Bülent Erandaç
Bülent Erandaç

Akdeniz’den Asya-Pasifik’e

YAŞADIĞIMIZ günlerde Yeni Dünya Düzeni (2040) inşası sürecinin tam ortasındayız. Türkiye, bölgesel bir güç olmanın sınırlarını çoktan aştı. Artık 2040 dünyasını şekillendiren en dinamik küresel aktörlerden biri konumuna girdi. Dünya haritası yeniden çizilirken Başkan Erdoğan liderliğinde Türkiye, küresel üç ülkenin çizdiği (ABD, Çin, Rusya) haritalarda yer aramıyor; pergelin iğnesini kendi coğrafyasına batırıp tüm dünyayı kapsayacak yeni jeopolitik daireler çiziyor.

3 MÜTHİŞ JEOPOLİTİK HAMLE

Türkiye, 20 ve 21 Ekim 2026 tarihlerinde ardı ardına attığı devrim niteliğindeki jeopolitik adımlarla küresel güvenlik mimarisini yeniden şekillendiriyor.

Sadece 48 saat içine sığdırılan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın TBMM'ye sunulması, Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması'nın oy birliğiyle tescili ve Bedir Mutabakatı ile gerçekleştirilen Asya hamlesi, Ankara'nın artık sadece bölgesel bir güç değil, küresel bir oyun kurucu (aktör) olduğunu tüm dünyaya ilan etti. Baş döndürücü jeopolitik kuşağın stratejik derinliğini ve Türkiye'nin koştuğu yeni vizyonu analiz edelim.

DIŞ GÜÇLERE KARŞI ÜÇLÜ KALKAN

Uzun süredir Başkan Erdoğan-Türk Aklı'nın dış politikasının omurgasını oluşturan "Bölgesel İşbirliği Zincirleri" doktrini, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın TBMM'de gelecek hafta kanunlaşmasıyla hukuki ve askeri bir gerçeğe dönüştü.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulan bu "çekirdek ittifak", taraflardan birine yapılacak dış kaynaklı saldırıyı tüm üyelere yapılmış sayan NATO benzeri bir kolektif güvenlik şemsiyesi taahhüt ediyor.

Türkiye, bu jeopolitik hamleyle Ortadoğu'da dış güçlerin (hegemonların) müdahalelerine dayalı istikrarsızlık döngüsünü kırmayı ve bölgenin güvenliğini bizzat bölge ülkeleri eliyle tesis etmeyi amaçlıyor.

Evet. Türkiye bu paktın "beyni" ve teknolojik motoru konumundadır.

MAVİ VATAN ŞAFAĞI


Aynı süreçte Libya'dan gelen tarihi haber, Doğu Akdeniz'deki dengeleri tamamen değiştirdi. Libya Temsilciler Meclisi, 2019 yılında Türkiye ile imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması'nı oy birliğiyle (160'ta 160 oyla) onayladı ve şer ittifakının sınırsız oyun planlarını, kararlarını yırtıp attı.


BEDİR İTTİFAKI İLE ASYA HAMLESİ


Türkiye, Ortadoğu ve Akdeniz güvenlik ağlarının stratejik derinliğini Hint Okyanusu ve Asya-Pasifik hattına uzattı. Doha'da Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında imzalanan "Bedir Mutabakat Zaptı", modern savunma sanayiinde çok taraflı devasa bir entegrasyon dönemini başlattı. Bedir İttifakı doğrudan askerî bir savunma maddesi içermese de birbirini tamamlayan dört büyük İslam ülkesinin teknoloji ve üretim hatlarını birleştirerek Batı bağımlılığına karşı muazzam bir otonomi inşa ediyor. Bu ittifaka can kardeşlerimiz Azerbaycan ve Malezya'nın katılması ile ağın daha da genişlemesi, nihayetinde Mekke Anlaşması gibi bir güvenlik mimarisiyle taçlanması söz konusu olacak.


Yerli ve millî savaş uçağımız KAAN, PN MİLGEM korvetleri ve KAPLAN tankı gibi projelerle rüştünü ispat eden Türk savunma sanayii, bu hamleyle milyarlarca dolarlık yeni bir ekosistem yaratıyor. TÜRKİYE EKSENİ KURULURKEN olası gelişmeleri aynı parantez içine aldığımızda müthiş bir tablo ortaya çıkıyor: Coğrafi Etki Alanı Temel Jeopolitik Kazanımları, Mekke Savunma Anlaşması'yla Ortadoğu ve Güney Asya kolektif güvenlik mimarisi, bölgesel caydırıcılık liderliği, Libya Deniz Anlaşması onayıyla Doğu Akdeniz (Mavi Vatan) enerji koridorlarında mutlak egemenlik, diplomatik üstünlük, Bedir İttifakı: Asya-Pasifik ve Körfez'de çok taraflı savunma sanayii entegrasyonu, teknoloji transferi liderliği. Türkiye artık dünyanın geleceğe yön veriyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin