Gözler Trump ve Kıbrıs’ta!
Küresel siyaset ve bölgesel dengeler bu hafta iki ana aks üzerinden şekilleniyor. Bir yanda Washington'da ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı ve Orta Doğu'daki kördüğümü çözmek adına alacağı kritik kararlar, diğer yanda ise Birleşmiş Milletler (BM) GenelSekreteri Antonio Guterres'in16 yıl aradan sonra Kıbrıs'agerçekleştireceği tarihi ziyaretdünya gündeminin ilksıralarına yerleşti.
Guterres, Kıbrıs sorununun çözümü için yeni bir müzakere süreci başlatma hedefiyle Kıbrıs'a resmi ziyaret düzenliyor. Bu hamleyle Guterres, dönemin Genel Sekreteri Ban Ki-moon'un 2010 yılındaki ziyaretinden tam 16 yıl sonra adaya ayak basan ilk BM Genel Sekreteri unvanını alacak. Program kapsamında Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk taraflarıyla ayrı ayrı görüşecek olan Guterres'in, ardından üçlü bir zirve gerçekleştirmeyi planladığı belirtiliyor.
Bu kritik ziyaret öncesinde Ankara ve Lefkoşa'nın kırmızı çizgileri bir kez daha net bir şekilde ilan edildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 26 Temmuz'da Guterres ile yaptığı telefon görüşmesinde Suriye ve Kıbrıs eksenli bölgesel gelişmeleri masaya yatırdı. Bakan Fidan'ın, daha önce 24 Temmuz'da BM Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile yaptığı görüşmede olduğu gibi, garantör ülke Türkiye'nin "iki devletli çözüm" vizyonunu yinelediği öğrenildi.
Fidan, Kıbrıs Türk halkının özden gelen hakları olan egemen eşitliğin ve eşit uluslararası statünün tanınmadığı hiçbir yaklaşımın çözüme hizmet etmeyeceğini muhataplarına kesin bir dille aktardı. Milli Savunma Bakanlığı kaynakları da bilgilendirme toplantısında, adada "kalıcı, adil ve sürdürülebilir" bir çözümün ancak iki devletli zemin üzerinde inşa edilebileceğini vurguladı. Kıbrıs Türk halkının iradesini yansıtmayan ve bölgesel gerçekleri göz ardı eden hiçbir girişimin kalıcı bir istikrar getirmeyeceği ifade edildi.
Uluslararası kamuoyunun odaklandığı bir diğer büyük kriz merkezi ise Basra Körfezi. ABD'nin bölgedeki hava bombardımanlarını yoğunlaştırması ve İran'ın ABD üslerine misilleme yapması, "Savaş bir kara harekâtına evrilir mi?" sorusunu yeniden doğurdu. Askeriuzmanlar ve jeopolitik analistler,ABD ordusunun İran'a yönelikkapsamlı bir ana kara harekâtıdüzenlemesinin askeri, coğrafive lojistik maliyetler sebebiyleoldukça düşük bir ihtimalolduğunu belirtiyor. Orta Doğu'daki krizin, bir süre daha karşılıklı yıpratma amaçlı hava ve füze saldırılarıyla devam edeceği öngörülüyor.