Geçmiş ola!..
CHP'nin Cumhurbaşkanlığı Sistemi ile ilgili akla hayale gelmedik yalanlarla dolu muhalefetinin sebepleri konusunda eksik kalan bir şeyler var gibi.
Ana muhalefet partisinin, neticeolarak başarılı olamayacağını bilebile haddinden çok fazla yalanabaşvurması, pek hayra alametdeğil çünkü. İleri sürülen iddialarınbir şekilde sağlamasınınyapılacağını biliyorlardırherhalde.
Mesele, referandumdaçıkacağı kesin olan'evet'in CHP açısındanciddi sıkıntılardoğuracak olmasıile ilgili sanki. Ve busıkıntı parti içindeyaşanabilecekdeğişikliklerden öteanlamlar içeriyorolmalı. Yoksa,taraftarları neise ama, kalanitibarlarınıda toplumun geneli nezdinde yerle biredecek söylemlerden kaçınırlardı.
Sadece Kılıçdaroğlu değil,CHP'nin çelik çekirdeğini oluşturanisimler de yalanlardan medet umarhaldeler. Referandumun bir son değil,yeni bir hale geçiş olduğu düşünülürse,bu keskin tavır anlamsız geliyor.
Hükümet Sistemi değişikliğine yaklaştığımız şu günlerde, yakın dönemde yaşananlar da hatırlandığında konu belli ölçüde billurlaşıyor aslında.
Yeni sisteme geçildiğinde,kendi görüşlerinden birisininCumhurbaşkanı seçilemeyeceğininfarkında CHP'liler. Bunun sağlaması,2014'te yapılmıştı çünkü.
Ağustos 2014'te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde tam olarak kendileri gibi düşünmeyenve hatta ismini bile doğru dürüsttelaffuz edemedikleri bir adaya mecbur kalmıştı CHP'liler. Yıllarca istediklerini seçtirmiş bir zihniyet, halka biraz daha yakın olduğu düşüncesiyle, aslında benimsemediği bir adayın ardına düşmüştü o zaman.
Cumhurbaşkanı'nın doğrudan halk tarafından seçilmesi, onlar açısından çok önemli bir kayıptı. Ancak Cumhurbaşkanlığı HükümetSistemi'ne geçiş, o kaleninilanihaye kaybı manasına geliyor.
Bu ülkenin insanı ve onların değerli ve kutsal bildiği hemen her şeyle kavgalı bir yapının, milletimizin çoğunluğunun teveccühünü kazanabilmesi hayal bile edilemez çünkü.
Eski güzel günler(!)
Ümit fakirin ekmeği demişler.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişe mani olabilirse şayet, o eski güzel günlere tekrar dönebilmenin hesabını yapıyor olmalı CHP.
Cumhurbaşkanının doğrudan halktarafından seçilmesi uygulamasınason verip, tekrar Meclis tarafındanseçilmesini sağlamayı hayalediyorlar yani.
Vesayetin kalesi olarak gördükleri Cumhurbaşkanlığı makamına istedikleri kişileri seçtirmeyi şöyle veya böyle başarabiliyorlardı geçmişte. İstedikleri olmayınca da çeşitli atraksiyonlarla kriz çıkarıyorlardı.
Rahmetli Turgut Özal tarafındankırılan vesayet zincirinin halkalarını,sivil olsa da gerektiğinde askerden dahaasker olabilen Demirel döneminde tekrarbirbirine bağlayanlar, A. Necdet Sezer'inCumhurbaşkanlığı döneminde oldukçamutlu ama düşünceliydiler.
2007'de tek başına iktidarda olan AKParti'ye, adayı kim olursa olsun,cumhurbaşkanını seçtirmeme kararıalıp 367 saçmalığı ve ardından e-muhtıraolayını tezgahlayanlar, Cumhurbaşkanınındoğrudan halk tarafından seçilmesikararı ile sonuçlanacak yolu açtıklarınıdüşünmüyorlardı muhakkak. Yaptıklarınınhangi sonuçlara yol açtığını görmüşoldular.
O zamanlar dik durup, herkese vazifesini hatırlatmış ve meseleyi kökünden halledecek formül olarak da, cumhurbaşkanının doğrudan milletimiz tarafından seçilmesi ile ilgili değişikliği hayata geçirmişti AK Parti.
Şimdi, o zamanlar atılan bu adımın devamı olarak, artık vesayetçilerin esamesinin bile okunmayacağı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş için gün sayıyor Türkiye.
Yakın geçmişteki o kırılmalara sebep olanlar, şimdiki akılları olsaydı ne yaparlardı, merak etmeye değer... Artıkistediklerini seçtiremeyecek ve adayolarak da katlanabilecekleri ileyetinecekler vesayet yanlıları...
Geçmiş ola!..


