3 ile halk plajı müjdesi! Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy: Toplam sayı 23'e çıkıyor
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, ücretsiz halk plajı projelerinin özellikle Bodrum, Marmaris, Antalya, Belek, Kemer ve Side gibi yoğun turizm bölgelerinde hayata geçirildiğini söyledi. Yoğun ilgi gören projelerin kapsamı genişletilirken, Bakan Ersoy 2026 itibarıyla Bitlis Adilcevaz, Sinop İnceburun ve Samsun Yakakent’te yeni plajların açılmasıyla Türkiye genelindeki halk plajı sayısının 23’e çıkarılacağı açıklandı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Eskişehir Kültür Yolu Festivali açılış programının ardından gazetecilerle bir araya geldi. Bakan Ersoy'a masada, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, eski Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Ayşen Gürcan, AK Parti Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak, AK Parti MKYK Üyesi Mürsel Çavdar eşlik etti.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda turizmden kültürel mirasa, uluslararası etkinliklerden tanıtım stratejilerine kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin turizmde krizlere karşı dayanıklı bir yapı oluşturmayı hedeflediğini belirten Bakan Ersoy, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ile birlikte tanıtım faaliyetlerinin güçlendirildiğini, ürün ve destinasyon çeşitliliğinin artırıldığını ifade etti.

Türkiye'nin "istikrar adası" konumunu koruduğunu vurgulayan Ersoy, savaş ortamına rağmen yurt dışı rezervasyonlarında yeniden hareketliliğin başladığını söyledi. Kültür Yolu Festivalleri'nin şehir ekonomilerine katkısına dikkat çeken Bakan Ersoy, Formula 1 organizasyonu, halk plajı projeleri, kültür varlıklarının iadesi ve uluslararası tanıtım çalışmalarıyla Türkiye'nin küresel turizmde daha güçlü bir konuma taşındığını belirtti.
"TURİZMDE HEDEFİMİZ, SEKTÖRÜ KRİZLERE KARŞI DAYANIKLI HALE GETİRMEK"
Bu coğrafya çok güzel bir coğrafya. Geçmişte de krizler vardı, günümüzde de krizler var ve maalesef gelecekte de krizler olacak. O yüzden biz 2018'de turizm strateji değişikliğine giderken, öncelikle hedefimiz sektörümüzü krizlere bağışıklı hale getirmekti… Bu bağlamda 2019 yılında Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA)'nı kurduk. Burada amaç istikrarlı, yoğun tanıtım yapabilmek, ardından ürün çeşitliliğine gitmekti. Eskiden turizmde deniz, kum ve güneş ön plandayken, bugün çok daha geniş bir yelpazeden söz ediyoruz. Yüz ürünümüz var ama altmış tanesini ön plana çıkarıp vurguluyoruz, çok yoğun ürün çeşitliliği yapıyoruz. On iki aylık kazı programları, Geleceğe Miras projesi bu nedenle hayata geçirildi. Kültürel miras alanında Türkiye'nin rakipsiz bir hazinesi var.
"GASTRONOMİYİ TURİZM STRATEJİSİNİN MERKEZİNE YERLEŞTİRDİK"
Eskiden gastronomiye turizmin tamamlayıcı bir unsuru olarak bakılırdı; ancak bugün artık turizm stratejimizin merkezinde yer alan temel bir bileşen haline geldi. TGA ile birlikte, Türk Hava Yolları gibi güçlü bir stratejik ortağa sahibiz. 350 noktaya direkt uçuş sağlayarak küresel erişimimizi genişletiyor. Yeni stratejimizle kaynak ve destinasyon çeşitliliğini de artırdık. THY'nin uçtuğu her nokta artık bizim için potansiyel bir hedef destinasyonu.
"200'E YAKIN ÜLKEDE TANITIM YAPAN, KRİZLERE DAYANIKLI VE 'İSTİKRAR ADASI' TÜRKİYE"
Eskiden altı yedi pazardan ziyaretçi alıyorduk. Şimdi 200'e yakın ülkede çok yoğun tanıtım yapan, kırmızı bayrağın üstü her noktadan ziyaretçi getiren bir ülke haline geldik. Krizlere karşı olan bağışıklığımız arttı. Savaşın kazananı olmaz, savaşta kaybetmedim diyen de olmaz. Herkesin savaş noktasına olan uzaklığı, savaşta almış olduğu pozisyona göre etkileşimleri oluyor. Ama Sayın Cumhurbaşkanımızın riyasetinde, Türkiye'nin izlemiş olduğu barışçıl dış politika çok etkili oluyor. İstikrar adası şeklinde olan Türkiye'nin yakın çevresinde son birkaç yıldır çok yoğun çatışmalar var ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz, son zamanlarda uyguladığı politikayla savaşları bitirmeye çalışan "peace maker" görevi üstlenen, barışı getirmeye çalışan ülke konumunda.
Türkiye'nin İstikrar Adası olması için yaptığı şey şu: Bir savaşa girmemek için güçlü olmanız gerekiyor, güçlü değilseniz zaten bir şekilde sizi savaşa dahil ediyorlar. O açıdan Türkiye'nin savunma sanayinde yaptığı yatırımlar çok çok önemli.

"YURT DIŞINDAN REZERVASYON AKIŞI, CİDDİ ORANDA HIZLANMIŞ DURUMDA"
Yurt dışından rezervasyon akışı, savaşın ilk günlerindeki seviyede değil; ciddi oranda hızlanmış durumda. Hatta bazı günlerde geçen yılın rakamları da yakalanmaya başlandı. Bu sürecin tamamen normale dönmesi ise nihai ateşkesin sağlanmasına bağlı. Ancak ateşkes henüz sağlanmamış olsa da, biz konaklama sektöründe bu yıl erken rezervasyon kampanyalarını nisan ve mayıs aylarına kadar sürdürme kararı almıştık. Savaşın etkisiyle bu süreç biraz daha uzadı. Şu anda rezervasyon akışı bazı günlerde geçen yılki seviyeleri yakalamaya başladı.
"TÜRKİYE, TÜM HEDEF DESTİNASYONLARINDA TANITIM YOĞUNLUĞUNU VE ETKİLEŞİMİNİ İKİ KATINA ÇIKARDI, STRATEJİMİZİ DEĞİŞTİRDİK"
İlk çeyrek turizm verilerini açıkladık ve yüzde 4,2'lik bir büyüme yakaladık. Eğer savaş 28 Şubat'ta başlamamış olsaydı, bu rakam çok daha yüksek seviyelere ulaşabilirdi. Ülkemiz, olumsuzlukları mart ayı itibarıyla hissetmeye başladı. İkinci çeyrek ise savaşın etkilerinin daha yoğun hissedileceği bir dönem olacak. Buna rağmen savaşın başladığı ilk andan itibaren Türkiye, tüm hedef destinasyonlarında tanıtım yoğunluğunu ve etkileşimini iki katına çıkardı. Olumsuz etkilenen ya da büyüme potansiyeli görülen her pazarda çok yoğun tanıtım faaliyetleri yürütüyoruz. Ülke bazında farklı yöntemler kullanıyoruz; strateji değişikliğine gidiyoruz, çünkü her pazarın öncelikli tercih sebepleri farklılık gösteriyor. Bu nedenle farklı ürünlerle ve farklı iş birlikleriyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
"HAFTALIK BAZDA YOL HARİTALARI BELİRLEYEREK SEKTÖRLE BİRLİKTE ÇALIŞMALARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ"
Öncelikli hedefimiz, ikinci çeyrekte bu süreçten en az şekilde etkilenmek ve yakın bir tarihte nihai ve kalıcı bir barış sağlanırsa hızlı bir toparlanma ve çıkış yakalayabilmek. Bu doğrultuda gerekli tüm çalışmaları sektörümüzle birlikte düzenli toplantılar yaparak gerçekleştiriyoruz. Uluslararası tur operatörleri ve havayollarıyla da çok yoğun görüşmeler yürütüyoruz. Süreci hafta hafta takip ediyoruz.
Başlangıçta dünya genelinde bir olumsuzluk ve endişe oluştu. Ancak sonrasında aşağı yönlü eğilim yerini yeniden yukarı yönlü bir harekete bırakmaya başladı. Günlük rezervasyonların tekrar savaş öncesi seviyelere yaklaşacağını öngörüyoruz. Şu anda haftalık bazda yol haritaları belirleyerek sektörle birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
"TÜRKİYE GENELİNDE 20 NOKTADA HİZMET VEREN HALK PLAJI SAYIMIZI, 2026 İTİBARIYLA 23'E ÇIKARIYORUZ"
Halk plajı projelerimizi biliyorsunuz. Ücretsiz halk plajı uygulamasını özellikle turizm hareketinin yoğun olduğu bölgelerde hayata geçiriyoruz. Bodrum, Marmaris, Antalya, Belek, Kemer ve Side gibi yüksek turist trafiğinin yaşandığı noktaları tercih ediyoruz. Özellikle mavi bayraklı, en çok talep gören ve erişimi güçlü alanları seçiyoruz.
Bu plajları beş yıldız otel konforunda tasarladık. Hem ücretsiz giriş imkanı sunuyoruz hem de üst düzey bir hizmet standardı sağlıyoruz. Halk plajlarımız yoğun bir talep görüyor. Bu doğrultuda her yıl sayısını artırarak daha fazla noktada vatandaşlarımızın ve ziyaretçilerimizin kullanımına sunmaya devam ediyoruz.
2026 yılı itibarıyla ücretsiz girişli halk plajı projelerimizi daha da genişletiyoruz. Bu kapsamda Bitlis Adilcevaz, Sinop İnceburun ve Samsun Yakakent'te yeni halk plajlarımızın çalışmaları devam ediyor. Türkiye genelinde 20 noktada hizmet veren halk plajı sayımızı, 2026 itibarıyla 23'e çıkarıyoruz.

