Küresel barışın mimarı
Ortadoğu ve dünya diplomasisinde tarihi bir dönüm noktasına şahitlik ediyoruz. ABD ile İran arasında imzalanan "İslamabad Mutabakat Zaptı", bölgedeki kartları yeniden dağıtıyor. 14 maddeden oluşan bu tarihi mutabakatın son detayları, İsviçre'de kritik bir zirveyle netleşti. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf başkanlığında ilk kez yüz yüze gerçekleşen bu üst düzey toplantı, sürecin ciddiyetini gözler önüne serdi.
Pakistan ve Katar'ın arabuluculuğunda başlayan teknik görüşmelerden gelen ilk açıklamalar ise son derece olumlu. Tam da bu noktada, Türkiye'nin ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın hakkını teslim etmek gerekiyor. Başkan Erdoğan'ın başından beri bölgede barış, huzur ve istikrarın tesisi için ortaya koyduğu güçlü irade, diplomatik çözümde adeta kilit bir rol oynadı. ABD Başkanı Trump, Katar Emiri El Sani ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, süreçteki yapıcı katkılarından dolayı Başkan Erdoğan'a özel olarak teşekkür etti. Bugün Başkan Erdoğan'ın küresel sorunların çözümünde ezber bozan, etkili bir konumda bulunduğu su götürmez bir gerçektir. Türkiye'nin jeopolitik konumunu merkeze alan "aktif arabuluculuk" ve "çok boyutlu diplomasi" vizyonu, dış politikada kriz çözücü bir aktör olarak öne çıkan Erdoğan'ın 5 büyük jeopolitik hamlesiyle dünyanın dikkatini çekiyor.
İşte Başkan Erdoğan'ın küresel çözüme yön veren 5 stratejik rolü:
1) Gazze: Başkan Erdoğan, Gazze'deki krizde ve barış arayışlarında kilit bir aktör olduğunu tüm dünyaya kanıtladı. İsrail ile Hamas arasındaki ateşkes süreçlerinde ve kalıcı barışın tesis edilmesinde en stratejik oyun kuruculardan biri olarak öne çıktı.
2) Rusya-Ukrayna: Yıllardır süren Rusya ve Ukrayna savaşını sona erdirme noktasında arabuluculuk çalışmalarını en etkili ve istikrarlı biçimde sürdüren tek lider Başkan Erdoğan'dır. Nitekim bu kararlılığın son örneği olarak Başkan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı Rusya-Ukrayna ateşkesini sağlamak üzere Moskova'ya gönderdi. 17 Haziran 2026'da gerçekleşen bu kritik ziyarette Hakan Fidan ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, kalıcı çözüm için son derece detaylı bir görüşme gerçekleştirdi. Fidan'ın Rus mevkidaşıyla yaptığı bu temas, Türkiye'nin barış konusundaki samimi ısrarının en somut kanıtıdır.
3) Tahıl Koridoru: Dünyayı büyük bir açlık krizinin eşiğinden döndüren Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması, Başkan Erdoğan'ın lider diplomasisinin en net ürünüdür. Kiev ve Moskova yönetimlerini aynı masada buluşturarak küresel tedarik zincirinin kırılmasını önlemiş ve özellikle az gelişmiş ülkelerin gıdaya ulaşımını güvence altına almıştır.
4) Enerji arz güvenliği ve köprü konumu: Doğu ile Batı arasında sadece siyasi değil, fiziki bir köprü olan Türkiye, Başkan Erdoğan'ın hamleleriyle küresel enerji koridorlarının merkez üssü haline gelmiştir. Bölgesel krizlere rağmen enerji hatlarının güvenli bir şekilde dünyaya ulaşmasını sağlayarak küresel ekonomik krizlerin derinleşmesini engellemiştir.
5) Küresel denge unsuru: Başkan Erdoğan; NATO, Avrupa Birliği, Türk Devletleri Teşkilatı ve Küresel Güney ülkeleri arasında hiçbir liderin kuramadığı dengeyi kurmayı başarmıştır. Çatışan eksenler arasında diyalog zeminini açık tutabilen dünyadaki ender liderlerden biri olarak, küresel sistemin tıkanan damarlarını açmaktadır.
Sonuç: Ankara'nın merkezinde olduğu bu çok boyutlu hamleler, Türkiye'nin sadece bölgesel bir güç olmadığını, Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde küresel krizlerin çözümünde "vazgeçilmez bir istikrar adası ve arabulucu" olduğunu tüm dünyaya bir kez daha ilan etmektedir.