Milli iradenin korkusuz kalemi! Gazeteciliğe adanmış bir ömür: Mehmet Barlas
Türk basınının duayen isimlerinden, Sabah Gazetesi Başyazarı Mehmet Barlas; gazeteciliğe adadığı 81 yıllık ömründe kaleme aldığı eserler, tanıklık ettiği tarihi dönemler ve ortaya koyduğu fikirleriyle Türk basınında silinmez izler bıraktı. Darbelere karşı net duruşu, milli iradeye verdiği destek ve güçlü yorumlarıyla hafızalara kazınan Barlas, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadeleriyle "duayen gazeteci tanımının ete kemiğe bürünmüş hali" olarak anıldı. Türkiye’nin geleceğine olan inancını son nefesine kadar koruyan usta kalem, ardında önemli bir gazetecilik mirası bıraktı.
Mehmet Barlas'ın dünya yolculuğu, 15 Şubat 1942'de Ankara'da, siyasetin ve hukukun tam merkezinde başladı.
ANKARA'DA BAŞLAYAN TARİHİ YOLCULUK
Eski Bakan Cemil Sait Barlas'ın oğlu olan Mehmet Barlas, henüz çocuk yaşlarda devletin zirvesindeki isimlerle tanışma fırsatı buldu. Gazetecilik tutkusu da o yıllarda filizlendi. Barlas, İsmet İnönü ile yaşadığı tarihi anıyı yıllar sonra, "İnönü Halk Partisi merkezinde beni görünce 'Hoş geldin Cemil Sait'in oğlu' dedi. Mülakatı yaparken not tutmadığımı görünce 'Benim söylediklerimi niye yazmıyorsun?' diye sordu. Pembe Köşk'e gidip onu yatakta uyandırıp yazıyı onaylattım" sözleriyle anlatmıştı.
Henüz o yıllarda Barlas'ın yeteneğini fark eden İsmet İnönü, "Bir gün yazar olacaksın" diyerek usta kalemin gelecekteki başarısını adeta o günden ilan etmişti.

GAZETECİLİKTE BÜYÜK AŞK VE BAŞARI BASAMAKLARI
Siyasetçi ve hukukçu bir babanın izinden giderek hukuk eğitimi alan Barlas, kalemine olan tutkusundan asla vazgeçmedi. 1968 yılında Cumhuriyet gazetesinde hayatının aşkı Canan Barlas ile tanışan usta yazar, bu karşılaşmanın hemen ertesinde evlenme teklifi ederek hayatının en önemli imzasını attı.
Eşinin derin entelektüel birikimine vurgu yapan Canan Barlas, "Mehmet çok büyük analiz gücüne sahipti. Tarihten geleni, bütün dünyanın gidişatıyla, geleceğiyle bütünleştirebilirdi. Mehmet hiç siyasi hata yapmadığı için derin devlet operasyonlarına asla katılmadı" ifadelerini kullandı.
Babasını genç yaşta bir kazada kaybetmesine rağmen yoluna devam eden Mehmet Barlas, basamakları birer birer tırmanarak Türk basınının zirvesine yerleşti.

DARBELERE VE VESAYETE KARŞI DİMDİK BİR ÖMÜR
Türkiye'nin en karanlık dönemlerinde, askeri vesayetin gölgesinin hissedildiği her anda sivil siyasetin yanında saf tutan Mehmet Barlas, "Ömrüm darbelerle geçti. Her devrin darbe yiyen adamı oldum" diyerek yaşadığı zorlukları özetledi.
Darbe mekanizmalarının arkasındaki dış güçleri her zaman deşifre eden Mehmet Barlas, "Eskiden hep bilirdik, bütün darbeleri Amerika yaptırdı. 12 Eylül olduğu zaman Washington'a 'bizim çocuklar yapmış' haberi gidiyor" sözleriyle emperyalist oyunlara dikkat çekti. Barlas'ın bu dik duruşu, 28 Şubat sürecinde programının sonlandırılmasına neden olsa da o, milli iradeden asla taviz vermedi.


