Sel gider kum kalır...
İRAN'A yönelik ABD ve İsrail saldırıları ile başlayan savaş bir ayı geride bıraktı. Ateşkes olabileceğine dair bazı emareler var. Ancak, İsrail sebebiyle sürecin uzama ihtimali daha yüksek.
Savaşın, İran'a, ABD üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerine ve tabii ki İsrail'e verdiği doğrudan zararlar, işin sadece bir yönü. Enerji ticareti açısından kilit önemdeki Hürmüz Boğazısebebiyle akaryakıtfiyatlarının küreselçapta yükselmesisürerse, savaşındolaylı etkilerininbütün Dünyanın canınıyakacağı, tartışmasız.
ABD ve İsrail'in İran'a haksız ve hukuksuz bir şekilde saldırısı, konunun temeli. İsrail'i hem de ummadığı şiddette füzelerle vurmayı sürdüren İran'ın, bir yandan da ABD üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerine yönelik misillemelerde bulunması, tartışmalı bir konu.
Doğrudan tehdit oluşturup oluşturmadığına bakmaksızın ABD üslerini vurması makul karşılanan İran'ın, ilgili ülkelerdeki sivil hedefleri vurması, sürecin bundan sonrası açısından ciddi bir problem.
Belki daha çok algıya dayalı olsa da Körfez ülkelerindeki ABD üslerinin varlıksebeplerinden birisiolan İran'ın, bu üslerinyanında 'sivil' hedefleride vurması, kaçınılmaz olarak 'ya sonra?' sorusunu akla getiriyor.
Savaş sona erdiğinde komşuları İran'la ilişkilerini makul düzeye taşımaları beklenecek Körfez ülkelerindeki sivil hedeflerin vurulmasının sonrasında işleri iyice zorlaştıracağı, çok açık.
Çeşitli şekillerde kamufle edilmeye çalışılsa da bölgedeki bütün ülkeler açısından temel problem, İsrail saldırganlığıdır. Geçiciolarak berabermişgibi gözüktüğü ülkelerde İsrail açısındanpotansiyel birerdüşman.
İran'ın vurduğu iddia edilen bazı hedeflerin İsrail tarafından vurulduğunun ortaya çıkması da gösteriyor ki, İsrail sadece İran'ı değil, halkı Müslüman bütün ülkeleri tehdit olarak görmekte ve zayıflatmaya çalışmaktadır.
Kara harekatı yapıp yapmayacağı tartışılan ABD'nin, İran'ın nükleervarlıkları ya da enerjimerkezlerini hedef alansınırlı operasyonlaryapma ihtimalinin ağır bastığı günlerdeyiz.
Netice olarak savaşın bir şekilde sona ereceği ve ABD'nin şu veya bu şekilde defolup gideceği, söylenebilir. Benzerlikleri çok olmasa da Afganistan, Irak ve Suriye örnekleri bunu gösteriyor.
İran'ın katledilen Dini Lideri Ali Hamaney'in 12 Gün Savaşı sonrasında söylediği gibi; 'İsrailsadece İran'ın değil,İslam ülkelerinintümünün problemi'.
İsrail'e göre her biri birer 'öteki' olan ülkelerin bunu kabul edip etmedikleri ise önemsiz.
Sel gidip kum kaldığında, yani savaş bittiğinde İran ve bölge ülkelerinin hala birbirlerinin yüzüne bakabilecek halde olabilmeleri, bu açıdan çok önemli...
CumhurbaşkanımızRecep Tayyip Erdoğanve Dışişleri BakanımızHakan Fidan'ın, bilinenve bilinmeyeni ilesahadaki girişimleri yanında konu ile ilgili açıklamaları, ülkemizin bu konudaki hassasiyetinin gereği...


