Bekir Hazar
Bekir Hazar

Türkiye delirtiyor

Son 20 yılda Türkiye'nin kabuğundan çıkarak dışarıda yürüttüğü muazzam diplomasi ve yatırımların yakında meyvesini vereceği kaçınılmazdı. Hep bunu söyledik. Nitekim geldiğimiz noktada artık her yerde Türkiye konuşuluyor. Amerikan kongresinde bile işi gücü bıraktılar "Türkiye" konulu oturum düzenlediler. İsrail'in tetikçisini konuşturup "Bu Türkiye durdurulmalı" çağrısı yaptırdılar.
Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel'e sahip çıkılmasını Siyonist tetikçiye söylettiler. Benim anlamadığım İsrail uşağı Siyonist bir tetikçi neden Ekrem İmamoğlu' ve Özgür Özel'e sahip çıkar?
Niçin binlerce kilometre öteden "Washington Erdoğan'ı indirmeli, CHP lideri olarak Özgür Özel'i tanımalı, Kemal Kılıçdaroğlu'na yaptırım uygulamalı" diye bağırarak kongrede kendini yırtar? Alın size benim çözemediğim altın değerinde bir soru.
Her yerde Türkiye konuşuluyor dedik.
En çok konuşanlar da Siyonistler. Her gün Türkiye ile yatıp Türkiye ile kalkacak kadar kafayı yediler.
Alın size İsrail gazeteci ve savunma analisti Yoav Limor'un sözleri.
Yoav "Türkiye'nin yükselişi İsrail'in stratejik kör noktasını ortaya çıkarıyor. Türk donanması İsrail için büyük sorun.
Yeni bir Türkiye ekseni kuruluyor" diye çığlık atıyor. France 24 sunucusu "Türkiye S-400 alınca ABD'nin silah amvargosu ile karşılaştıktan sadece beş yıl sonra savunma sanayiinde bağımsızlığını ilan etti" diyerek övgüler yağdırıyor, Avrupalılara adeta "Siz uyumaya devam edin" diye sopa indiriyor. İngiliz Telegraph gazetesi "İranİsrail- ABD savaşı Erdoğan'a yaradı.
Kazanan Türkiye" diye analizlerle ağlıyor.
Türkiye düşmanlarının gözyaşlarını kalemlerinden akıtmasını gülerek ve zevkle takip ediyorum artık.
"Avrupa ülkeleri, NATO müttefikleri, komşuları, hatta Afrika ülkeleri bile Erdoğan ile çalışmak istiyor" satırlarını bizden sonra İngiliz gazetesinde de keyifle okumaktan daha ne güzel ne olabilir?
Avrupa ülkesi Portekiz bile Türkiye'den savaş gemisi alır hale geldi diye feryat ediyorlar. İngiliz Independent da alıp bunları sayfasına taşıyor.
Afrika'da bile Türkiye konuşuluyor. Business Insider Africa, Somali'nin 10 bin 200 tondan fazla uranyum kaynağının işletilmesi için Türkiye'den destek istediğini ve anlaşma imzaladığını ayrıca Nijerya'nın çeşitli enerji sektörlerinde, özellikle hidrokarbon alanında Türkiye ile iş birliğine yöneldiğini dünyaya duyurdu.
İngiliz The Sun gazetesi "Dünyanın en yıkıcı, nükleer olmayan bombası termobarik GAZAP bombasını Türkler üretti." diye haber yapıp yorumu patlatıyor; "Tüm Ortadoğu'nun satın almak için sırada beklediği mükemmel teknoloji" Beni en çok İsrailliler güldürüyor. Tv kanalarında FETÖ'cüleri çıkararak "NATO zirvesi bir fırsat. Türkiye'ye haddi bildirilmeli" çağrıları yaptırıyorlar.
İsraillilerin umudu hala FETÖ'cülerde iyi mi?
Haydi gel de buna gülme.
Siyonist NewYork Times bile taa Amerika'dan "Türkiye artık denge kurmuyor. Çıkarlarını Putin'e bile dikte edecek bir güç haline geldi" diye zılgıt çekiyor.
Türkiye'nin küresel ölçekte nasıl bir süper güç haline geldiğine dair sayfalar dolusu analizler yayınlıyor.
"Suriye'de hakimiyet artık Türkiye'nin.
Şam Sovyetlerin eskiyen silahlarından Türklerin modern savunma gücüne geçiş yapıyor." diye dövünüyor. Bana en çok keyif veren satırlara ise finalde yer veriyor. "10 yıl boyunca stratejik hamlelerini sabırla yürüten Türkiye, kendi ulusal çıkarlarını küresel ölçekte tam bir ÖZGÜRLÜKLE gözetme ve DİKTE etme alanı kazandı" diye kendileri açısından acı nokta koyuyorlar.
İsrail'in Haaretz gazetesi ise "Erdoğan'ın bölgedeki askeri ve siyasi hamleleri bizim hareket alanımızı kısıtlıyor. Tel Aviv yönetiminde deri bir korku oluşturuyor" diye olaya giriyor. Artık her hareketimizi, her anlaşmamızı deli gibi takip ediyorlar. Nitekim Türkiye ile S.Arabistan arasında yapılan Hicaz demiryolunun tekrar canlandırılması anlaşması İsrail'in Srugim gazetesinde "Türkler bize ölümcül darbeyi vurdular" analiziyle duyuruldu. Bana kahkaha attıran bir haber vardı. İsrail basınında aşırı sağcı Fransız lider Le Pen'in bile Türkiye'ye çalıştığını iddia edecek kadar şizofrenik emareler görüyoruz. Neymiş aşırı sağcı Le Pen AB'yi yıpratan ve zayıflatan politikaları ile aslında Türkiye'ye çalışıyormuş.
Ankara'nın jeopolitik hareket alanına katkı verip genişletiyormuş. Dedik ya bu manyaklar kafayı sıyırmış diye. Boşuna söylemiyoruz. AB'ye giremesek de Avrupa'yı içeriden fethettiğimizi köşesine taşıyan İsrailli yazarlar var. Bu delirmiş ve kudurmuşların içinde "Türkiye Libya'dan Suriye'ye uzanan askeri ve diplomatik bir ağ kurarak Tel-Aviv'i kuşattı. İran'ın 20 yıldır başaramadığı stratejik kuşatmayı hayata geçirdi. Osmanlı geri geliyor" diye kaleminden ağıt damlayan İsrailli yazarları görüyoruz.
Daha çok delirecekler ve kafayı yiyecekler. Her gün bizi konuşmaya devam edecekler. Çünkü 20 yıllık sabırla yapılan yatırımların ve diplomasi ataklarının meyvelerini alma zamanı artık.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin