Türkiye’nin Rusya politikasını doğru anlamak
Soçi görüşmesinin yankıları devam ediyor. Tahıl koridorunun açılması konusunda Türkiye'yi övgüye layık bulan Batı medyası, Soçi görüşmesindeki Türkiye- Rusya yakınlaşması fotoğrafından rahatsız. Financial Times, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın risk aldığını belirterek ABD'nin "ikincil yaptırımları riski" tehdidine yöneldi bile. Avrupa medyası da Erdoğan'ın savaşın iki tarafı ile yürüttüğü diplomasiyi hayranlıkla karışık duygularla ele alıyor. Ancak Türkiye'nin jeopolitik önemini kullanarak AB'nin Rusya'ya yönelik yaptırımlarının yarattığı boşluğu doldurmakta "fırsatçılık" gösterdiğini iddia etmekten geri kalmıyor. Bütün bu değerlendirmelerin büyük bir kısmı propaganda mahiyeti taşıyor. Diğer bir kısmı ise Türkiye'nin Rusya politikasını doğru analiz etmemekle malul.
***
***
Türkiye, altı ayını dolduran Ukrayna Savaşı'nın olumsuz etkilerini hisseden ülkelerin başında geliyor. Sadece enerji fiyatlarının artışı bile Türk bütçesinin yükünü hayli artırdı. İnsani hususlar dahil bu bile Ankara'nın savaşın bir an önce durmasını istemesini ve diplomasiyi hareketlendirmesini anlatıyor. Bu arada "jeopolitik önemini kullanmak" şeklindeki eleştiri de hayli gülünç. Jeopolitik konumunuz birçok krizle sizi yüzleştirdiğinde coğrafya kader. Bu krizleri yöneterek etki ürettiğinizde "fırsatçılık" öyle mi? Türkiye, jeopolitik konumundan dolayı birçok krizin olumsuz tesirlerinden kaçınamıyor. Dahası bu krizlerde müttefiklerinden yeterli desteği hiçbir zaman görmüyor. Irak ve Suriye iç savaşları buna örnekler. Suriye'ye yerleşen Rusya karşısında Türkiye hangi Batılı müttefikinden destek gördü? Bazı Batı başkentlerinin alelacele Patriotları toparlayıp götürmesi hâlâ hatırlarda. Terörle mücadele ve sığınmacılar konuları daha vahim. Avrupa'nın Suriyeli sığınmacılar konusunda verdiği destek Türkiye'nin yükü yanında cılız kalır. Erdoğan, Suriyelilere destek için (BM Genel Kurulu dahil) her yeri harekete geçirmeye çalıştı. Sonuç ortada... Dar çıkarların fırsatçı, aymaz dünyası mı diyelim?***
Ukrayna Savaşı sırasında Türkiye'ninRusya ile ilişkisini sorunsallaştırmakAvrupa'nın da lehine değil. Erdoğan'ın busavaşın her aşamasında barışa ulaşmadaolumlu rol alabilecek tek NATO lideri olduğuunutulmamalı. Rusya'ya uygulanan yaptırımlarınistenen etkiyi oluşturmadığı hattaAvrupa ekonomisini vurduğu artık dahaçok yazılıp çiziliyor. Enerji yaptırım silahı,Rusya'dan çok Avrupa'yı zorluyor.Moskova, enerjiyi daha ucuza satabilecek çoksayıda ülke bulabiliyor. Yunanistan'ın aşırıtalepleri yüzünden AB-Türkiye ilişkilerini kilitleyenlerindönüp kendilerine bakmaları lazım.ABD ve AB'nin yeni yaptırım risklerindenbahsetmek yerine (2023 seçimlerinedair hesap yapmaksızın) Türkiye ile ilişkileriderinleştirmeyi seçmesi daha isabetli olur.

