Bülent Erandaç
Bülent Erandaç

Abd’de kongre aktörleri değişti

DONALD Trump başkanlık koltuğunu kaybetmedi ancak 2026 ara seçimlerinde partisi Cumhuriyetçiler, Kongre kontrolünü Demokratlara kaptırdı. Trump, 20 Ocak 2029'a kadar görevde kalacak. Önünde hâlâ iki yıldan fazla bir süre bulunuyor. Bu süreçte atacağı adımlar ve seçim sonuçlarının küresel siyasete yansımaları şimdiden tartışılmaya başlandı.

CUMHURİYETÇİLER NEDEN KAYBETTİ?
Seçmen yorgunluğu ve ekonomik tepkiler, Cumhuriyetçilerin yenilgisinde önemli rol oynadı. Yaşam maliyetleri ve ekonomik gidişata ilişkin huzursuzluklar, seçmenin iktidara tepkisini artırdı. Kararsız ve merkez seçmenin Demokratlara yönelmesi de sonuçları etkiledi.

İran savaşı, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve Netanyahu hükümetinin Gazze'deki saldırılarına genç seçmenlerin tepkisi de dış politika kaynaklı etkenler arasında yer aldı.

TRUMP İKİ YILDA NELER YAPABİLİR?
Kongre kontrolünü kaybetmesi Trump'ı tamamen etkisiz hâle getirmeyecek. Başkanlık kararnameleri, dış politika ve askerî yetkileri, elindeki en önemli araçlar olacak. Trump; ticaret, gümrük vergileri, sınır güvenliği ve enerji politikalarında kararnamelerle hareket alanını korumaya çalışabilir. İç politikadaki yenilginin üzerini örtmek ve siyasi mirasını güçlendirmek amacıyla dış politikada büyük hamlelere girişebilir. Yeni ittifaklar, ticaret anlaşmaları ve bölgesel krizlerde arabuluculuk bu hamlelerin başında gelebilir.

TÜRKİYE İÇİN FIRSAT DÖNEMİ
Washington'daki güç dengelerinin değişmesi küresel ölçekte belirsizlik yaratabilir. Ancak Türkiye'nin köklü devlet aklı, savunma kapasitesi ve Başkan Erdoğan'ın liderliğinde izlediği bağımsız dış politika, bu süreci fırsata dönüştürebilecek önemli avantajlar sunuyor. Ankara-Washington ilişkilerinin hem Trump yönetimi hem de Demokratların ağırlık kazanacağı Kongre üzerinden devam etmesi bekleniyor. Trump'ın Erdoğan'la kişisel diyaloğunun ikili ilişkiler açısından önemini koruyacağı değerlendiriliyor.


2029'A KADAR ÜÇ KRİTİK BAŞLIK


Rusya-Ukrayna savaşı: Trump'ın ateşkes için yeni girişimlerde bulunması bekleniyor. Erdoğan'ın hem Rusya hem de Ukrayna liderleriyle yürüttüğü diplomasi, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü güçlendirebilir.
Savunma sanayisi: Yerlilik oranının yüzde 85'in üzerine çıkması, Türkiye'nin ambargolardan bağımsız hareket etme kapasitesini artırıyor. KAAN, SİHA ve insansız deniz araçları gibi projeler askerî caydırıcılığı güçlendirecek.
Enerji ve lojistik: Hazar Havzası, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz gazının Avrupa'ya taşınmasında Türkiye'nin merkezî konumunun güçlenmesi bekleniyor. Planlanan doğal gaz ticaret merkezi de Ankara'nın bölgesel etkisini artırabilecek.
Türkiye, Katar, Somali ve Balkanlar'daki askerî varlığının yanı sıra Libya ve Suriye'deki etkinliğiyle de yakın coğrafyasındaki nüfuzunu güçlendirmeyi sürdürecek.


GÖZLER 2028 SEÇİMLERİNDE
2028 Kasım ayında yapılacak ABD Başkanlık Seçimi, küresel güç dengeleri açısından yeni bir dönemin kapısını aralayabilir. Türkiye'de de 2028 yılında yapılması beklenen Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri, uzun vadeli stratejik planlamanın önemli başlıklarından biri olacak.
ABD'nin Orta Doğu'da bıraktığı güç boşlukları, Türkiye için yeni fırsatlar doğurabilir. Savunma sanayisi, diplomatik kapasitesi ve coğrafi avantajlarıyla Ankara, büyük güçler arasındaki rekabette yalnızca taraf seçen değil, bölgesel dengeleri belirleyen bir oyun kurucu olma hedefini sürdürecek.
Trump'ın Kongre'deki gücünü kaybetmesi, Türkiye'nin tarihsel yürüyüşünü değiştirmeyecek. Ankara- Washington hattındaki pragmatik ilişkilerin ve Erdoğan-Trump diyaloğunun 2029'a kadar önemini koruması bekleniyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin