Ekrem Kızıltaş
Ekrem Kızıltaş

Demeseydi iyiydi...

Türkiye söz konusu olduğunda Batı medyasının bakış netliğinin yerini şaşılığın aldığı herkesin malumu.
Zaman zaman şaşılığı da geçip körlük noktasına ulaşan bu tavrın temel sebebi, Batılı medyanın sahibinin sesi olması.
ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, Avusturya, İspanya, Yunanistan, İsrail, vs... Batılı ülkelerin yayın organlarındaki çıkan Türkiye ile ilgili haberlerin çoğu gerçeklerle tamamen alakasız iken bunlara dayanarak yapılan yorumların tamamı da kasıtlı metinlerden oluşur.
Temel olarak objektifliği esas almaları gereken Batılı medya organlarının debelendikleri rezilliğin en vahim tarafı ise burunlarından kıl aldırmaz tavırlarından zerre kadar taviz vermeyişleridir.

Batı'nın menfaatlerini önceleyen ve buna yarayabileceğini düşündükleri malzemeler bulmakta ya da oluşturmakta mahir kripto kimliklilere ek olarak çeşitli şekillerde içimizden devşirdikleri ekiplerle çalışmak, Batılı medya kuruluşlarının başlıca avantajı.
'Olmadığını' iddia ettikleri 'basın ve ifade özgürlüğünü' tepe tepe kullananların, Türkiye'de rahatlıkla yapabildikleri birçok şeyi hizmet ettikleri yayın organlarının ait olduğu ülkelerde akıllarından bile geçiremeyecekleri, altı çizilmesi gereken hususlardan.
Başka ülkelerde yaşayıp kendilerine hizmet eden hainleri iyi besleyen Batılı ülkelerin içlerindeki hainleri bir şekilde yok ettiklerini söylemek bile gereksiz.

Kimlikleri sebebi ile ya da devşirildikleri için Batılılara uşaklık etmek durumunda kalanlardan ne kadarının aslında tam bir 'beşinci kol faaliyeti' yapmakta olduklarının farkında oldukları, ciddi bir merak konusu. Daha anlaşılabilir hale getirmek gerekirse, Batılı medya organlarına devletimiz aleyhinde kullanabilecekleri malzeme bulan ya da oluşturanların, yaptıkları ile ülkemize ihanet ettiklerini düşünüp düşünmedikleri ciddi bir problem.

Bazılarına sıkıcı gelebilecek bu girizgah, mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı'ndan uzaklaştırılan Özgür Özel'in ABD Newsweek dergisindeki yazısı ile ilgili. Seçilerek ya da hortumlanan kamu imkanları ile 'seçtirilerek', bir ara ana muhalefet partisi genel başkanlığı yapan Özel'in makalesinin en sıkıntılı tarafı Batıyı, Batılı ülkeleri, Avrupa Birliği'ni ve NATO'yu merkeze alıp, Türkiye'ye ise sadece bir figüran rolü biçmiş olması.
Makalesindeki "Bugün Türkiye'de yaşananlar sadece demokrasiyi önemseyenleri değil, aynı zamanda Avrupa'nın, NATO'nun, Karadeniz bölgesinin, Doğu Akdeniz'in ve Orta Doğu'nun uzun vadeli istikrarını önemseyenleri de endişelendirmelidir." cümlesi, Özgür Özel'in öncelikleri arasında ülkemizin kaçıncı sırada olduğunu sormayı gerekli kılıyor.

Batı ile ilgili her konuda kompleksli tavırları hatırlandığı için, uzaklaştırıldığı ana muhalefet liderliği koltuğuna tekrar uzanmaya çabalayan Özel'e, 'işte bunu demeyecektin!' demenin faydası yok. Ama demeseydi iyiydi...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin