CUMA HUTBESİ PFD | Bugünkü Cuma Hutbesi yayımlandı mı? 11 Kasım Cuma Hutbesi konusu ne? İstanbul, Ankara, İzmir... İl il Cuma VAKİTLERİ
Bugünkü cuma hutbesi yayımlandı mı sorusunun cevabı arama motorlarında araştırılıyor. Her cuma günü milyonlarca Müslüman İslam dinin farz ibadetlerinden biri olan cuma namazını cemaatle eda etmek için camilerde bir araya geliyorlar. Cuma namazının öncesinde bir araya gelerek camiinin imam-hatibi tarafından okunan Cuma Hutbesini dinlemektedir. Peki 11 Kasım Cuma Hutbesi konusu ne?
11 Kasım Cuma Hutbesinin tam metni Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından PDF, Word ve ses dosyası olarak paylaşılmaktadır. "Bugünkü Cuma Hutbesinin konusu ne?" sorusunun cevabı arama motorlarında aratılıyor. Peki Bugünkü Cuma Hutbesi yayımlandı mı? 11 Kasım Cuma Hutbesi konusu ne? İstanbul, Ankara İzmir cuma vakitleri saat kaçta?

11 KASIM CUMA HUTBESİ
ÖNCE TEDBİR SONRA TEVEKKÜL
Muhterem Müslümanlar!
Mülkün yegâne sahibi olan Yüce Rabbimiz, en küçük zerreden uçsuz bucaksız kâinata varıncaya kadar her şeyi bir ahenk ve düzen içerisinde yaratmıştır. Yaratılıştaki bu muhteşem uyum, "Sünnetullah"a yani Allah'ın hükmüne ve kanunlarına göre işlemektedir. Bizlere düşen, bu ilahi düzen ve yasalara göre hareket etmek, evrende var olan sebep-sonuç ilişkisine uygun davranmaktır.

Aziz Müminler!
Sebepler dairesinde cereyan eden hadiselerden biri de afetlerdir. Deprem gibi afetlere engel olmak elbette mümkün değildir. Ancak akıl, bilim ve tecrübe ışığında afetlere karşı tedbir almak ve bunların yol açacağı tahribatı en aza indirmek öncelikli görevimizdir. İslam'ın emrettiği tevekkül anlayışının gereği de budur. Dinimiz, önce bütün tedbirleri almamızı, üzerimize düşen bütün sorumlulukları yerine getirmemizi emreder. Ondan sonra Allah'a tevekkül etmeye, O'na güvenip teslim olmaya davet eder. Nitekim bir adam Peygamber Efendimiz (s.a.s)'e gelerek, "Ya Resûlallah! Devemi bağlayıp da mı Allah'a tevekkül edeyim, yoksa bağlamadan mı tevekkül edeyim." diye sorduğunda Allah Resûlü (s.a.s), ona şöyle cevap vermiştir: "Önce deveni bağla, sonra Allah'a tevekkül et!"1

Kıymetli Müslümanlar!
Aldığımız bütün tedbirlere rağmen acı bir hadiseyle karşılaştığımızda ise biz müminlere düşen sabırlı ve metanetli olmak, Allah'ın takdirine rıza göstermektir. İçinde bulunduğumuz durumu akl-ı selim ile değerlendirmek, ihmal, yanlış ve hatalardan gerekli dersleri çıkarmaktır. Cenâb-ı Hakk'a tazarruda bulunmak; tevbe ve istiğfarla, dua ve niyazla O'na sığınmak, rahmet ve yardımını istemektir.



