Ekrem Kızıltaş
Ekrem Kızıltaş

Ahbap balonu fena patladı!..

Selim, selam vererek yanlarına oturan Melih Bey'e:

- Hoş geldin ağabey, bir haftadır Ahbap ve Haluk Levent'i konuşuyoruz. Nedir bu

olayın aslı?..

- Birilerinin şişirdikleri bir balonun patlaması. Ahbap, yani tam ismiyle Anadolu Halk ve Barış Platformu denilen yapı, önce birtakım sosyal yardımlaşma faaliyetleri için oluşturulmuş. Haluk Levent ve yakın adamları tarafından 2017'de dernekleştirilmiş. Esas bilinirliği 6 Şubat 2023 depremleri sonrasında oldu. O dönemde başta AFAD ve Kızılay olmak üzere devlet kurumlarını itibarsızlaştırmak isteyenler tarafından şişirildikçe şişirildi ve netice olarak da patladı… Mehmet:

- Dernek olarak 2017'den beri faaliyette olduğuna göre denetlenmemiş olması, biraz tuhaf değil mi?..

- Denetlenmemiş değil. Ancak yardım kampanyaları düzenleyen değil, kabul ettiği bağışlarla faaliyet yapan bir kuruluş olduğu için daha çok teknik düzeyde denetlenmiş. Kampanya düzenlemiş olsaydı, devlet de işin içine girer ve başından sonuna kadar bütün aşamaları kuruşuna kadar takip ederdi. Bağışla çalışan kuruluşların denetlemesi genellikle ne kadar para girmiş, ne kadar çıkmış; faturaları ve makbuzları var mı soruları ile sınırlı. Bağımsız denetlemeyi de arzu edildiği şekilde raporlar veren bir kuruluşa yaptırmış Ahbap. Devletin radarına girmesinin sebebi ise derneğin üst düzey yöneticilerinin hesaplarındaki olağan dışı hareketlilik. Araştırılınca bütün rezillikler ortaya döküldü… Mustafa:

- Deprem günlerinde 'Devlet yok, Ahbap var' sloganlarını tekrarlayıp duran muhalif kesimin şimdi 'biz Haluk Levent'in ne mal olduğunu zaten biliyorduk' moduna girmelerine ne diyeceğiz?..

- Ne mal olduğunu bildiklerini iddia ettikleri Haluk Levent ve Ahbap'ı devlet kuruluşlarına ve yardımla uğraşan diğer kuruluşlara alternatif olarak öne sürenlerin şimdi pişman gözükmelerine aldanmamalı. O zaman da devlete, hükümete, Cumhurbaşkanımıza ve AK Parti'ye olan husumetleri ile hareket ediyorlardı. Husumetlerinde bir değişiklik yok. Vaktiyle işlerine yaradığı için kullandıkları Ahbap'ı, artık rezillikleri afişe olduğu için çöpe atıyorlar sadece… Remzi:

- Merak ettiğim, yardımlarımızı Ahbap üzerinden yapalım diyenlerin bu kuruluş aracılığıyla yardım yapıp yapmadıkları...

- Gerçekten yardım yapıp yapmadıkları, bir soru işareti. Ancak eğer yardım yaptılarsa da güvenilmez olduğunu iyi bildikleri birisinin derneği üzerinden yapmamışlardır… İhsan:

- Benim kafama takılan esas soru, Ahbap'ı yardım konusunda tek adres göstermeye çabalayanların bu işten çıkar sağlayıp sağlamadıkları. Kurucusunun karşılıksız çek senet gibi konularda kanunla başının dertte olduğunu, bu sebeple birkaç kere hapse düştüğünü ve kumar hastası da olduğunu bilenler, yardım için orayı adres gösterdilerse bu işte bir bit yeniği olmalı…

- Haklısınız. Ancak, konu henüz taze. Soruşturma derinleştikçe bu konuda da bilgi sahibi oluruz. Dernek yönetimindeki kişilerin para hareketlerine bakılırsa oldukça karmaşık ilişkiler söz konusu. Sanal bahis için on milyonlar, yüz milyonlar harcanmış. Dernek çeşitli şekillerde kefaletlere konu edilmiş, edinilen mülkler başkalarına ve oradan da başkalarına devredilmiş… Mehmet:

Laf çok icraat yok!..

- Meselenin esası yardım olduğuna göre, Ahbap'ın yaptığı yardımlardan ne haber?..

- Zurnanın zırt dediği yer tam da burası. Deprem günlerinde birilerince sürekli şişirilen Ahbap'ın en önemli vaadi, bölgede 426 konut yapma sözü. Ancak, şu ana kadar sadece kaba inşaatı bitirilebilmiş ve çürümeye terkedilmiş 246 konuttan başka yaptığı şey yok. Yok dedikleri devletin yaptığı konut sayısı ise 456 bin. Depremde Kızılay'ın ilgili kuruluşundan satın aldığı çadırlarla gündeme gelmiş ve aslında problem edilmemesi gereken bu konu üzerinden Kızılay'a yüklenilmişti. Apbap'ın depremde yaptığı rivayet edilen en önemli iş çadır temini. Bunun sayısı da en fazla 8 bin. O günlerde Ahbap tarafından yapıldığı söylenenlerin delili ve şahidinin olmayışı bir başka problem. Bin TIR dolusu içme suyu gönderdikleri iddiası da hayal ürünü… Selim:

- Depremin ilk günü, insanları enkazdan kurtarma çalışmaları sürerken, baraj patladı iddiasını ortaya atıp Hatay'daki faaliyetlere ara verilmesine sebep olan Oğuzhan Uğur da gözaltına alındı. Konu ile onun ne alakası var acaba?..

- Ahbap lehine oluşturulan algının önemli ayaklarından birisi de adı geçenin video yayın yaptığı Babala TV idi. Yardımları yönlendirmekle kalmayıp, kuruluşları adına gelen paraları Ahbap'a aktarma yanında yurt dışından gelen külliyetli miktarda paralardan bahsediliyor… Mehmet:

- Hatay'da baraj patladı yalanı sebebiyle ceza alması beklenirken kurtulmuştu. Bu defa paçayı kurtaramaz inşallah. Uydurduğu yalan sebebiyle arama kurtarma çabalarına ara verilmiş ve belki de onlarca hatta yüzlerce insanın enkazdan kurtarılmasını sağlayacak çalışmalar saatlerce durmuştu… Mustafa:

- Benim anlamadığım, bu insanların kendilerini ne zannettikleri ve Devleti karşılarına alabilecek kadar nasıl pervasız olabildikleri?..

- Ya kripto kimlikli ya da birilerince ustalıkla devşirilmiş kişiler bunlar. Kesin olan, kendilerini bu ülkeye ait hissetmedikleri ve devlet konusuna bizim gibi bakmadıkları. Deprem günlerinde devleti itibarsızlaştırmak, yapılanları yok göstermek, çalışmaları zorlaştırmak ve benzeri melanetlerini sadece muhaliflik ile açıklamak mümkün değil… İhsan:

- Vaktiyle Ahbap ve Haluk Levent'i öne çıkarıp devletin yaptıklarını itibarsızlaştırmaya çalışanların şimdi pişman olmaları, fena bir gelişme değil. Ama o dönemler insanları bu kuruluşa yardım yapmaya yönlendirmiş olmanın bir bedeli olmayacak mı?..

- Sanıyorum bu işi iyi niyetle yaptıklarını söyleyip sıyrılmaya çalışacaklardır. Tabii o günlerde aralarında organik bir bağ var ise ve bu sebeple akçalı bazı ilişkiler olmuş ise iş değişir. O zaman 'Devlet yok, Ahbap var' sloganları atanlar yardım ve yataklık sebebiyle soruşturmaya dahil edilirler. Bekleyecek ve göreceğiz… Mehmet:

- Zararın neresinde dönülürse kardır. Bu durumda vaktiyle Ahbap için çabalayan ve şimdilerde aslında Haluk Levent'in ne kadar güvenilmez olduğunu biliyorduk demeye başlayan Uğur Dündar, Fatih Altaylı, Gülben Ergen ve benzeri bazı isimlerin ne kadar basiretsiz oldukları bir kez daha anlaşılmış oldu, en azından…

- Ahbap olayından alınması gereken dersler çok. Güya muhalif geçinip, doğrudan devleti hedef alan faaliyetlere imza atanlar konusunda hepimizin daha dikkatli olması belki de ilk sırada. İnsanımızın hak etmediği halde saygı duydukları bazı kişilerin gazına gelip, yardımlarını Ahbap gibi ne idüğü belirsiz kuruluşlar aracılığıyla yapmaya çalışması, keza. Geçmişinde bir sürü çek senet dolandırıcılığı olan birisinin yardımlaşma ile uğraşacak bir derneğin kurucusu olabilmesi de, mevzuatımızda gözden geçirilip düzeltilmesi gereken yerler olduğunu gösteriyor.… İhsan:

Unutmayacak, unutturmayacağız!..

- Bu arada 15 Temmuz'un 10. Yılını da idrak ettik, şükür. Bu sene kutlamalar daha bir güzel oldu galiba?..

- Hakikaten, 10. Yılı olduğu için bütün yurtta bir hafta boyunca 15 Temmuz darbe girişimine karşı milletimizin şahlanışının 10. yılını kutlama programları yapıldı. Cenab-ı Hakk'ın lütfuyla atlattığımız badirenin büyüklüğü konusundaki bilgilerimizi daha da detaylandırdık böylelikle… Mustafa:

- O zaman ve sonrasındaki yaşananları bildikleri halde hala o alçak yapıya bağlı olanların varlığı, düşündürücü değil mi?..

- Tabii ki düşündürücü. Ama öyle kandırılmışlar ki, o ihanet hareketi mensuplarından kaçabilenlerin, 10 yıldır başta ABD olmak üzere Türkiye konusunda kötü emelleri olan Batılı devletlerin kucağında oturmasını bile dert etmiyorlar… Mehmet:

- İnsan sadece bu hususu düşünse aklı başına gelir, hakikaten. Bu milletin ve memleketin lehine bir hareket olsalardı, ABD'nin ve diğer ülkelerin kendilerine destek olmayacağını çocuklar bile anlayabilir…

- ABD ve diğer Batılı ülkelerde bulunan FETÖ kaçaklarının, ülkemizin aleyhine her konuda başı çektiği, açık. Türkiye'yi işgal girişimi olan 15 Temmuz 2016'da milletimizin şamarını yiyen FETÖ kalıntılarının, çeşitli ülkelerin kucağında oturmaları ve halen onların menfaatlerini savunmaları, ne tür bir melanete alet olduklarının açık ispatı... İhsan:

- Evet, bugünlük de bu kadar diyelim ve Cenab-ı Hakk bizi bir daha 15 Temmuz benzeri şeylerle karşılaştırmasın duasıyla sohbetimizi noktalayalım…

- Amin…

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin