Barış atılmalıydı
Bir takım nasıl maç seçiyor derseniz, dün geceki karşılaşmayı, özellikle de G.Saray'ın ilk yarıdaki performansını örnek olarak verebilirsiniz. G.Saray, daha 31. saniyede öne geçti. Herkes'Maç bitti, ağır farka gidiyor" dediama hiç de öyle olmadı. G.Saray'ın ilk yarıda bulduğu tek pozisyon yok. Buna karşılık Karagümrük, kısıtlı kalitesiyle çabuk atağa iyi çıktı, pozisyonlar üretti ve önce Abdülkerim, sonra da Sanchez'in hatalarıyla golü buldu. Abdülkerim 30 santim geride olsa ki olmalıydı, Karagümrüklü oyuncu ofsayta yakalanacaktı. Yakalanmadı, cezaalanı içinde futbolun argo deyimiyleSanchez'i çarşıya yollayıp golüatıverdi.
G.Saray baktı ki pabuç pahalı, ikinci yarı başlayıp 10 dakika sıktılar, özellikle Sara'nın arzulu oyunuyla maçı bitiriverdiler. Sara, gelen ortaya mükemmel yükseldi ve G.Saray'ı öne geçirdi. Ardındanda sahanın en kötülerinden biriolan İlkay'ın ortasında Osimhen,harika bir gol attı. Kolay değil, önünde rakip var, topu göğsünde yumuşatıp hemen vurmak önemli bir kalite. Sonuç olarak G.Saray dün gece kaybetseydi çok şey kaybedecekti. Üstelik iki Şampiyonlar Ligi maçı arası Türkiye Ligi'nin en zayıf rakibiyle oynuyordu.
Gelelim hakeme... Maç çokkolay, pozisyonlar temiz amaBarış Alper'e gösteremediği birkırmızı kart var. Ayağını kaldırıyor,rakibin sırtını ayağıyla sıyırıp tabanıylakafasına vuruyor. Hadi Atilla Karaoğlangörmedi, VAR da mı görmedi?


