Boğaz savaşları
ABD/İSRAIL'IN İran'a 28 Şubat'ta saldırmasıyla başlayan savaş bir ayını doldurdu. Çok tehlikeli gelişmeler oluyor. İran savaşının birinci ayı, ABD Başkanı Trump için tehlike sinyalleri verirken, savaşın Basra Körfezi'nden Kızıldeniz'e, Afrika'ya yayılma riski arttı. Savaşın tırmanışını durdurmak üzere Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan mekik diplomasisini sürdürüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, A HABER'de çok tehlikeli gelişmeden bahsederek, "ABD ve İsrail'in başlattığı hukuksuz savaş bölgesel yayılma tehlikesiyle baş başa. BÜYÜK SAVAŞA DOĞRU GİDİLİYOR" uyarısında bulundu.
Kritik süreçte Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları İslamabad'da bir araya gelme kararı aldılar. Türkiye'nin büyük desteği olan Pakistan'ın Pazar ve Pazartesi günleri başkentte yapacağı toplantılar, son ümitler olarak değerlendiriliyor. Bu toplantı sonrası Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in ABD ile İran arasında son ümit temasları yapacağı konuşuluyor. Fidan, "İsrail'in yarattığı gerilimlerle aslında daha büyük bir savaşa doğru yöneliyoruz. Mevcut durum sadece istikrarsızlık değil, aynı zamanda sistematik bir çöküştür." Bakan Fidan, ABD-İsrail ve İran arasında devam eden savaşta İsrail'in asıl amacının bölgedeki İslam ülkelerinin birbiriyle kavgaya girmesini istediğine dikkat çekerek, "Hem İran'a tavsiyemiz hem diğer ülkelere tavsiyemiz bu oyuna gelmemeleri yönünde. Biz bütün perspektifi buradan kurduk. Onun için de İsrail'in hedefi oluyoruz sürekli, bu oyunu görüp bozmaya çalıştığımız için" ifadelerini kullandı.
Hürmüz'den sonra Babülmendep Boğazı'nın kapanması, küresel deniz ticaretinin yaklaşık %10–12'sinin ve dünya konteyner taşımacılığının yaklaşık %30'unun sekteye uğraması anlamına geliyor. Gemiler, Süveyş Kanalı yerine Afrika'nın güneyindeki Ümit Burnu rotasını kullanmak zorunda kalacak. Bu durum, Asya-Avrupa arasındaki sefer sürelerini ortalama 14 gün uzatacak ve nakliye maliyetleri ile sigorta primlerini ciddİ oranda artıracak.
Boğazın kapanması, sadece ticareti değil enerji arzını da doğrudan etkiliyor. Günlük petrol taşımacılığının yaklaşık %10'u bu geçitten sağlanıyor;
LNG ve diğer gaz sevkiyatları da ciddi risk altında. Alternatif rotalara yönelen gemiler, hem yakıt tüketimini artıracak hem de deniz güvenliği risklerini yükseltecek.
Ayrıca, Ümit Burnu rotası, Korsanlık ve güvenlik riskleriyle bilinen Somali açıklarını kapsadığı için navlun şirketleri ek güvenlik önlemleri almak zorunda kalacak. Bu durum, küresel enerji ve gıda fiyatlarında ani yükselişleri tetikleyebilir. Özellikle Asya ve Avrupa arasındaki ithalat-ihracat dengeleri etkilenirken, tedarik zincirinde yaşanacak aksaklıklar otomotiv, elektronik ve tarım ürünleri gibi kritik sektörlerde fiyat artışlarına yol açabilir.
Sigorta şirketleri, yüksek riskli rotalar nedeniyle primleri yükseltirken, lojistik firmaları da rotalarını ve planlarını yeniden değerlendirmek durumunda kalacak.
Uzmanlar, Babülmendep Boğazı'nın uzun süreli kapanmasının, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik sonuçları da olacağını belirtiyor. Bölgedeki askeri gerilimler artarsa, Afrika Boynuzu ve Orta Doğu ülkeleri arasındaki ilişkilerde ciddi kırılmalar yaşanabilir ve küresel deniz güvenliği stratejileri yeniden şekillenmek zorunda kalacak.


