Bülent Erandaç
Bülent Erandaç

Yeni siyaset paradigması

Başkan Erdoğan'ın TBMM'nin yeni yasama yılı açılışında yaptığı tarihi konuşma, sadece bir dönemin değil, topyekûn bir siyaset yapma biçiminin değiştiğinin açık bir ilanı oldu. Reformist Erdoğan'ın TBMM'nin yeni çalışma dönemi başlarken yaptığı tarihi hitap, YENİ SİYASET PARADİGMASI ortaya koydu.

Erdoğan'ın yeni siyaset şifreleri nelerdir ve bu değişim geleceğimizi nasıl etkileyecek? Siyaset, statik bir dengeden ziyade sürekli kendi kendini yenileyen bir süreçtir.

Türk siyasi tarihinin son çeyrek asrına damgasını vuran Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son dönemde netleşen "reformist yeni siyaset paradigması", tam da bu dinamizmin yapısal bir tezahürü olarak karşımıza çıkıyor. Erdoğan'ın stratejisindeki ilk ve en önemli şifre, kendi ifadesiyle "salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin raf ömrünün dolmuş olmasıdır".

TERÖRSÜZ TÜRKİYE VİZYONU

Bölgemizin 5 yılına girmiş Rusya- Ukrayna savaşı, ABD-İran savaşı ve Katil- Siyonist İsrail'in kalleşçe Gazze-Lübnan- Suriye'ye saldırıları dolayısıyla bir ateş çemberine döndüğü kritik dönemde, İÇ CEPHEYİ TAHKİM ETMEK adına atılan cesur ve caydırıcı adımlardır. Erdoğan'ın geniş tabanlı teşekkür mesajlarıyla başlamış oldu. Orta Doğu'daki istikrarsızlık ve küresel güç savaşları karşısında, içeride mutabakat sağlamış bir Türkiye, hasımları üzerinde çok daha büyük bir caydırıcılık üreteceği akıllardan çıkarılmamalıdır.

Sivil ve özgürlükçü bir anayasa arayışı, adalet ve bürokrasi mekanizmalarında verimlilik odaklı adımlar, ekonomi yönetiminde rasyonel zeminlerin güçlendirilmesi, yeni reformist hareketin somut yapı taşlarını oluşturuyor. Erdoğan'ın yeni anayasa hitabının temel anlamı ve önemi, "darbe mirası olan vesayetçi sistemden tamamen kurtulmak ve sivil bir toplumsal mutabakat inşa etmek" olarak özetlenmesidir. Hitabın en net mesajlarından biri, anayasanın ilk 4 maddesinin tartışmaya kapalı olduğunun kesin bir dille ilan edilmesi.

Küresel ölçekte jeopolitik risklerin, ekonomik dönüşümlerin ve dijitalleşmenin hızlandığı bir çağda; Türkiye iç siyasetinde daha esnek, birleştirici ve kapsayıcı bir dil inşa etmeye çalışıyor. Erdoğan'ın ortaya koyduğu bu güçlü yaklaşım, toplumsal uzlaşı zeminini genişletmeyi ve Türkiye'yi küresel ligde daha üst seviyelere taşıyacak yasal ve kurumsal reformları hayata geçirmeyi hedefliyor.

Bu paradigma değişiminin Türkiye'nin geleceği üzerinde hem iç politikada hem de uluslararası arenada çok ciddi çarpan etkileri olacağı değerlendiriliyor. Kutuplaşma azaldıkça, kurumların ve hukukun üstünlüğünün daha sağlıklı işlediği, çoğulcu bir demokratik zemin inşası mümkün olacak.

Çünkü Türkiye, genç nüfusu, jeopolitik gücü ve köklü devlet geleneğiyle sürekli enerjisini tüketen iç kavgaları hak etmiyor.

Sonuç: Başkan Erdoğan, siyasetin fıtratına uygun olarak renkleri ve çeşitliliği bir zenginlik olarak tanımlarken, Aziz Milletin tecelligâhı GAZİ Meclisin önüne de büyük bir PARADİGMA koydu.

Elbette her büyük siyasi dönüşüm gibi, bu TÜRKİYE YENİ SİYASET değişimine olan inanç, reformların başarısını belirleyecek temel kriterlerden olduğu bilinmelidir. Kazanan sadece bir lider veya parti değil, tüm TÜRKİYE olacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin