çıkacağı, şimdilik belirsiz.
Özellikle Kent Uzlaşısı adı altında yürütülen faaliyetlerin neleri kapsadığı ve bu arada mesela siyasi hareketi yönlendirmesi için terör örgütüne külliyetli miktarda para aktarılıp aktarılmadığı, şimdilik muamma.
DEM Parti'nin sürece uyum sağlaması ile terör örgütünün sağlayabileceği siyasi destekten mahrum kalacaklarını bilenlerin, başından beri Terörsüz Türkiye sürecinden hoşlanmadıkları bir sır değil.
Türkiye'nin varlığı, birliği, üniter yapısı gibi konularda tartışmalı açıklamalar havada uçuşurken, oy kaygısı ile terör örgütü güdümündeki siyasi hareketle kucak kucağa olanların, süreci baltalayabilmek için her yolu denedikleri biliniyor.
Terörsüz Türkiye ile ilgili kanuna verilen 'evet' oylarının çokluğunun, istemeyenler tarafından af iddiasıyla AYM'ye götürülmesi ihtimalini ortadan kaldırması, önemli.
Verilen 461 'evet' oyunun milletimizin kahir ekseriyetinin görüşünü yansıttığı çok açık iken, 'hayır' denilmesini savunanların, 'yüzümüzü millete dönelim' sloganını kullanmalarının, acemiliklerinden mi yoksa kifayetsizliklerinden mi kaynaklandığı, araştırılması gereken bir husus.
Devlet imkanlarından hortumlanan paralarla CHP'yi satın alma girişimleri başarısızlığa uğrayanlarca kurulan Yeni Parti'den yasaya gelen 'evet' ve 'hayır' oyları, Özgür Özel açısından tam bir 'dakika bir, gol bir' durumu.
Kendisi 'evet' derken, 'hayır' diyecekler için uydurduğu 'temsil ettikleri toplumsal kesimlerin hassasiyetine göre oy verecekleri' bahanesi de, aynı il milletvekillerinin farklı oyları sebebiyle Özel'in acizliğine delil oldu.
Terörsüz Türkiye yolundaki çakıl taşları arasında bulunan 'Çekimserler' konusunun, milletimiz tarafından not alındığını bilmek, yeterli.