Ekonomik nefret
Ortadoğu'da savaş sadece uçaklarla, füzelerle, silahlarla yaşanmıyor.
Bizim göremediğimiz anlamda esas savaş perde arkasında PARA BALYALARI üzerinden yapılıyor.
Petrol üreten ülkeler OPEC'in lideri Suudi Arabistan'dı. Büyük ölçüde dünyadaki petrol fiyatlarını belirleyen gizli ellerden birisi bu nedenle Suudlar'dı. Üye ülkelere ne kadar petrol üreteceği konusunda kotalar koyan örgütün lideri olmak, fiyatları belirlemek demekti.
ABD Başkanı Trump "Petrol üreten ülkeler savaşı bahane edip dünyayı soyuyor" diye bağırıyordu.
Savaş yüzünden petrol fiyatlarının 120 doları geçmesi nedeniyle ülkelerde ekonomiler batma sinyalleri tavan yapıyor, Avrupa dahi ekonomik anlamda "Çöküyor muyuz" diye paniğe kapılıyordu.
İlk kez müttefiki ABD'yi İran savaşı nedeniyle suçlayan Avrupa ülkeleri ortaya çıkıyordu. Üstelik petrol fiyatlarının yükselmesi ABD ekonomisini de fena vuruyordu.
Trump hem dünyada İran savaşı nedeniyle ekonomileri darbe yiyen ülkelerden gelen öfkeyi dindirmek, hem de kendi ekonomisine soluk aldırmak için çabalıyordu. Bu öfke selinde en büyük dalgalardan birini de İsrail yiyordu.
ABD'yi İran savaşına sürükleyerek dünyayı sarsan, ekonomik anlamda boğan bir İsrail vardı artık. İş öyle hale geldi ki Avrupa Parlamentosu'nda bile "İsrail ile ticareti sonlandıralım" diye önergeler verilmeye başlandı. Siyonizm'in savaşlarla soygun sisteminden en büyük sopa Avrupa'ya iniyordu.
Asya'da da durum farksız değildi. ABD'nin müttefiki Filipinler bile, ambargo yiyen Rusya'ya petrol için yanaşıyordu.
Vietnam'dan tutun Endonezya'ya kadar çok sayıda Asya ülkesi Moskova'da petrol kuyruğuna giriyor, Rusya'ya milyar dolarlar yağıyordu. Asya, Ruslara bağımlı hale getiriliyordu.
Dünyada Siyonist İsrail'in soykırımına olan öfkeye bir de ekonomi nefreti başlıyordu. Hem ABD hem de İsrail harekete geçtiler. Tel- Aviv'in kuklası haline gelen ve ABD'yi trilyon dolarlarla öpen kukla BAE'yi piyon olarak kullandılar. Birleşik Arap Emirlikleri bir anda OPEC'ten ayrıldığını duyurdu. Üretim kapasitesine bağımsız karar vereceğini ve çok daha fazla artıracağını ilan etti. Fiyatlar böylece düşecek ve ABD ile İsrail'e olan ekonomik nefrete siper olunacaktı. Tüm ülkenin bedenini ve ruhunu İsrail'e satan BAE'nin düşünemediği bir nokta vardı. Savaş bitse dahi, ülkeler boşalan depolarını doldurmak için uzun süre petrol alımında bulunacak ve fiyatların düşmesi geniş zamana yayılacaktı.
Ekonomik nefretin hemen dinmesi mümkün değildi.
BAE tüm güvenlik sistemlerini MOSSAD'a teslim etmiş bir ülkeydi.
İsrail'in fitne çıkardığı Sudan'dan tutun Etiyopya, Libya'ya kadar bölmek istediği her ülkede isyancılara Siyonizm aşkına finansör olmuş ülkeydi.
Türkiye'nin kanı durduğu her ülkede insanları bölünme uğuruna ölüme gönderen İsrail, buna para yatıran da BAE'ydi.
Karşılarına çıkan, bölünmeyi engelleyen ve oyun bozan hep Ankara oldu. Suudlarla birlikte İran kaygısı nedeniyle MOSSAD oyunuyla Yemen'e girmişler, ülkeyi bölmede müttefik olmuşlardı. Ancak Suudlar müttefiki BAE'yi Yemen'den kovunca burnundan soluyan yönetim, İsrail gazıyla OPEC'ten çekildi.
Böylece Yemen'in de intikamını aldıklarına inandırıldılar.
BAE'nin petrolünü devlet şirketi ADNOC çıkarıyor. Baktığınızda "Vay canına, BAE dünyada petrol nerdeyse oraya akbaba gibi çöken Siyonist şirketlere rağmen kendi rezervlerini devletleştirebilmiş" diyorsunuz. Ancak perde arkasında petrolden kazanılan paralar ABD ve İsrailli Siyonist şirketlere akıtılıyor. BAE, ABDli şirketlere 440 milyar dolar yatıracağını ilan etti. ABD'li devler ExxonMobil, Occidental Petroleum ve Chevron gibi şirketlerin ADNOC projelerinin tamamında iş ortaklığı var. MEDRED Land Bridge die, BAE petrolünün İsrail'in güneyindeki Eilat-Aşkelon Boru Hattı üzerinden Akdeniz'e ve oradan Avrupa'ya taşınması amacıyla İsrailli iş adamlarıyla ortaklaşa bir yapı kurdular. BAE petrolünü çıkaran ADNOC, İsrailli enerji şirketi NewMed Energy'nin %50 hissesini satın almak için görüşmeler yapıyor.
Üretimini artırmak için İsrailli şirketlerle ortaklıklar kuruyor.
İran'ın BAE'ye fırlattığı 2 binin üzerindeki füze ve gönderdiği binlerce dron aslında patronu İsrail'e gözdağıydı.
Gazze tüm dünyaya Siyonizm öfke ve nefreti getirdi. İran saldırıları ise ekonomik öfke ve nefreti tetikledi. Siyonizme köle olup, hizmetçiliği seçenler bunun getireceği darbelerden asla kurtulamayacak.
Katillere finansör ve piyon olanlar bindikleri dalı kesiyor, adeta intihar ediyorlar. O yüzden tüm dünyada mazlumların hamisi durumuna gelen Türkiye'ye olan sevgi ve kalpten bağlılık yeryüzünün her yerinde halklar arasında dalga dalga yayılıyor. Hiç öldürenle piyonları ve ölümleri durdurmak için çırpınan bir olur mu?
Kaybeden hep zalimler olacaktır. Bundan kaçışları yok.