Yeni Kafkasya!
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, günümüzde dünyanın en tecrübeli dört lideri (Erdoğan–Trump–Putin–Xi Jinping) arasında yer alıyor. Dünya siyasetinde lider diplomasisini en etkin yürüten isimlerin başında da yine Erdoğan bulunuyor. Yeni dünya düzeni inşa edilirken; başta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, NATO zirveleri ile birçok liderle yaptığı baş başa görüşmeler ve konuşmalar, küresel ölçekte dikkat çekiyor. Antalya Diplomasi Forumu'nda yaptığı "yeni dünya" konuşmasının yankıları hâlâ sürüyor. 7–8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'ne de ev sahipliği yapacak.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa'yı sarsan çıkışlar yaptığı bir dönemde, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin tarihin en kritik dönüm noktalarından biri olacağı belirtiliyor. Evet, bu gelişmeler Büyük Türkiye'nin diplomatik aktivizminin boyutunu göstermesi açısından son derece önemli.
ERİVAN ZİRVESİ
Yeni Kafkasya jeopolitiği şekillenirken Başkan Erdoğan, Avrupa ülkeleri arasında stratejik yakınlık, iş birliği ve koordinasyon amacıyla oluşturulan Avrupa Siyasi Topluluğu'nun 4 Mayıs'ta Erivan'da yapılacak zirvesine davet edildi. Dünyanın derin bir jeopolitik değişimden geçtiği bu dönemde yapılacak zirvede; Hürmüz Boğazı'na yönelik riskler ve küresel enerji krizi bağlamında "ekonomik ve enerji güvenliğinin güçlendirilmesi" başlığı öne çıkacak. Bu kapsamda önemli stratejik görüşmelerin yapılması bekleniyor. Zirveye Türkiye'nin yanı sıra Arnavutluk, Andorra, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Gürcistan, İngiltere, İsviçre, İzlanda, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya, Lihtenştayn, Moldova, Monako, Norveç, San Marino, Sırbistan ve Ukrayna da davet edildi. Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme süreci, Başkan Erdoğan ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasındaki doğrudan temaslarla 2021'den bu yana devam ediyor. Paşinyan'ın son yıllarda Erdoğan ile sık sık görüşmesi ve karşılıklı güven vurgusu dikkat çekiyor.
Nitekim 20 Haziran 2025'te İstanbul Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gerçekleşen görüşme, bu düzeydeki ilk resmi ziyaret olarak kayıtlara geçti. Başta Azerbaycan olmak üzere Türk dünyasıyla doğrudan bağlantı sağlayacak Zengezur Koridoru'nun açılması, Türkiye açısından stratejik bir hedef olarak öne çıkıyor. Bu koridor;
Türkiye ile Azerbaycan'ı doğrudan bağlayan, Orta Asya'ya kesintisiz ulaşım sağlayan ve küresel ticaret açısından kritik öneme sahip bir hat niteliğinde. Aynı zamanda Çin'den Avrupa'ya uzanan Orta Koridor'un en önemli halkalarından biri olarak değerlendiriliyor. Bu hat;
Çin, Rusya, ABD ve Avrupa açısından da stratejik bir denge unsuru olabilir. Türkiye, hem Orta Koridor üzerinden hem de Azerbaycan ile Nahçıvan arasında kurulacak ulaştırma hatlarıyla bölgesel entegrasyona büyük önem veriyor. Böylece Kafkasya'daki ulaştırma projelerinin daha kritik hâle geylesi bekleniyor.