Ekrem Kızıltaş
Ekrem Kızıltaş

Ağzını büzüşünden…

Hakkında soruşturma başlatılan Ertuğrul Özkök'ün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı İspanya'nın eski diktatörü Franko ile mukayese edip etmediği, arık Yargının konusu.

Siyasi hayatı seçim başarıları ile dolu Cumhurbaşkanımızı, 30 yıllık iktidarında bir kez bile seçime girmeyen Franco gibi bir diktatörle birlikte zikretmenin karşılığının ne olacağına Yargı karar verecek.

Diğer söyledikleri bir yana, Özkök'ün sözlerinin asıl dikkat çeken kısmı şurası: 'Bugünkü rejim Türkiye'de Tayyip Erdoğan'ın kişiliği üzerine dizayn edilmiş ve onun kişiliği ile geçerli bir rejim. Bu rejimi Türkiye'de böyle taşıyacak başka ikinci bir insan yok ve uzun süre de olamaz.'

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yerine bir gün Parlamenter Demokrasiye dönüleceği ümidini yansıtan bu sözler, Özkök ve benzerlerinin vaktiyle tadını çıkardıkları eski günlere olan hasretlerinin ifadesi.

Parlamenter sistemde olunsaydı, mesela Kovid salgını ile mücadelede başarı sağlanabilir ya da Asrın Felaketi'nin yaraları bu kadar çabucak sarılabilir miydi gibisinden soruların cevapları, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin avantajlarını teslim etmek açısından, önemli.

Ancak, milletimizin yaşadıkları ile ilgilenmedikleri için, Özkök ve aynı zihniyettekiler için önemli olanın vaktiyle parlamenter sistem sayesinde sahip olabildikleri imtiyazların takipçileri tarafından da kullanılabilme ihtimali olduğu, unutulmamalı.

Özkök gibilerin imtiyazlarını tepe tepe kullandıkları eski günler, milletimizin kahir ekseriyeti için kabus gibi olsa da Özkök ve çevresindekiler açısından çok güzel (!) günlerdi, malum.

Başbakanları pijama ile karşılayan, başkalarının rüyalarında bile göremeyeceği ballı teşvik ve kredilere rahatlıkla ulaşabilen patronları ile beraberce hükümetler kurar, hükümetler yıkarlardı.

Düşük faizle aldıkları kredi ve teşvikleri aynı gün iki misli yüksek faizle bankalara yatırmak, patronlarının yaptıkları ticaretin ana kalemiydi. Devlet kasasına uzanan hortumlarını kesmeye kalkışanları can düşmanı bilir, onları itibarsızlaştırmak için akla hayale gelmedik iftiralara başvuran medya organlarını, son çare olarak 'orduyu ihtilale hazırlamak' için devreye sokarlardı.

Parlamenter demokrasinin kırılgan yanlarını çok iyi kullanır, paçaları zaten kirli olanlara yönelik tehdit ve şantajlarla istedikleri neticeleri kolaylıkla alırlardı. Gerektiği hallerde, asılsız iddialarla köşeye sıkıştırdıkları temiz isimleri de istediklerini yapmaya zorlamaktan çekinmezlerdi.

Milletimizin değerleri ile ölümüne kavgalı olan bu güruhun temel anlayışının, 'demokrasi, bizim dediklerimiz olduğu sürece güzeldir' olduğunu hatırlatmaya bile gerek yok.

Son olarak, söylediklerinin Cumhurbaşkanına hakaret olup olmadığı soruşturulacak Ertuğrul Özkök denince, 'ağzını büzüşünden Ömer diyeceği belliydi' sözünün akla geldiğini de not edelim…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin